Yazarlar
YAKIN GELECEKTE RUSYA VE UKRAYNA SAVAŞININ BİTMESİ OLASI MI?
Rusya ve Ukrayna Savaşı dolayında
YAKIN GELECEKTE RUSYA VE UKRAYNA SAVAŞININ BİTMESİ OLASI MI?
Genel perspektiflerden bakıldığında Rusya ve Ukrayna Muharebesi başladığı tarihten bu yana çok farklı incelemelere, soru başlıklarına ve anlamlandırmalarına sebebiyet vermiştir. Öyle ki muharebenin başladığı yıl olan 2014 tarihinde savaşı kimin kazanacağını, Rusya’nın muhtemel olarak ne kadar ilerleyeceğini, Ukrayna’nın askeri mukavemet rolü ile ne kadar kayıp alacağı gibi sualleri tartışıyor iken, bugün 2025 yılının son demlerinde bu argümanların tümünden bağımsız olarak ortaya çıkan “ bitme olasılığı” terimine vurgu yapıyoruz. Aradan geçen 11 koca yılı ve beraberinde getirdiklerini değerlendirmeye alacak olursak, savaş aleyhinde görülen en bariz gerçek iki ülkenin de uzatmaları oynuyor olmasıdır. İki ülkenin de konveksiyonel güçler bağlamında uzatma politikalarını benimsiyor olmalarının temel mantalitesi ise muharebeyi bir niteliğe bağlamak istemelerinden kaynaklanmaktadır. Bir başka soyut neden olasılığı ise; Rusya ve Ukrayna kesimlerinin bu muharebeyi bir yıpratma mekanizmasına dönüştürmüş olmalarıdır. Bu argümanlardan görüldüğü üzere her iki ülke de zamanın kendi çıkarları doğrultusunda aktıklarına inanmalarıdır. Bireysel ve sosyolojik temellerde bakıldığında görülür ki; Ukrayna tarafı bu uzatma durumuna mecbur bırakılan ülke potansiyeline eriştirilmiştir. Bundan dolayı da daha fazla tahribat almamak ve yozlaşmamak adına ateşkes antlaşması isteyen taraf olarak karşımıza çıkmaktadır. Karşı taraftan Rusya ise bunun aksine uzatmanın seyrini gittikçe arttıran, bağımsız devlet konumunda olmayı yeğliyordur.
Öte yandan bu gelişmeler doğrultusunda Ukrayna’nın istediği ateşkesin sağlanamıyor oluşu da farklı parametrelerin doğmasına sebebiyet vermektedir. Tam da bu akışta ateşkes durumunun varlığı neticesinde akla gelen ilk ülke Amerika Birleşik Devletleri olmaktadır. Lakin geçtiğimiz aylarda ABD Başkanı Donalt Trump’un, Ukrayna Başkanı Zelenski’ye uyguladığı agresif politika merkezi düşünüldüğünde bu tezin geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Amerika ve ona bağlı olan tüm kurum ve kuruluşlarında bu sayede etki alanlarının daraldığı görülür. Dolayısı ile Avrupa Birliğinin ABD olmadan ateşkes ve diğer olaylar bakımından işin içinde olması durumunda Ukrayna’ya gereken desteğin verilmeyeceğini söylemek mümkündür.
Rusya ve Ukrayna mukayesesinde bu durum orta ve uzun vadede Avrupa yorgunluğu kavramını ortaya çıkaracaktır. Bu da ateşkesin olmayacağı yönündeki görüşleri destekleyici unsurlardan biri olmaktadır. Ertelenen, ateşkes ve durma düşüncelerinin tümü Rusya’nın istediği ve desteklediği bir durum olarak küresel ölçekte kendini göstermektedir. Stratejik yörünge dolayında yaşanan her gelişmenin Rusya’yı dolaylı ya da dolaysız yoldan destekliyor olduğunu söylemek şu aşamada doğru ve yerinde bir söylem olacaktır.
Avrupa Birliği reaksiyonunda ele alıyor olduğumuz ABD, Rusya ve Ukrayna savaşının iç yüzünde ve Uluslararası hukuk bağlamında görüldüğü taktirde zaten hâli hazırda isteksiz olarak rol almaktadır. Rusya ve Ukrayna müzakerelerinin antlaşma metinleri ile sonlandığını belirten bir deklarasyon mutakabatı istemektedir. Bu durumdan ötürü ABD’nin isteksiz vaziyette üstlendiği hamilik rolü neticesinde yapmak istediği en önemli husus; Rusya ile bir an önce gerçekleşecek olan bir antlaşma tasarısını gündeme getirmek istemektir. Politik olarak tek ana eğilimi destekleyen bu yaklaşım ile, Ukrayna üzerindeki stresi ve baskıyı arttırıp, Rusya aleyhinde bir sonucu ortaya çıkarmak istemesindendir. ABD’nin yapmış olduğu argüman ve aksiyon dizilerinin tümü tek bir yönelimin eseri olma zorunluluğundan peyda olmaktadır. Bunun sebebi ise, açık ve net bir şekilde bilindiği üzere Rusya’yı karşısına almak istemiyor oluşudur.
Rusya ve Ukrayna’nın karşı karşıya geldiği son kertede yönelttiğimiz suale geri dönecek olursak söyleyebiliriz ki; yakın gelecekte Rusya ve Ukrayna Savaşının bitmesi mümkün dahilinde görülmemektedir. Muharebe yakın çevre algoritmaları olarak değerlendirildiğinde meskûn mahal karması olarak ilerlemektedir. Akıştaki devamlılık süregeldiğince de öyle olmaya devam ediyor olduğu gerçeği reaksiyon değişikliği olmadığı müddetçe devam ediyor olacaktır.
Küreselleşen Literatürlerin etkisi ile Rusya Ve Ukrayna arasında “yapıcı muğlaklık” ilkesinin artması temennisi ile…
Yazarlar
NATO firik ROTA enginar…
Uslanmaz gizil planların merkez üssü, sunağı.
İnsanlık yaşamı edinmiş dert, onlar zehirli ağı.
Sabırla örülmüş yedibin yıllık insanlık tarihi hiç.
Kuleleri güvenli, halklar onlar için kızarmış piliç.
Hep barut, hep metal, hep neftin peşinde güruh.
Suratları kösele kof bedenlerinde barınmaz ruh.
Açıkta sırıtır, bond çantaları merhametsiz plan.
Güya halklardan yanalarmış, koca bir çete, klan.
İnsanlık, su, aş, barınak ihtiyaçlardan mahrum.
Güneş yetmedi, mars’ta istiyorlarmış solaryum.
Bütün dünyanın nimetlerini bir çırpıda yakarlar.
Haritalar ateş topu, sırça köşklerinde bakarlar.
Doğan her canlı eksik, geleceği ipotek altında.
Sal bulamaz bir köylü, onlar lüks içinde yatında.
Gırtlaklarına kadar sıkılı, pirinç üreten bir çiftçi
Aş beğenmeyen obezler, gündüz siesta, neftçi.
Dünyalı insanlar hep birlikte, uykudan uyansa.
Emperyalizme dur deyip, mazlumlar için yansa.
O zaman aydınlanır, bütün karanlık coğrafyalar.
Karanlıkta beslenen o yarasalar, avucunu yalar.
Kurmuşlar alengirli bir düzen, temiz tas kayıp.
Ne utançları kalmış, ne de hakikate karşı ayıp.
Erdemliler, gelmeyin hakka karşı propagandaya.
Bilgelerle, ariflerle yol alın, yoksa kalırsınız yaya.
Yazarlar
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
İnsan, sevdiği için değil; çoğu zaman çocukluğunda eksik kalan duyguyu tamamlamak istediği için yanlış insanlara bağlanır.
Bu yüzden bazı ilişkilerde sevgi değil, onaylanma ihtiyacı yaşanır. Bazılarında aşk değil, terk edilme korkusu konuşur. Bazılarında ise bağlılık sandığımız şey, aslında kendimizi kaybetme pahasına sürdürdüğümüz bir mücadeledir.
Bir klinik psikolog olarak en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:
“Ben ona çok değer verdim.”
Ben ise ardından hep aynı soruyu sorarım:
“Peki, o senin değerini korudu mu?”
Çünkü sevmek, hak etmek için yeterli değildir.
Seni sürekli bekleten…
Duygularını küçümseyen…
Varlığını sıradanlaştıran…
Yokluğunda hiçbir şey eksilmemiş gibi yaşayan…
Sana yalnızca ihtiyacı olduğunda yaklaşan biri, sevgini alıyor olabilir; ama seni hak etmiyor olabilir.
Sağlıklı bir ilişkide insan kendini ispat etmek zorunda kalmaz. Sevilmek için eksilmez, kabul görmek için susmaz, terk edilmemek uğruna kendinden vazgeçmez.
Ve unutmayın…
Bir insanın size verdiği değeri, size söyledikleri değil; sizi kendinize nasıl hissettirdiği belirler.
Eğer bir ilişkinin sonunda kendinizi daha küçük, daha yalnız, daha yetersiz ve daha değersiz hissediyorsanız, kaybetmekten korkmanız gereken kişi o değildir.
Asıl kayıp; bir başkasını kazanabilmek uğruna, kendinizi yavaş yavaş kaybetmiş olmanızdır.
Çünkü sizi hak eden insan, kalbinizi fethetmeye çalışmadan önce güveninizi korur; sevginizi istemeden önce ruhunuza iyi gelir. Hak etmeyen ise sizden sevgi ister, sonra o sevgiyi tüketir.
Kendinizi, sizi sevmeyen birinin eksikliğine değil; sizi gerçekten hak eden insanların varlığına emanet edin. Çünkü bir gün geriye dönüp baktığınızda, canınızı acıtan şey terk edilmek değil, uğruna kendinizden vazgeçtiğiniz kişi olacaktır.
Uzm. Psk. Emine Çiçek
Akademisyen
Yazarlar
Mizah, Mizaç, Mizan…
Kuma yumurtlamış kaplumbağa sersemliği var.
Suya varmak emek ister kum taşla kaplı yol dar.
Uyurgezer yurttaşlar çağı, dünya sinekli bakkal.
Esas olan yaşamak değil,fikirlerle baş başa kal.
Kırık kalem, yırtık defter övgüye olmaz mazhar.
Kalp insanın mizanıdır, cümleleri hassas tartar.
Yarım insan, yarım çağ, yarım inançlar zamanı.
Ağız dolusu sözler uçuşuyor, kimin var imanı.
Bütün kapılar önü çerçöp dolu, iftira karşı yana.
Hakikati anlama özürlü şahsa kim neden inana.
Dünya sözde haklılar cehennemi,hakikat öksüz.
Bu kadar kırık cümle nasıl kurulur, külli köksüz.
Nesnenin varlığını yücelten hayaller atlası arzu.
Karşıya aslan kesilenler, kendi çakallarına kuzu.
Farklı yaşamı tahammülsüz uçurumdan atarlar.
Bir gerçeğe binbir türlü kuyruklu yalan katarlar.
Anlam kayıp, gerçek minvalinden kopuk zincir.
Temel değilse adalet, berbat olur bir çuval incir.
İnsan yanar döner, yoksa tam tekmil bir mizaç.
İnsana çok yakışan, izzet nişanesi adil bir taç.
Çekişme, nifaklar çağında kimse olamaz mutlu.
Neşeye kainat sevinç saçar, seveni kılar kutlu.
Gerçek varlık narin bir krizantem, kaostan uzak.
Bilgece yaşam muhteşem sevinç, gerisi tuzak.


-
Genel2 hafta önceHerkes Haklı, Herkes Masum, Kimse Sorumlu Değil
-
Yazarlar2 hafta önceKENDİ GERÇEĞİNE KÖK SALMAK: DİJİTAL ÇAĞDA “KENDİ OLMA” DEVRİMİ
-
Özel Haber4 hafta önce“İzmir’in Unutulan Mahallesi: Basmane Sokaklarında Bir Gün”
-
Video4 hafta önceKöln’de Hayat Durdu! 🎭 Karnaval Coşkusu | Kölle Alaaf!
-
Özel Haber5 ay önceİzmir Basın Mensupları Hilton Garden Inn Izmir Bayraklı’nın İftar Yemeğinde Buluştu
-
Video4 hafta önceViyana’da Büyüleyici Gece | Karlskirche’de Vivaldi Dört Mevsim Konseri
-
Almanya4 hafta önceAnuga Köln 2025: Gıda Dünyasının Kalbi Almanya’da Attı
-
Yazarlar2 hafta önceİnsanların En Büyük Açlığı: Anlaşılmak
