ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Bizler, güçlü Türkiye'nin, afet sonrası müdahale kapasitesini ve afet öncesi risk azaltma kültürünü sağlam bir şekilde inşa etmesini olmazsa olmazımız olarak görüyoruz.' dedi.
Bakan Çiftçi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı'nda düzenlenen 'Afete Hazır Üniversite Afete Hazır Türkiye' kapsamında Yükseköğretim Kurulu - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı İşbirliği Protokolü İmza Töreni'ne katıldı.
Burada konuşan Çiftçi, söz konusu protokolle 'Afete Hazır Üniversite' hedefine resmiyet kazandırdıklarını belirtti.
Türkiye'nin bilim, bilgi ve irfan birikimini temsil eden üniversiteleri, gençlerin enerjisini, devletin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturduklarını ifade eden Çiftçi, 'Türkiye, coğrafyası itibarıyla deprem başta olmak üzere, sel, heyelan, yangın ve diğer afet türleriyle sıkça karşı karşıya kalmaktadır. Doğal afetleri tamamen engellemek mümkün değildir. Ancak yıkıcı etkilerini azaltmak bizim elimizdedir. Her anlamda afetlere karşı hazırlık kapasitemizi güçlendirmek, farkındalığı artırmak, risk belirleme ve azaltma stratejilerimizi oluşturmak, afetlerin yıkıcı etkisini azaltmanın en önemli yoludur.' diye konuştu.
Çiftçi, 6 Şubat 2023'teki 'asrın felaketi' olarak hafızalara kazınan depremlerin ağır kayıplar yaşattığını hatırlattı.
Yaşanan bu afetlerin ve yıkıcı sonuçların, hazırlıksız olmanın ağır sonuçlarının olacağını gösterdiğini dile getiren Çiftçi, 'Bu nedenle, afet yönetimi kriz anında başlatılacak bir süreç değildir. Afet olmadan önce başlayan bilimle, eğitimle ve planlamayla olumsuz etkileri en aza indirilecek bir süreç yönetimidir. Devletimizin tüm kurumlarıyla, milletimizin birlik ruhuyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde asrın felaketini asrın dayanışmasına dönüştürmesi, bütün zorlukları aşabileceğimizin göstergesi olmuştur.' ifadelerini kullandı.
- 'Afet temalı seçmeli derslerin yaygınlaşması sağlanacak'
Bakan Çiftçi, protokolün, afet ve acil durumlara hazırlık kapasitelerini güçlendirirken, 'ilköğretimden üniversiteye' afet yönetim süreçlerine büyük katkı sağlayacağının altını çizdi.
Bu protokol ile üniversitelerde gerçekleştirilecek eğitim, gönüllülük, tatbikat, ortak AR-GE ve akademik faaliyetlerin temel çerçevesini ortaya koyduklarını belirten Çiftçi, şunları kaydetti:
'Aynı zamanda afet farkındalık eğitimlerinin ülke genelinde ortak bir anlayış doğrultusunda yürütülmesini de hedefliyoruz. Üniversitelerimizde afet yönetimi, risk azaltma ve gönüllülük alanlarında ders ve modüllerin açılması teşvik edilerek, farklı disiplinlerde afet temalı seçmeli derslerin yaygınlaşması sağlanacaktır. Lisansüstü düzeyde araştırmalar ve tez çalışmalarını desteklerken aynı zamanda ortak AR-GE projeleriyle bilimsel bilgiyi pratiğe aktaracağız. Afet yönetimi meselesini salt bir teori ve mühendislik olarak ele almıyoruz. Sosyolojiden psikolojiye, iletişimden şehir planlamasına kadar çok disiplinli bir yaklaşımı benimseyerek hareket ediyoruz.'
- 'En az bir kez tatbikat yapılmasını hedefliyoruz'
Çiftçi, AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının kurulması için her türlü desteği sağlayacaklarının altını çizerek, şunları ifade etti:
'Bu topluluklarda gönüllülük faaliyetlerine katılan öğrencilerimize katılım belgesi ve sertifika vereceğiz. Toplumsal manada sorumluluk bilincini inşa ederken, yaşanacak afet durumlarında sahada görev alacak nitelikli insan kaynağı da oluşmuş olacaktır. Neye, nerede, nasıl ve ne zaman müdahale edebileceğini bilen bir insan, bir hayatın kurtulmasına şüphesiz vesile olacaktır. Üniversitelerimizin yerleşkelerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılmasını hedefliyoruz. Saha uygulamaları, simülasyonlar eğitimlerin etkisini daha güçlü hale getirecektir.'
'hazirim.gov.tr' afet farkındalık internet sayfasında, afet öncesi, sırası ve sonrası noktasında yapılması gerekenleri kolay, erişilebilir ve ortak bir içerikle kamuoyuna sunulduğunu hatırlatan Çiftçi, bunun, yaşamsal her alanın dijitalleştiği bu dönemde, afet bilincinin dijital zeminde yaygınlaşmasına ve farkındalık oluşturulmasına önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.
Bakan Çiftçi, Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttükleri 'Her Okula Bir Afet Farkındalık Öğretmeni' projesiyle afet bilincini daha küçük yaşlardan itibaren kazandırmayı öncelikli hedefler arasına aldıklarını dile getirdi.
Afetlerle mücadelede devletin görev ve sorumluluğunun büyük olduğunu vurgulayan Çiftçi, 'Afetlerle mücadelede toplumsal sorumluluk da büyük bir önem taşımaktadır. Devletimizin gücü ve kudretiyle, milletimizin farkındalık şuuru bir araya geldiğinde ortaya asrın afetlerle mücadele direnci çıkacaktır. Bizler, güçlü Türkiye'nin, afet sonrası müdahale kapasitesini ve afet öncesi risk azaltma kültürünü sağlam bir şekilde inşa etmesini olmazsa olmazımız olarak görüyoruz.' dedi.
- 'Üniversitelerimiz, kampüslerini barınma alanı olarak tahsis etti'
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da imzalanacak protokolün iki kurum arasında Türkiye'nin afetlere karşı daha dirençli, hazırlıklı ve bilinçli bir toplum olma iradesinin kurumsal bir tezahürü olduğunu söyledi.
Protokolün aynı zamanda üniversiteler ile kamu kurumları arasında uzun vadeli, sistemli ve sürdürülebilir eşgüdüm için de güçlü bir adım olduğunu belirten Özvar, Yükseköğretim sistemi olarak ülkenin her şehrinde bulunan 208 üniversite, yaklaşık 187 bin akademisyen ve 6 milyondan fazla üniversite öğrencisiyle büyük bir beşeri, bilimsel ve kurumsal kapasiteye sahip olduklarını hatırlattı.
Özvar, bu kapasitenin, afet bilincinin yaygınlaştırılmasında, risk azaltma kültürünün geliştirilmesinde ve afet sonrası arama-kurtarma ile insani yardım faaliyetlerinde etkin biçimde rol üstlenmesinin mümkün olduğunu dile getirdi.
'Asrın felaketi' olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında üniversitelerin çok kısa sürede organize olduğunu anımsatan Özvar, 'Üniversitelerimiz çok kısa sürede organize olmuş, kampüslerini barınma alanı olarak tahsis etmiş, akademik ve teknik uzmanlıklarını sahaya taşımış, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerine katkı sunmuş, öğrencilerimiz gönüllü faaliyetlerde aktif rol almıştır.' dedi.
Üniversitelerin bu süreçte yaraların sarılmasına sunduğu katkının, yükseköğretimin toplumsal sorumluluk bilincini en güçlü biçimde ortaya koyduğunu kaydeden Özvar, protokolün bu tecrübeyi kurumsal bir çerçeveye kavuşturacak olması bakımından anlamlı olduğunu vurguladı.
- 'Etkin bir koordinasyon mekanizmasının işletilmesini temin edeceğiz'
Özvar, protokolün temel amacının yükseköğretim kurumlarında afet farkındalığını artırmak, afet risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları sistemli hale getirmek, gönüllülük kültürünü yaygınlaştırmak ve üniversitelerin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmek olduğunu bildirdi.
Bu kapsamda, afet farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, afet yönetimi ve risk azaltma alanlarında ders, modül ve akademik içeriklerin geliştirilmesi, AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının teşvik edilmesi ve akredite ekiplerin oluşturulmasının mümkün olacağına işaret eden Özvar, şunları kaydetti:
'Üniversite yerleşkelerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılması, saha uygulamaları ve simülasyon programlarının geliştirilmesi gibi müşahhas adımlar da bu işbirliği çerçevesinde hayata geçirilecektir. Gayemiz 'Afete Hazır Üniversite' anlayışını bütün üniversitelerimize yerleştirmektir. Bu şekilde yükseköğretim kurumlarımızın afetlere karşı hazırlıklı, koordinasyon içinde hareket edebilen ve topluma örnek yapılar haline gelmesini hedeflemekteyiz. Yükseköğretim Kurulu olarak biz de üniversitelerimizde 'Afet Risk Yönetimi Koordinasyon Birimleri'nin kurulmasını teşvik edecek, afet yönetimi ve risk azaltma çabalarını öncelikli alanlar arasında değerlendirecek ve AFAD ile üniversitelerimiz arasında etkin bir koordinasyon mekanizmasının işletilmesini temin edeceğiz.'
Üniversitelerin bilimsel birikimi ile AFAD'ın sahadaki tecrübesinin birleşmesinin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde çok daha güçlü bir kapasite ortaya çıkacağını vurgulayan Özvar, protokolün hayırlı olmasını diledi.
- AFAD Başkanı Pehlivan'ın konuşması
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan da konuşmasında, 1-7 Mart Deprem Haftası'nı vesile kılarak, 365 gün anlayışıyla okullarda, kamu kurum ve kuruluşlarında, köylerden mahallelere kadar eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürüttüklerini belirtti.
Bu anlamda, okullarda yürütülen faaliyetlerle birlikte yükseköğretim kurumlarında da işbirliğinin dünden bugüne devam ettiğini dile getiren Pehlivan, 'Nitekim üniversitelerimizde şu ana kadar yapmış olduğumuz bütün plan, projelerde kıymetli hocalarımızla işbirliğini hep yaptık, inşallah bundan sonra da devam ettireceğiz.' diye konuştu.
Konuşmaların ardından protokol, Bakan Çiftçi ve Özvar tarafından imzalandı, kentsel arama-kurtarma alanında akredite olan üniversitelere sertifikaları takdim edildi.
AFAD Başkanlığı Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar da afet farkındalığı konusunda bir sunum yaparak, 'hazirim.gov.tr' internet sitesi hakkında bilgilendirmede bulundu.
Bakan Çiftçi daha sonra AFAD'ın tanıtım ve bilgilendirme stantlarını gezerek, ilgili personelden bilgi aldı.
- Protokolün amacı
AFAD ile YÖK arasında imzalanan protokolle yükseköğretim kurumlarında afet farkındalığının artırılması, afet risklerinin azaltılması, afet gönüllüğünün geliştirilmesi ve üniversitelerin afetlere hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Protokol, üniversitelerde kurulabilecek afet yönetimi ekiplerinin eğitimi ve AFAD akreditasyon sistemi ile uyumlu şekilde akredite edilmesine ilişkin usul ve esasları da kapsıyor.




