ANTALYA (AA) - HİLMİ SEVER - RAMS Başakşehir'in Faslı yıldızı Amine Harit, turuncu-lacivertli ekibin kalitesini geldikten sonra daha iyi anladığını ve İstanbul temsilcisinin her sezon ligde ilk 2-3 sıra içinde yer alması gerektiğini söyledi.
Türkiye'deki ilk özel röportajını AA'ya veren Amine Harit, Başakşehir'in gelecek sezon Avrupa kupalarında mücadele edeceğine inandığını dile getirdi.
Kariyerinde oynadığı kulüplerle hep üst sıralar için mücadele ettiğini belirten Faslı oyuncu, 'Marsilya, Fransa'nın en büyük kulüplerinden biriydi. Şampiyon olamıyorsak ikinci, üçüncü sıra için mücadele ediyorduk. Buraya geldiğimde ise şunu net gözlemledim, Başakşehir değeri tam yansıtılmayan bir kulüp özellikle kamuoyu önünde. Bana göre Başakşehir, Türkiye'deki dört değerli kulüpten biri. Kadro ve kalite anlamında bizimle yarışabilecek çok fazla takım olduğunu düşünmüyorum. Başakşehir'in her sezon ilk 2-3 sıra içerisinde olması gerekiyor. Başakşehir gibi bir kulübe de bu yakışır zaten.' değerlendirmesinde bulundu.
Transfer döneminin son gününde Başakşehir'in kadrosuna dahil olan Amine Harit, transfer süreci hakkında şunları kaydetti:
'Evdeydim, transferin son gününde, herhangi bir yere gitmeyi planlamıyordum. Marsilya'da sezona başlayacaktım ve sezonu Marsilya'da geçirmeyi planlıyordum. Daha sonrasında Nuri hocadan bir telefon geldi ve takımın başına geçtiğini, buranın ne kadar iyi ve organize bir takım olduğunu söyledi. Konuştuktan sonra kafamda bir şeyler netleşmeye başladı. Daha önce ona karşı oynamıştım, ne kadar büyük bir futbolcu olduğunu da biliyordum ve yaptığımız sohbette de aslında futbola bakış açımızın çok benzer olduğunu ve birlikte iyi işler yapabileceğimizi düşündüm. Aynı vizyona sahip olduğumuzu hissettim. Ayrıca Türkiye Müslüman bir ülke, buraya gelmemde beni iten konulardan biri de buydu. Yeni bir şehir, yeni bir kültür... Bu şekilde transferim gerçekleşti.'
- 'Galatasaray'la çok yakın temaslarım oldu, hatta neredeyse anlaşmıştım'
Harit, sezon başında başka kulüplerden de teklifler aldığını aktararak, 'İsteyen kulüpler oldu ama Marsilya'dan ayrılmayı düşünmüyordum. Somut bir gelişme de olmamıştı çünkü bir proje arayışı içerisindeydim. Yani beni yeniden heyecanlandıracak, futbola olan aşkımı tekrardan alevlendirecek bir proje arıyordum. Maddi anlamda da bir beklentim olmadığı için Marsilya'dan ayrılmayı düşünmüyordum ama Başakşehir'le görüştükten sonra her şey çok hızlı gelişti.' ifadelerini kullandı.
Faslı yıldız, 'Daha önce de Türk takımlarıyla adın çok anıldı. O zaman transferin neden gerçekleşmedi?' sorusuna, 'Geçtiğimiz transfer dönemlerinde özellikle Galatasaray'la çok yakın temaslarım oldu, hatta neredeyse anlaşmıştım. Fakat belli sebeplerden olmadı. Galatasaray'la görüştüğüm dönemde Marsilya'yla da sözleşme yenileme görüşmelerim vardı ve tercihimi Marsilya'dan yana kullandım. Türkiye'ye gelmeyi açıkçası yine düşünmüyordum. Benim için beklenmedik bir durum oldu ama Allah böyle istedi diyebiliriz. Futbol oynamaktan yeniden keyif almak istiyordum ve bundan dolayı Başakşehir'e geldim. Başakşehir'e gelmemde en önemli etken Nuri hoca oldu.' yanıtını verdi.
Amine Harit, her geçen gün formunun yükseldiğini belirterek, 'Başakşehir'e biraz geç geldim, geldikten sonra iki maç da erteleme müsabakası olduğu için kaçırdım. İlk iki ay eşim ve çocuklarım buraya gelmekte zorlandı. Çocukların okulu ve tesislere yakın bir ev de bulamamıştım. Fakat bir buçuk aydır kendimi çok daha iyi hissediyorum. Son maçlarda da en iyi seviyeme yakın olduğumu hissediyorum. Zaten teknik direktörümüz ve yardımcıları da bana bunu hissettiriyor. Ligin ikinci yarısı için kendimi yüzde yüz iyi hissediyorum ve umarım takım arkadaşlarımla birlikte gerekeni yapacağız.' şeklinde konuştu.
Harit, 'Gelecek yıl da seni Başakşehir'de izleyecek miyiz?' sorusunu, 'Bunu konuşmak için çok erken çünkü bildiğiniz üzere Marsilya, transferimde bir opsiyon ekledi. Fakat şu anda odağım tamamen ligin ikinci yarısında en iyi formumu yakalayarak takımın üst sıralara bir an evvel tırmanmasını sağlamak. Marsilya'da hala bir yıllık bir kontratım mevcut. Ama dürüstçe söylemem gerekirse odak noktam kesinlikle bu değil. Ne sözleşme ne başka bir şey. Tamamen ligin ikinci yarısında göstereceğim performansla beraber hem takıma yardımcı olmak istiyorum hem de takımın üst sıralara ve hak ettiği Avrupa'ya bir an önce gitmesini istiyorum.' şeklinde cevapladı.
Başakşehir'e transfer olmadan önce Süper Lig hakkında fazla bilgi sahibi olmadığını aktaran 28 yaşındaki Faslı oyuncu, 'Derbiler hariç fazla bilgim yoktu. Fiziksel bir lig olduğunu söyleyebilirim. Dışarıdan görülene göre değerinin çok daha üstünde bir lig gördüm. Son yıllarda Galatasaray en istikrarlı takım. Fakat Fenerbahçe'nin son dönemde onlara yaklaştığını görüyorum. Geçtiğimiz yıllarda ve bu sezon Beşiktaş'ın istediği performansı sergileyemediğini düşünsek de genel olarak bu üç takımın zirve için ciddi bir yarış içerisinde olduğunu düşünüyorum. Tabii Başakşehir'in de en büyük amacı bu rekabete dahil olmak. Biz de bunu sağlamaya çalışıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
- 'Bana göre Süper Lig'in en iyi oyuncusu Leroy Sane'
Amine Harit, 'Süper Lig'de en beğendiğin oyuncular kimler?' sorusuna şu yanıtı verdi:
'Bizim takım dışında şunu söyleyebilirim, Leroy Sane'yi çok beğeniyorum. Ona karşı City'de ve Bayern'deyken karşılıklı oynamıştık. Osimhen'in de tabii ki çok iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Asensio'yu sayabilirim. Türk oyunculardan bahsedecek olursak arkadaşım Cengiz Ünder'i söyleyebilirim. Onu da beğeniyorum. Tabii ki bu sadece benim fikrim, bana göre Süper Lig'in en iyi oyuncusu Leroy Sane. Bir de Talisca var.'
Cengiz Ünder ile Marsilya'da takım arkadaşı olduklarını hatırlatan Harit, 'Cengiz'le çok yakındık. Yaklaşık 1,5 yıl birlikte oynadık. Kulüplerde genellikle sahada birlikte olursunuz ama Cengiz'le futbol dışında da görüşüyorduk. Özellikle Paris'te ve Marsilya'da birlikte çok fazla zaman geçirdik, ailecek görüşüyorduk. Süper bir oyuncu. Ona Cengo diyorum, Cengo'nun beni en çok etkileyen yanı insani yönü olmuştu. Çok iyi bir insan.' ifadelerini kullandı.
- 'Ayasofya inanılmazdı'
Boş zamanlarında daha çok evde çocuklarıyla vakit geçirdiğini belirten Faslı oyuncu, şöyle konuştu:
'Tabii ki dışarıya yemek yemeye de çok çıkıyoruz. Genelde AVM'lerde vakit geçiriyoruz ama babam İstanbul'a geldiğinde Ayasofya'ya gitme şansımız olmuştu. Ayasofya inanılmazdı. Yol kenarından geçerken dışarıdan çok görkemli gözükmüyordu ama içerisi gerçekten çok ihtişamlıydı. Abu Dabi'deki büyük camiye de gitmiştim, ondan sonra beni en çok etkileyen yer burası oldu. Aslında Türkiye'de, İstanbul'da yaşamak bana biraz Fas'ı hatırlatıyor. Uzun zamandır Müslüman bir ülkede yaşamamıştım. 4 sene Almanya'da, 4 sene Fransa'da geçirdim. Fransa her ne kadar laik bir ülke olsa da burada olduğu gibi ezan sesi duyamıyorsunuz. Burada olmak o anlamda beni gerçekten çok mutlu etti. İstanbul süper bir şehir ve çok güzel yemekler var. Favori yiyeceğim ise sütlaç.'
- 'Mbappe yıllar içerisinde hiç değişmedi'
Amine Harit, 'Genç milli takımlarda Fransa adına oynadın ancak A milli takım tercihin Fas'tan yana oldu. Bu kararı nasıl verdin?' sorusunu, 'Çocukken senede 2-3 kez ailemle beraber Fas'a gidiyordum ve ev içerisinde de bir Faslı gibi yetiştim ve o kültürü aldım. Küçükken en büyük hayalim Fas Milli Takımı'nda oynamaktı. Tabii ki Fransa Futbol Federasyonuna da çok teşekkür ediyorum. Bugün sahip olduğum birçok şeyi bana Fransa Futbol Federasyonu sağladı ama benim hayalim her zaman Fas Milli Takımı'nda oynamaktı.' şeklinde yanıtladı.
Harit, 'Kylian Mbappe ile de Fransa genç milli takımlarından bu yana sıkı bir dostluğunuz var. Sosyal medya hesabından Başakşehir'le ilgili yaptığın bir paylaşıma Mbappe de yorum yaptı. Ondan biraz bahseder misin?' sorusuna, 'Kylian ile 10-12 seneye dayanan bir dostluğumuz var. Çok uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz ve ilişkimiz her zaman çok iyi oldu. Mbappe yıllar içerisinde hiç değişmedi. Futbolcudan önce bizler birer insanız. Tatilde veya dışarıda yemek yemek konusunda programlarımız her zaman uymuyor ama ne zaman denk gelirsek keyifli vakit geçiriyoruz. Fransa 19 yaş altı takımı ile Avrupa şampiyonluğunu da kazanmıştık.' yanıtını verdi.
- '10 yıl önce insanlar statlara en yetenekli oyuncuları izlemeye geliyordu'
Faslı yıldız, 'Dünya futbolunda bireysel yetenekler azalıyor. Çıkan yeteneklerin çoğu da Kuzey Afrika'dan çıkıyor. Sana göre bunun sebepleri neler?' sorusunu şu şekilde yanıtladı:
'Bu çok iyi bir soru. Aslında bahsettiğiniz bölgedeki çocuklar genellikle fiziksel olarak daha az gelişmiş çocuklar oluyor. Afrika'nın ortasındaki ya da güneyindeki ya da Avrupa'daki çocuklara kıyasla. Bu da aslında daha farklı yeteneklerini ortaya çıkartma noktasında birazcık itici bir güç oluyor. Kuzey Afrika'dan çıkan bir oyuncunun teknik anlamda yeteneksiz olduğunu ya da herhangi bir özel yeteneğinin olmadığını çok az görürsünüz. Fas, Cezayir gibi ülkelerde tüm gün çocuklar sokakta futbol oynuyor. Sokak futbolu da profesyonel hayata geçtiğinizde size çok yardımcı oluyor. Paris özelinde de bunu söyleyebiliriz. Paris'in özellikle kenar mahallelerinde çok fazla çocuk bütün gününü sokakta futbol oynayarak geçiriyor. Bu sebepten dolayı da zaten Paris'in civarından çok fazla oyuncu yetişiyor.'
Futbol okullarının da bireysel yeteneklerin azalmasına sebep olduğunun altını çizen Amine Harit, şu ifadeleri kullandı:
'Modern futbolun işi biraz robotize ettiğini düşünüyorum. Çocuklara futbol okullarında belli dikmelerle ya da fiziksel çalışmalarla çok erken yaşta profesyonelmiş gibi antrenman yaptırılıyor. Bunların çocuk olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bana göre sebep bu. Benim gençliğimde en çok gol atan ya da en çok çalım atan ön plana çıkıyordu. Bireysel yetenek daha önemliydi. O dönemde çocukları daha özgür bırakıyorduk. Fakat modern futbolla beraber ne yazık ki iş farklı bir yöne gitti. Artık daha çok sprint atan ve fiziksel dayanıklılık gösterene önem veriliyor. Ve böylece aslında oyuncuların özgürlüğü ve yetenekleri kısıtlanıyor diye düşünüyorum. 10 yıl önce bu durum farklıydı. 10 yıl önce insanlar statlara en yetenekli oyuncuları izlemeye geliyordu.'
- 'Futbola olması gerektiği kadar ciddi bakmadığım için belki de işler bu noktaya geldi'
Harit, 'Senden beklenti her zaman çok büyüktü. Yeteneğinle hep dikkat çektin, çok büyük takımlarda çok farklı bir kariyerin olabilir miydi? Sana göre kariyerinde bir kırılma anı var mı?' sorusuna şu yanıtı verdi:
'Bu soruya cevabım her şey diyebilirim. Futbola olması gerektiği kadar ciddi bakmadığım için belki de işler bu noktaya geldi diye düşünüyorum. Çok daha büyük bir kariyerim olabileceğinin farkındayım. Çok daha büyük kulüplerde boy gösterebileceğimi sürekli zaten ailemle ve arkadaşlarımla da konuşuyorum. Ama bence hayatımdaki her şeyin belli bir sebebi var. Yaşadığım her şeyden ders çıkarttım. Çok inançlı bir insanım ve bugüne kadar yaşadıklarımın daha önce yazıldığını düşünüyorum. Bugüne kadar yaptıklarımdan da gurur duyuyorum. Çünkü çok büyük kulüplerde, çok büyük turnuvalarda ve çok büyük maçlarda oynama şansı yakaladım. Ama yine de derinlerde içimde daha iyisini yapabilir miydim? Belki daha iyisi olabilir miydi diye bir soru demeyeyim de bir düşünce oluyor. Kesinlikle böyle bir potansiyelimin olduğunu ve bunu yapabileceğimi söyleyebilirim.'
Amine Harit, Bayern Münih yerine Schalke 04'ü tercih etmesi nedeniyle pişmanlık yaşayıp yaşamadığının sorulması üzerine ise 'Aslında belkileri konuşacak olsak belki Ballon d'Or kazanırdım evet. Ama Bayern Münih'ten ziyade Schalke'de de her şey kusursuzdu diyebilirim. Bir futbolcunun ihtiyacı olan bütün ortam sunulmuştu. Büyük kulüplerde talepler ve baskı daha fazla oluyor. Fakat dediğim gibi eğerlerden ya da amalardan bahsedecek olursak mutlaka bir şeyler çıkacaktır. Eğer bunları yapmış olsaydım belki bugün Real Madrid'de ya da Barcelona'da oynuyordum ama her şey için Allah'a şükürler olsun diyorum. Ve yarın öbür gün oğlum futbolcu olduğunda belki benim yaptığım hataları yapmaması için ona tavsiyelerde bulunabilirim.' ifadelerini kullandı.
Harit, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Fas forması giymeyi istediğini belirterek, 'Tabii ki bu düşünce her zaman aklımda. Ama zaten bir tane Dünya Kupası oynadım, bir tanesini de sakatlık yüzünden kaçırdım. Şu anda daha ziyade bireysel performansıma odaklanmış durumdayım ve şu anda olabildiğince futboldan keyif almak istiyorum. Ligin ikinci yarısında, ilk yarının sonunda olduğu gibi en üst performansımı sergilemek istiyorum.' değerlendirmesinde bulundu.




