YOZGAT (AA) - SAİT ÇELİK - 'Postmodern darbe' olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinde, başörtüsü taktığı için başlatılan soruşturmalar neticesinde ihraç edilerek bir süre öğretmenlikten kopartılan 3 çocuk annesi Bilsem Akbaş (50), o süreçte yaşadıklarını unutamıyor.

Konya Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Öğretmenliği Bölümü'nden 1997'de mezun olan Akbaş, Şubat 1998'de Bitlis Ticaret Meslek Lisesi'ne öğretmen olarak atandı.

Öğretmenlik yaparken eğitimini de sürdüren Akbaş, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirerek, 2022'de alan değişikliğinden yararlanıp felsefe öğretmenliğine geçti.

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu pansiyonunda müdür yardımcısı olarak çalışmaya devam eden Akbaş, başörtüsü nedeniyle 28 Şubat sürecinde yaşadığı zorlukları muhabirine anlattı.

- '2006'da sicil affından faydalanarak göreve başladım'

Bilsem Akbaş, başörtülü olduğu gerekçesiyle 'kınama' ve 'uyarı' cezaları aldıktan sonra Mayıs 2001'de öğretmenlikten ihraç edildiğini söyledi.

Meslekten atıldıktan sonra hukuki mücadelesini sürdürdüğünü belirten Akbaş, şöyle konuştu:

'Bizim hukuki mücadelemiz ve mitinglerimiz oldu. Daha sonra sicil affı çıktı. 2006'da sicil affından faydalanarak göreve başladım. Göreve başladıktan sonra başörtü problemi hala devam ediyordu ama ortalık biraz daha sakin olduğu için bizi idare ettiler diyebilirim. Daha sonra 2011'de başörtü serbest edildikten sonra tabi ki biraz daha rahatladık. Rahat çalışabiliyoruz ama bunun yanında bize başörtü serbestliği dışında kısmi rahatlamalar verildi. Derece kademe ilerlememiz verildi. Emekli sandığına olan ücretlerimiz ödendi.'

Akbaş, geriye dönük maddi haklarını henüz alamadığını, açıkta kaldığı süreye ilişkin maaş ve hizmet haklarının hala karşılanmadığını ifade etti.

- 'Sizin kılık kıyafetiniz buraya uygun değil, çalışamazsınız.' dediler'

Öğretmenlik yaptığı dönemde yaşadığı baskılara işaret eden Akbaş, 'Ben 21 yaşımda öğretmen oldum. Çok gençsin, çok idealistsin. Birçok ideal barındırıyorsun ama size, 'Bizim şartlarımıza uygun değilsiniz. Sizin kılık kıyafetiniz buraya uygun değil, çalışamazsınız.' diyorlar. Bu duyguyu tarif etmek mümkün değil. Özellikle cezalar konusunda hukuka aykırı cezalar da gördük. Mesela aynı gün içerisinde hem maaş kesimi hem de uzaklaştırma cezası aldım.' diye konuştu.

Akbaş, açığa alınma yazısının gece yarısı polis eşliğinde getirildiğini dile getirdi.

Polisi görünce çok korktuğunu aktaran Akbaş, 'Gençtim, o korkuyu kaldıracak yapıya sahip değildim. Yeni evlenmiştim, küçücük bebeğim vardı. Sanki ayaklarım kırıldı, yürüyemedim. Müdür yardımcımız geldi, 'Hocam korkma, açığa alınma yazısını getirdiler.' dedi. Ben zannettim ki beni tutuklayıp götürecekler. Öyle bir korku yaşadım.' dedi.

- '28 Şubat ideallerimizi elimizden aldı'

Sıfır Atık Vakfı ve UNICEF'ten COP31 için işbirliği adımı
Sıfır Atık Vakfı ve UNICEF'ten COP31 için işbirliği adımı
İçeriği Görüntüle

Fakülteyi dereceyle bitirdiğini vurgulayan Akbaş, 'Derecelerimiz verilmedi. O sahneden atılan gençlerden biri de benim. Belki kalsaydım o ideallerle, beni olduğum gibi kabul edip o halimle çalıştırsalardı, bu ülkeye hizmet eden, üniversitede kalmayı hayal eden biri olabilirdim. İyi bir profesör olabilirdim ama 28 Şubat ideallerimizi elimizden aldı.' ifadelerini kullandı.

Akbaş, öğrencilerine hoşgörü ve liyakat tavsiyesinde bulunduğunu, gençlere ülkeleri için çalışmalarını ve işlerini en güzel şekilde yapmalarını tavsiye ettiğini dile getirdi.

28 Şubat Gönüllüleri Platformu üyesi olduğunu da kaydeden Akbaş, platform olarak 28 Şubat'ın izlerinin tamamen silinmesi amacıyla bir komisyon kurulmasını talep ettiklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA