ÇANKIRI (AA) - Çankırı'da, ABD ve İsrail'in İran, Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi.
Çankırı İHH İnsani Yardım Derneği öncülüğünde Karatekin Parkı'nda bir araya gelenler, İsrail ve ABD aleyhinde slogan attı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Çankırı Genç İHH Üniversite Temsilcisi Samet Aker, İsrail ve ABD'nin bölgede uyguladığı senaryo ve askeri müdahale politikalarına karşı olduklarını bildirmek için bir araya geldiklerini söyledi.
Bölgede yürütülen kirli senaryoları reddettiklerini belirten Aker, 'Bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen hiçbir askeri girişimi, işgali ya da saldırıyı kabul etmiyoruz. Kendi topraklarımızda hem işgalci İsrail'i hem de bölgeyi kaos bataklığına çeviren Amerikan askeri varlığını istemiyoruz.' dedi.
Direnişin sadece sözde olmadığını, denizde ve karada her adımda sürdüğünü dile getiren Aker, 18 yılı aşkın süredir Gazze'ye uygulanan ablukanın bugüne kadar hem karadan hem denizden defalarca kırılmaya çalışıldığını, sivil yapılanmalar olarak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
İşgalin diğer karanlık yüzünün de kutsallara uzanan eller olduğuna dikkati çeken Aker, şunları kaydetti:
'Bugün itibarıyla tam 27 gündür ilk kıblemiz Mescid-i Aksa, sözde güvenlik gerekçeleri, keyfi yaş kısıtlamaları ve asılsız istihbarat raporları gibi bahanelerle ibadete kapatılmakta veya girişler imkansız hale getirilmektedir. Kendi kutsal mekanımıza giriş hakkımız, işgalci rejimin insafına ve uydurma bahanelerine terk edilemez. Müslümanların inanç özgürlüğü ayaklar altına alınamaz. Kudüs'ün kapılarına vurulan her kilit, bölgedeki barışa vurulmuş bir darbedir. Aksa'nın mahzun bırakılmasına sessiz kalmayacağımızı, bu kutsal mekanın özgürlüğünün tüm coğrafyanın özgürlüğü olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bugün Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de ve İran'da yaşananlar birbirinden bağımsız değildir. Katliamlar, sivil halka yönelik saldırılar ve sürgün politikaları, aynı karanlık merkezin ürünüdür. Bu zulme karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Bizler Gazze'nin çığlığını, Beyrut'un acısını, Şam ve Tahran'ın direncini yüreğimizde hissediyor, dünya siyonizmine karşı tek yürek, tek bilek olduğumuzu tüm dünyaya duyuruyoruz.'




