VİYANA (AA) - Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi'nde etkinlik düzenlendi.
BM Viyana Ofisi'nde Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlik, Türkiye'nin BM Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilciliği ile BM Viyana merkezli uluslararası kuruluşların işbirliğinde gerçekleştirildi.
Programda, Türkiye'nin BM Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Eler, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktör Yardımcısı Nejat Mokhtar ve BM Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) İdari Direktörü Gunther Beger'in yanı sıra Filipinler ve Sudan'ın Daimi Temsilcileri ile Avustralya'nın Daimi Temsilci Yardımcısı konuşmacı olarak yer aldı.
Etkinliğin başında BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yayımladığı video mesajı gösterildi.
Programın moderatörlüğünü üstlenen Büyükelçi Eler, Türkiye'nin bu yıl 31. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası olarak nitelendirdiği sıfır atık kavramının, Türkiye'nin COP31'de öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Eler, dünyada her yıl 2 milyar tonun üzerinde yerel atığın ortaya çıktığını, mevcut eğilimin sürmesi halinde bu miktarın 2050'ye kadar 3,8 milyar tona ulaşmasının beklendiğini kaydetti.
Atık kirliliğinin, insan sağlığına tehdit oluşturmasının yanı sıra ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını ve ekosistemler üzerinde büyük bir yük oluşturduğuna dikkati çeken Eler, Sıfır Atık yaklaşımının, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında her zamankinden daha büyük bir önem arz ettiğinin altını çizdi.
UAEA Genel Direktör Yardımcısı Mokhtar ise Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) ile yürütülen 'Atoms for Food' girişimi kapsamında nükleer tekniklerin gıda kaybının azaltılmasında kullanımını desteklediklerini söyledi.
UNIDO İdari Direktörü Beger de konuşmasında, küresel ölçekte her yıl üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 20'sinin israf edildiğini, bu durumun sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde artırdığını, bundan kaynaklanan toplam karbon emisyonlarının neredeyse Avrupa Birliği'nin toplam emisyonlarına eşdeğer seviyelere ulaştığını ifade etti.





