LEFKOŞA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ilişkin her gelişmeyi yakından takip ediyor, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin huzuru ve refahı için yorulmadan çalışıyoruz. Bizim için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğinin yanı sıra kalkınması da milli bir davadır.' dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Lefkoşa'ya gelen Yılmaz'ı, Ercan Havalimanı'nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı.
Havalimanında açıklamada bulunan Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinin öncü ismi merhum Doktor Fazıl Küçük'ü vefatının 42. yılında rahmet ve saygıyla andığını belirterek, onunla birlikte Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Raif Denktaş'ı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın kahramanları şehit Mehmetçikleri, mücahitleri ve gazileri rahmetle ve minnetle yad ettiğini söyledi.
'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ilişkin her gelişmeyi yakından takip ediyor, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin huzuru ve refahı için yorulmadan çalışıyoruz. Bizim için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğinin yanı sıra kalkınması da milli bir davadır.' diyen Yılmaz, KKTC'nin hem onurlu, eşit, egemen bir ülke olarak varlığını sürdürmesinin hem de toplumsal ve ekonomik refahını artırmasının Türkiye için son derece önemli ana hedefler olduğunu söyledi.
Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:
'Başka birtakım ülkeler, güçler ve çevreler ne derlerse desinler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları, Kıbrıslı Türkler asla yalnız değillerdir. Her zaman yanlarındayız, yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bunun da altını çizmek isterim. Bu ziyaretimiz vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin devlet ve hükümet yetkilileriyle bir araya geleceğiz. Ayrıca özel kesimle, girişimciler ve sivil toplumla da buluşmalarımız olacak. Adaya gerçekleştirdiğimiz daha önceki ziyaretlerimizde olduğu gibi ülkelerimiz arasındaki iş birliğini nasıl daha ileriye taşırız, daha neler yapabiliriz konusunda yürüyen çalışmalarımızı, yeni fikirleri değerlendirme imkanımız olacak.
Bu kapsamda en önemli zeminimiz İktisadi ve Mali İşbirliği Protokollerimiz. Geçen yıl tarihimizin en büyük İktisadi Mali İşbirliği programını uyguladık. 21 milyar Türk liralık bir program. Gerçekleşme oranı olarak da tarihteki en yüksek gerçekleşme oranına sahip iş birliği programlarından biri oldu. Çeşitli projeler açıldı, başta Cumhuriyet Yerleşkesi, Lefkoşa Kavşağı gibi projeler olmak üzere yeni projeler başlatıldı. Turizme dönük önemli çalışmalar yapıldı. Eğitimde, sağlıkta, kara yollarında, tarımda birçok alanda, birçok faaliyet ve proje yürütüldü. Birtakım projeler hala devam ediyor. Soğuk hava deposu gibi önemli projeler, diğer birtakım fiziki projeler. Yeni bazı temelini attığımız çok önemli projeler oldu. Bunlar arasında Lefkoşa Devlet Hastanesi her zaman anılmaya değer bir proje. Geçen geldiğimde de gidip inşaatını inceledim. Çok önemli. Kıbrıs Türkü'nün sağlık alanındaki haklı olarak eleştirdiği, eksik gördüğü hususları tamamlama noktasında çok önemli bir boşluğu dolduracak inşallah. Diğer daha küçük ölçekli hastanelerimizde de çalışmalarımız sürüyor.'
Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün adadaki iki devletin varlığının tanınmasından geçtiğine işaret eden Yılmaz, 'Kıbrıs meselesinin adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğu gerçeği temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasının anahtarı, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Bunun asgari tezahürü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile doğrudan uçuşların, doğrudan ticaretin ve doğrudan temasların önünün bir an evvel açılmasıdır. Neredeyse yarım asra ulaşan insanlık dışı izolasyonlara son verilmesidir.' ifadelerini kullandı.
- 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türklerinin yanında olacağız'
Yılmaz, Rum kesiminin, bu gerçekleri görmeyip, Avrupa Birliği dönem başkanlığını istismar ederek ortaya koyduğu tutum, sarf ettiği sözlerin yok hükmünde olduğunu ve hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, 'Eleştirilecek, suçlanacak bir dönem arıyorlarsa dönüp Kıbrıs Türk halkının yaşadığı o mezalime baksınlar, neler yaptıklarına ve bu noktaya nasıl geldiğimize baksınlar. Tarihi karartarak, tarihin üstünü, gerçeklerin ve hakikatlerin üstünü örterek hiçbir yere gidilemez. Böyle bir zihniyetle de nereye kadar yan yana durulabilir, bunu da Kıbrıs Türk halkının ferasetine ve takdirine bırakıyorum.' diye konuştu.
- 'Bundan kaçan Türk tarafı değil, Rum kesimidir'
İki devletin var olması gerçeğinin, devletler arası iş birliği yapılmasına engel bir husus olmadığına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de garantör ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti de her alanda iş birliğinden yanadır. Yeter ki bu tüm adada yaşayan insanların menfaatine olsun. Hem Kıbrıslı Türklerin hem Rumların, herkesin menfaatine olacak. Ortak çıkarların olduğu noktalarda tabii ki iş birliği yapılabilir, yapılmalıdır da ama pratikten de biliyoruz ki bundan kaçan Türk tarafı değil, Rum kesimidir. Bunun da altını çizmek isteriz.
Birleşmiş Milletlerdeki son görüşmelerde belirlenen başlıklarda kim hangi adımı atmıştır diye baktığınızda bunu zaten rahatlıkla görebilirsiniz. Bir tek örnek verelim, enerji konusu. Aklın yolu bir. En kısa, en ucuz maliyetle bu adaya enerjinin gelmesi ve Avrupa'daki sisteme entegrasyon Türkiye kanalıyla mümkün. Bu bir realite. Şimdi bu realiteyi görmeyip çok daha büyük ekonomik maliyetlerle, çok daha zor teknik koşullarla alternatif arayanların ne kendi halklarına ne adaya bir faydaları olamaz diye inanıyorum. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken gerçeklikleri sonuna kadar görmek, tanımak ama bir taraftan da elbette adada yaşayan kim varsa Türk, Rum herkesin menfaatini de sonuna kadar gözetmektir. Biz her zaman böyle bir tutumda olduk, bundan sonra da aynı tutumumuzu devam ettireceğiz ve sarsılmaz bir iradeyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türklerinin yanında olacağız. Bundan hiç kimsenin en küçük bir endişesi olmasın.
Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Avrupa Birliği dönem başkanlığı vesilesiyle düzenlenen törenlerde ülkemizin adadaki askeri varlığına dair yapılan tanımları da şiddetle kınıyoruz ve reddediyoruz, yok hükmünde görüyoruz.'
- 'Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir'
Yılmaz, Türk askerinin yaklaşık 50 yıldır adadaki huzurun ve sükunetin güvencesi olduğunun altını çizerek, bu konularda üstenci dille yapılan yorumların ve ifadelerin asıl problemin nerede olduğunu yansıttığını söyledi.
'Kıbrıs Türk halkının her alanda meşru hak ve menfaatlerinin korunması için gerekli adımları atmaya ve Kıbrıs Türklerinin haksız ve gayri insani izolasyonlarla kısıtlanmaya çalışılan haklarını savunmaya her koşulda devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Bölgesinde en büyük ekonomi konumundadır. Köklü bir tarihe ve devlet geleneğine sahiptir. Burada hiç kimse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgili farklı bir yaklaşım içine, farklı hayaller içine girmemelidir diye özellikle ifade etmek isterim.' ifadelerini kullanan Yılmaz, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için iş birliğiyle, dayanışma içinde, tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasının sonunda, 'Tüm Kıbrıslı kardeşlerimizle, siyasi görüşü ne olursa olsun, farklı alanlarda fikirleri ne olursa olsun bu temel meselelerde birlik ve beraberlik içinde inşallah geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.' dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de KKTC'ye geldi.




