Gazetecilikte çoğu zaman soruları biz sorarız. Karşımızdaki insanı dinler, anlattıklarını anlamaya ve okura aktarmaya çalışırız. Bazen de söyleşisini yaptığımız bir konuyu kendimiz deneyimleriz. O zaman soruların yanına kişisel izlenimlerimiz de eklenir.
Akra Didim’de Ümit Sarıarslan ile tanışmam ve Watsu uygulamasını deneyimlemem benim için böyle bir buluşma oldu.
Eşimle birlikte katıldığımız uygulamadan memnun kaldık. Ümit Hanım’ın yaklaşımı ve uygulaması bizde olumlu bir izlenim bıraktı. Ardından kendisiyle Watsu üzerine bir röportaj gerçekleştirdim. Nedir, nasıl uygulanır diye sordum; bu yöntemi merak edenler için bir sohbet hazırladık.
Fakat bu yazıda teknik ayrıntılardan çok, deneyimin düşündürdüklerini paylaşmak istiyorum.
Günlük hayatımızda durmaya ne kadar az yer ayırıyoruz… Bir görüşmenin ardından başka bir görüşme, cevaplanacak mesajlar, yetiştirilecek işler… Dinlenmek için ayırdığımız zamanın içine bile çoğu kez yeni görevler yerleştiriyoruz. Telefonu elimizden bırakmadan, zihnimizdeki yapılacaklar listesini kapatmadan dinlenmeye çalışıyoruz.
Watsu deneyimi vesilesiyle benim yeniden düşündüğüm şey, kendimize ayırdığımız zamanın niteliği oldu. Takvimde boş bir saat bulunması başka, o saati gerçekten kendimiz için yaşayabilmek başka.
Bir uygulamadan memnun kalmamızda, onu gerçekleştiren kişinin yaklaşımının da önemli bir payı var. Nasıl karşılandığımız, iletişimin nasıl kurulduğu, kendimizi ne kadar rahat ifade edebildiğimiz… Bunlar hizmetin kenarında duran küçük ayrıntılar değil; deneyimin bütününü oluşturan parçalar.
Ümit Sarıarslan’la buluşmamızı hem deneyimleyen hem sorular soran biri olarak hatırlayacağım. Hazırladığımız röportajı paylaşmamın nedeni de bu: Merak ettiğim bir konuyu, onu uygulayan kişiden dinleyerek izleyicilerime ulaştırmak.
Herkesin dinlenme biçimi farklı olabilir. Kimimiz yürürken, kimimiz kitap okurken, kimimiz deniz kenarında otururken kendimize zaman ayırırız. Önemli olan, hayatın içinde kendimize de yer açabilmek.
Bazen yeni bir deneyimin değeri, bize daha önce bilmediğimiz bir şey öğretmesindedir. Bazen de bildiğimiz fakat ertelediğimiz bir ihtiyacı hatırlatmasında: Biraz durmak, kendimizi dinlemek ve acele etmeden geçirilen zamana kıymet vermek.
Ümit Sarıarslan ile Watsu üzerine yaptığımız söyleşiyi Umutun Rotaları YouTube kanalımda izleyebilirsiniz.