MEMLEKET SOFRASI - Ayvalı yahni
MEMLEKET SOFRASI - Ayvalı yahni
İçeriği Görüntüle

ANKARA (AA) - YASEMİN KALYONCUOĞLU - Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), ödüllü genç besteci Cem Esen'in 18 Mart Çanakkale Zaferi için bestelediği 'Çanakkale Senfonik Şiiri'nin dünya prömiyerini yapmaya hazırlanıyor.

CSO'nun 13 Mart akşamı CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon'da düzenlenecek, '18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Özel Konseri'nde 'Çanakkale Senfonik Şiiri'nin ilk seslendirilişi yapılacak.

Şef Elnara Kerimova yönetiminde TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosunun da CSO'ya eşlik edeceği konserin birinci bölümünün solisti viyola sanatçısı Atilla Aldemir olacak.

Konserin genel provasında AA muhabirine açıklama yapan CSO Şefi Cemi'i Can Deliorman, Cem Esen'in CSO'nun siparişi üzerine bestelediği yeni eserin kendileri için çok heyecan verici olduğunu belirtti.

Şef Deliorman, 'Çanakkale Senfonik Şiiri eserinin dünya prömiyerini yapacağız. Her sene Türk bestecilere ve yabancı bestecilere siparişler veriyoruz. Fakat Çanakkale Zaferi'ni yepyeni bir eserle taçlandırmak istedik. Cem Esen harika bir besteci, harika bir piyanist, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın da sanatçısı aynı zamanda. Çanakkale Zaferi üzerine çok başarılı bir senfoni yazdı ve dinleyicilerle buluşturacağız.' dedi.

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Özel Konseri'nin genel programına bakıldığında tamamen zafere odaklı bir program yapmadıklarını, 'ölüm duygusuna, savaşların getirdiği yıkıma' dair bir program ortaya çıkarttıklarını belirten Deliorman, konserde seslendirilecek ilk eserin Giya Kançeli'nin viyola, koro ve orkestra için yazdığı 'styx' eseri olduğunu söyledi.

Kançeli'nin eserinde mitolojik bir nehir üzerinden kaybolan ruhların, dünyadan göçüşünün anlatıldığını belirten Deliorman, konserde ayrıca yine mitolojiden esinlenen Sergey Rahmaninov'un 'Ölüler Adası' adlı eserinin çalınacağını kaydetti.

Şef Deliorman, konserin son eserinin Cem Esen'in Çanakkale Zaferi için yazdığı Senfonik Şiiri olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

'Çanakkale Zaferi bedeli ödenmiş bir zafer. Her zafer yanında büyük bedeller getiriyor. Böylesine derin bir programla şehitlerimizi anmak istiyoruz. Güçlü, çok derin bir program hazırladık. Bu eser, sadece bir zafere odaklanmıyor. Senfonik eser, yaklaşık 20 dakika sürecek, 4 bölümden oluşuyor. Dinleyicilerin gözünde savaş sahneleri, o hissiyat, o dönemin coğrafyası, savaş öncesi sessizlik, çok renkli detaylar var. Çok sinematografik bir eser olduğunu düşünüyorum ama aynı zamanda çok da renkli bir eser. Ustaca bir orkestrasyonu var. Hacimli bir eser, içinde güzel türkü temalarının olduğu, bize, Anadolu'ya dair çok şey anlatan, zafere, bizi biz yapan zaferlere, ödediğimiz bedellere yönelik çok şey anlatan bir eser olduğunu düşünüyorum.'

- Ödüllü 29 yaşındaki bestecinin 47 eseri Çanakkale üzerine

Hollanda, İspanya, Kazakistan, Estonya'da düzenlenen uluslararası piyano yarışmalarından dereceyle dönen, 29 yaşındaki genç besteci Cem Esen, bu eseri 'Çanakkale Zaferi'nin zaferden öte ödenmiş bir bedel olduğu' fikriyle bestelediğini anlattı.

Esen, 'Bu büyük zaferde çok fazla kayıp verildi. Kendi tarihimizin de en kanlı cephelerinden birisi. Böylesi bir savaşı müzikle anlatabilmek çok güçtü. Elimden geldiğince zafere giden yolda savaşın gerçek yüzünü, psikolojik yönünü insanlara müzikle yansıtmak istedim. Eserin sonu zaferle bitiyor, öncesinde de zafere giden yolda sessizlikten ve kayıptan doğan mücadele ruhu saklı. Zafer kazanılmış bir savaş kadar ödenmiş bedel aynı zamanda. Eseri bestelerken ana fikrim buydu. Bu fikir, eserin bakış açısını daha da trajikleştirdi.' dedi.

Senfonik eserin, 'Sis', 'Conkbayırı', 'Gece' ve 'Sessiz Zafer' isimli iç içe geçmiş aralıksız dört bölümden oluştuğunu kaydeden Esen, eserin CSO gibi büyük bir orkestra tarafından çalınacak olmasından da mutlu olduğunu kaydetti.

'Programatik müzik' türünde olan Çanakkale Senfonisi'ni 'senfonik şiir' olarak isimlendirdiğini belirten Cem Esen, bu eserin yayımladığı 47'nci eseri olduğunu dile getirdi.

- 'Popülizme çok kaymadan gerçekten nitelikli işler yapabilmek çok önemli'

Genç besteci, 100'den fazla eser bestelediğini ve üretim sürecinde büyük bir motivasyon içerisinde olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

'Amacım sanatsal üslubumu koruyarak ülkeme güzel, güçlü eserler sunmak. Bunları dünyada temsil edebilecek bir platformda sunabilmeyi vazife edinmiş durumdayım. Şimdiye kadar seslendirilen müziklerim var ve gurur duyuyorum. Kafamın içinde duyduğum müziği dışarıdan duymak benim için paha biçilemez. Her müziğimin bir öncekinden daha iyi olması istiyorum. Popülizme çok kaymadan gerçekten nitelikli işler yapabilmek çok önemli. Sanatta halka inmek değil, halkı yükseltmek vardır. Yani eğer topluma entelektüelite vereceksek ondan ödün vermememiz lazım, ne olursa olsun, benim en büyük mottom budur. Bunu elimden geldiğince yapıyorum. Umarım dinleyiciler de beğenir ve seslendirilir, gerçekten amacına ulaşır.'

Esen, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın Türkiye'nin en prestijli, en köklü orkestrası olduğunu aktararak, 'Bestecilerden eser siparişi alınması ve ülkemize yeni müzikler kazandırılması çok kıymetli. Bu sene, böyle bir anlamlı bir haftada beni uygun görmeleri, bana inanmaları, müziğime güvenmeleri benim için çok kıymetli. Kendi üzerimde çok büyük bir sorumluluk hissettim. Bana güvendikleri, müziğime inandıkları için Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na hem onların bir üyesi olarak hem de bir besteci olarak çok teşekkür ederim.' diye konuştu.

Kaynak: AA