Yazarlar
“Bazı Şehirler Kazanmaktan Çok Beklemeyi Öğrenir”
Evet sevgili Avrupa Haberler takipçileri, bildiğiniz üzere ben yazarlık ve yorumculuk kariyerime NBA ile başlamıştım. Dünyanın merkezi olarak görülen New York şehiri 53 yıldır NBA şampiyonluğu yaşayamamanın hasretini taşımakta. Geçen gece oynanan NBA Finalleri 2.maçında kıran kırana bir mücadeleden sonra New York 105-104 maçı kazanarak seride 2-0 öne geçip önümüzdeki 2 maçı New York’ta oynayarak büyük bir avantaj elde etti. Şu an New York Knicks 53 yıllık hasretini bitirmeye çok yakın. İşte bu yüzden New York şehrinin bu takımının geçmişteki 53 yılda nasıl bir serüvenden geldiğini size anlatıyor olacağım. Keyifli okumalar dilerim.
Yıl 1999. NBA’de lokavt var. Oyuncular birliği ile NBA yönetiminin maaşlar konusunda anlaşamaması sebebiyle sezon durduldu. Ve daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde o sezon 50 maça düşürüldü ve devam etme kararı alındı. New York 8.sıradan playofflara dahil olmuştu. Sırasıyla Miami, Atlanta ve İndiana’yı geçerek finale ulaştılar. Ama talihsiz bir durum yaşandı. Takımın en iyi oyuncusu Patrick Ewing sakatlandı ve finalde forma giyemedi. Bu yüzden karşısındaki San Antonio takımı daha diri ve daha güçlü olduğu için seriyi 4-1 kazanarak tarihlerindeki ilk şampiyonluklarına ulaştılar.
Kaderin cilvesi odur ki aradan yıllar geçti New York sürekli son sıralara oynayan bir takım oldu. Ama 26 yıl sonra finale çıktıklarında tekrar rakip San Antonio Spurs oldu. İşte intikam almak için tam fırsat yakaladılar. İşte o yarım kalan hayali gerçekleştirmek için en büyük fırsattı.
Wall Street’in şehri
Broadway’in şehri
Dünyanın merkezi olarak görülen şehir
Ama basketbolda onlarca yıldır hasret yaşayan bir taraftar topluluğu
Dünyanın en güçlü şehirlerinden biri, en temel spor mutluluklarından birine ulaşamıyor. Sporun güzelliği budur. Para her şeyi satın alabilir, ama beklenen bir şampiyonluğu satın alamaz.Knicks’in olası şampiyonluğu bir kupa hikâyesi değil. Bu, yıllardır umudunu kaybetmemeye çalışan insanların hikâyesidir.
Eğer Knicks kupayı kaldırırsa, kutlama sadece Madison Square Garden’da olmayacak. O gece New York’un sokaklarında yürüyen herkes biraz daha genç hissedecek kendini. Çünkü bazı zaferler sezonluk değildir. Bazı zaferler elli yıl bekler.
“Bazı şampiyonluklar kazanılır. Bazıları ise yarım asır bekledikten sonra hak edilir. İşte basketbolun güzel yanı da budur.
Ozan Delice
06.06.2026
Yazarlar
NATO firik ROTA enginar…
Uslanmaz gizil planların merkez üssü, sunağı.
İnsanlık yaşamı edinmiş dert, onlar zehirli ağı.
Sabırla örülmüş yedibin yıllık insanlık tarihi hiç.
Kuleleri güvenli, halklar onlar için kızarmış piliç.
Hep barut, hep metal, hep neftin peşinde güruh.
Suratları kösele kof bedenlerinde barınmaz ruh.
Açıkta sırıtır, bond çantaları merhametsiz plan.
Güya halklardan yanalarmış, koca bir çete, klan.
İnsanlık, su, aş, barınak ihtiyaçlardan mahrum.
Güneş yetmedi, mars’ta istiyorlarmış solaryum.
Bütün dünyanın nimetlerini bir çırpıda yakarlar.
Haritalar ateş topu, sırça köşklerinde bakarlar.
Doğan her canlı eksik, geleceği ipotek altında.
Sal bulamaz bir köylü, onlar lüks içinde yatında.
Gırtlaklarına kadar sıkılı, pirinç üreten bir çiftçi
Aş beğenmeyen obezler, gündüz siesta, neftçi.
Dünyalı insanlar hep birlikte, uykudan uyansa.
Emperyalizme dur deyip, mazlumlar için yansa.
O zaman aydınlanır, bütün karanlık coğrafyalar.
Karanlıkta beslenen o yarasalar, avucunu yalar.
Kurmuşlar alengirli bir düzen, temiz tas kayıp.
Ne utançları kalmış, ne de hakikate karşı ayıp.
Erdemliler, gelmeyin hakka karşı propagandaya.
Bilgelerle, ariflerle yol alın, yoksa kalırsınız yaya.
Yazarlar
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
İnsan, sevdiği için değil; çoğu zaman çocukluğunda eksik kalan duyguyu tamamlamak istediği için yanlış insanlara bağlanır.
Bu yüzden bazı ilişkilerde sevgi değil, onaylanma ihtiyacı yaşanır. Bazılarında aşk değil, terk edilme korkusu konuşur. Bazılarında ise bağlılık sandığımız şey, aslında kendimizi kaybetme pahasına sürdürdüğümüz bir mücadeledir.
Bir klinik psikolog olarak en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:
“Ben ona çok değer verdim.”
Ben ise ardından hep aynı soruyu sorarım:
“Peki, o senin değerini korudu mu?”
Çünkü sevmek, hak etmek için yeterli değildir.
Seni sürekli bekleten…
Duygularını küçümseyen…
Varlığını sıradanlaştıran…
Yokluğunda hiçbir şey eksilmemiş gibi yaşayan…
Sana yalnızca ihtiyacı olduğunda yaklaşan biri, sevgini alıyor olabilir; ama seni hak etmiyor olabilir.
Sağlıklı bir ilişkide insan kendini ispat etmek zorunda kalmaz. Sevilmek için eksilmez, kabul görmek için susmaz, terk edilmemek uğruna kendinden vazgeçmez.
Ve unutmayın…
Bir insanın size verdiği değeri, size söyledikleri değil; sizi kendinize nasıl hissettirdiği belirler.
Eğer bir ilişkinin sonunda kendinizi daha küçük, daha yalnız, daha yetersiz ve daha değersiz hissediyorsanız, kaybetmekten korkmanız gereken kişi o değildir.
Asıl kayıp; bir başkasını kazanabilmek uğruna, kendinizi yavaş yavaş kaybetmiş olmanızdır.
Çünkü sizi hak eden insan, kalbinizi fethetmeye çalışmadan önce güveninizi korur; sevginizi istemeden önce ruhunuza iyi gelir. Hak etmeyen ise sizden sevgi ister, sonra o sevgiyi tüketir.
Kendinizi, sizi sevmeyen birinin eksikliğine değil; sizi gerçekten hak eden insanların varlığına emanet edin. Çünkü bir gün geriye dönüp baktığınızda, canınızı acıtan şey terk edilmek değil, uğruna kendinizden vazgeçtiğiniz kişi olacaktır.
Uzm. Psk. Emine Çiçek
Akademisyen
Yazarlar
Mizah, Mizaç, Mizan…
Kuma yumurtlamış kaplumbağa sersemliği var.
Suya varmak emek ister kum taşla kaplı yol dar.
Uyurgezer yurttaşlar çağı, dünya sinekli bakkal.
Esas olan yaşamak değil,fikirlerle baş başa kal.
Kırık kalem, yırtık defter övgüye olmaz mazhar.
Kalp insanın mizanıdır, cümleleri hassas tartar.
Yarım insan, yarım çağ, yarım inançlar zamanı.
Ağız dolusu sözler uçuşuyor, kimin var imanı.
Bütün kapılar önü çerçöp dolu, iftira karşı yana.
Hakikati anlama özürlü şahsa kim neden inana.
Dünya sözde haklılar cehennemi,hakikat öksüz.
Bu kadar kırık cümle nasıl kurulur, külli köksüz.
Nesnenin varlığını yücelten hayaller atlası arzu.
Karşıya aslan kesilenler, kendi çakallarına kuzu.
Farklı yaşamı tahammülsüz uçurumdan atarlar.
Bir gerçeğe binbir türlü kuyruklu yalan katarlar.
Anlam kayıp, gerçek minvalinden kopuk zincir.
Temel değilse adalet, berbat olur bir çuval incir.
İnsan yanar döner, yoksa tam tekmil bir mizaç.
İnsana çok yakışan, izzet nişanesi adil bir taç.
Çekişme, nifaklar çağında kimse olamaz mutlu.
Neşeye kainat sevinç saçar, seveni kılar kutlu.
Gerçek varlık narin bir krizantem, kaostan uzak.
Bilgece yaşam muhteşem sevinç, gerisi tuzak.


-
Genel2 hafta önceHerkes Haklı, Herkes Masum, Kimse Sorumlu Değil
-
Yazarlar2 hafta önceKENDİ GERÇEĞİNE KÖK SALMAK: DİJİTAL ÇAĞDA “KENDİ OLMA” DEVRİMİ
-
Özel Haber4 hafta önce“İzmir’in Unutulan Mahallesi: Basmane Sokaklarında Bir Gün”
-
Video4 hafta önceKöln’de Hayat Durdu! 🎭 Karnaval Coşkusu | Kölle Alaaf!
-
Özel Haber5 ay önceİzmir Basın Mensupları Hilton Garden Inn Izmir Bayraklı’nın İftar Yemeğinde Buluştu
-
Video4 hafta önceViyana’da Büyüleyici Gece | Karlskirche’de Vivaldi Dört Mevsim Konseri
-
Almanya4 hafta önceAnuga Köln 2025: Gıda Dünyasının Kalbi Almanya’da Attı
-
Yazarlar2 hafta önceİnsanların En Büyük Açlığı: Anlaşılmak
