DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, 'Terörsüz Türkiye vizyonu kalıcı güvenlik hedefine ulaştığında ve devam eden sulama projeleri tamamlandığında Diyarbakır'ımızın çok daha iyi dereceler elde edeceğini biliyoruz.' dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğiyle merkez Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen ve 2 gün sürecek 'Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı' başladı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, son yıllarda iklim değişiklikleri, bölgesel ve küresel çatışmalar, savaşlar ve salgın hastalıklar gibi sebeplerle küresel gıda arz güvenliğinin ciddi şekilde tehdit altında olduğunu, bu durumun ülkede tarım sektörünü daha fazla öne çıkardığını, tarım ve hayvancılığın stratejik önemini her zamankinden daha fazla artırdığını söyledi.
Kentin sahip olduğu geniş ve verimli tarım alanlarının güçlü üretim altyapısı ve köklü tarım kültürüyle Türkiye'nin en önemli tarım şehirlerinden biri olduğunu anlatan Zorluoğlu, Diyarbakır'da 450 binden fazla insanın kırsal alanda yaşadığını bildirdi.
Kentin tarım ve hayvancılıkla ilgili verilerini paylaşan Zorluoğlu, Türkiye'de kırsal nüfusu en fazla olan 7'nci ilin Diyarbakır olduğunu belirtti.
Zorluoğlu, şunları kaydetti:
'Diyarbakır olarak 150 bin hektarlık bölümü sulanan yaklaşık 650 bin hektarlık tarım arazisine sahibiz. Tarım alanı büyüklüğü olarak da Türkiye'nin 7'nci iliyiz. Buğdayda 1,1 milyon tonla en büyük üçüncü buğday üreticisi iliz ülke genelinde. Türkiye üretiminin yaklaşık yüzde 6'sını buğdayda Diyarbakır karşılıyor. Bakliyatta daha da güçlüyüz. Kırmızı mercimek üretiminde Türkiye'de 2'nci ve Türkiye'deki kırmızı mercimek ihtiyacının yüzde 27'si Diyarbakır'dan, bu topraklardan karşılanıyor. Sanayi bitkilerine baktığımızda pamukta yine Türkiye'de en fazla üretim yapan Şanlıurfa'dan sonra 2'nci iliz. Türkiye, pamuk üretiminin de yüzde 17'sini Diyarbakır'dan karşılıyor. Mısır üretiminde Türkiye 3'üncüsü, bağcılıkta üzüm üretiminde Türkiye 4'üncüsüyüz. Karpuz üretiminde Türkiye'de ilk 8 il arasındayız. Üretim miktarımız yaklaşık 80-100 bin ton civarındadır.'
Hayvancılıkla ilgili rakamlarda da Diyarbakır'ın üstünlüğünün ortaya çıktığını ifade eden Zorluoğlu, Türkiye'de koyun varlığında 4'üncü, keçi varlığında ise 7'nci olduklarını açıkladı.
- 'Kırsaldaki refahı artırmadan şehir merkezlerinde sürdürülebilirliği sağlamak mümkün değil'
Büyükbaş hayvancılıkta da Türkiye'de 7'nci sırada olduklarını ancak manda üreticiliğinde istatistik olarak 2'nci sırada olduklarını belirten Zorluoğlu, şunları aktardı:
'Yaklaşık 650 bin hektar tarım arazimiz var. Bu alanın yaklaşık 4,5 milyon dönümü sulanabilir topraktır. Bunun 1,5 milyon dönümünü suluyoruz. Yani açıkta yaklaşık 3 milyon dönüm su bekleyen bir tarım arazisi var Diyarbakır'da. Terörsüz Türkiye vizyonu kalıcı güvenlik hedefine ulaştığında ve devam eden sulama projeleri tamamlandığında Diyarbakır'ımızın çok daha iyi dereceler elde edeceğini biliyoruz. Gençlerimizi ve kadınlarımızı kırsalda tarımsal üretimin içerisinde tutacak, kooperatifçilik gibi üretici örgütlenmelerini modernize edecek cazibe alanları yaratmak zorundayız. Kırsaldaki refahı artırmadan şehir merkezlerinde sürdürülebilirliği sağlamak mümkün değildir.'
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu da Diyarbakır'ın tarım ve hayvancılık bakımından çok güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirterek, ilin küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı ile sulanabilir tarım arazisi bakımından önemli bir kapasite taşıdığını söyledi.
Diyarbakır'ın uzun yıllar güvenlik sorunları nedeniyle potansiyelini tam olarak değerlendiremediğini ifade eden Ensarioğlu, artık yeni dönemde kalkınmaya, üretime ve bölgenin tarihsel misyonuna yeniden odaklanılması gerektiğini dile getirdi.
Bölgede yapılan baraj yatırımları hakkında bilgi veren Ensarioğlu, DSİ yatırımlarının bölgeye hayat vereceğini ve istihdama büyük katkı sağlayacağını anlattı.
Sağlanan huzurla kalkınmaya odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Ensarioğlu, Devlet Su İşleri tarafından Diyarbakır'daki ana sulama projelerine bu yıl yaklaşık 25 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildirdi.
Ensarioğlu, Silvan ve Çermik'te yürütülen tünel çalışmalarının tamamlanmasıyla sulama altyapısının daha da güçleneceğini belirterek, projelerin 2029, en geç 2030 yılına kadar tamamlanmasının hedeflendiğini, yaklaşık 4 milyon dönüm arazinin suyla buluşmasının istihdama, tarıma dayalı sanayiye ve bölgesel üretime güçlü katkı sunacağını kaydetti.
- 'Meralar terör ortamında değerlendirilemedi'
TARPOL Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker ise çalıştayı bölgenin üretim potansiyelini ortaya koymak ve Türkiye'nin ticaretini nasıl geliştirebileceklerini değerlendirmek amacıyla düzenlediklerini anlattı.
Bu coğrafyada 12 bin 500 yıllık bir insanlık tecrübesi olduğunu dile getiren Eker, insanlığın burada yerleşik hayata geçtiğini, tarımı başlattığını, buğdayın üretildiğini ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etti.
Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Son dönemde çok önemli bir gelişme yaşanmıştır. Son 15-16 ayda Türkiye'de bir şehit cenazesinin gelmemiş, gözyaşının dökülmemiş, bir yuvaya ateşin düşmemiş olması çok büyük bir değerdir. 40 yıl boyunca acı yaşadık, her şeyimiz etkilendi. Terörsüz bir ortamda bu potansiyeli nasıl değerlendirebileceğimizi çalışacağız. Türkiye'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) içinde tarımsal hasılanın yüzde 22'si bu bölgede, bu 23 vilayette üretilmektedir. Bu çok önemli. Türkiye'nin yaklaşık 70 milyar dolar civarındaki tarımsal hasılasının yaklaşık dörtte biri bu bölgeden sağlanmaktadır. Tarım ve gıda ürünleri ihracatının yüzde 12'si bu vilayetlerden yapılmakta olup, tarım alanlarının da dörtte biri burada bulunmaktadır. En önemli konulardan biri meralardır. Türkiye'deki meraların yüzde 45'i, yani yaklaşık 6,5 milyon hektar alan bu bölgededir. Ancak bu meralar terör ortamında değerlendirilemedi. Şimdi Terörsüz Türkiye ortamında bu potansiyelin değerlendirilmesini çalıştıracağız.'
Türkiye'deki büyükbaş hayvan varlığının yüzde 27,4'ü, küçükbaş hayvan varlığının ise yüzde 45,3'ünün bu bölgede bulunduğunu aktaran Eker, bunun bölgenin hayvancılık açısından ne kadar büyük potansiyele sahip olduğunu gösterdiğini belirtti.
Eker, 'Türkiye'de kırmızı mercimeğin yüzde 97'si, pamuğun yüzde 63'ü, makarnalık buğdayın yüzde 50'si, Antep fıstığının yüzde 96'sı, kayısının yüzde 64'ü, dutun yüzde 54'ü ve bademin yüzde 35'i bu bölgede yetişiyor. Dünyaya baktığımızda ise rekabet artık 3 temel alanda stratejik mücadele içerisinde; enerji, su ve gıda. Suyun yüzde 70'i tarımda kullanılmaktadır, hatta daha fazlası. İsrail'in özel vahşeti dışında etrafımızdaki bütün kavgaların sebebi budur.' ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da tarımın bölgenin en güçlü ve sürdürülebilir alanlarından biri olduğunu söyledi.
Kaya, 'Tarım, bu bölgenin en büyük güçlerinden biri. Ticarette de böyledir. Yeni bir iş arayışındansa kendi güçlü olduğunuz alanlarda büyüyerek ilerlemelisiniz. Tarım da bu anlamda bölgenin en güçlü olduğu sürdürülebilir bir alan. 12 bin 500 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Çayönü, hem hayvanların hem bitkilerin ilk ıslah edildiği bölge. Buradan dünyaya yayıldığını söylüyoruz.' diye konuştu.
Tarımda geleneksel yöntemlerin dışına çıkılması gerektiğini dile getiren Kaya, şöyle dedi:
'Diyarbakır'ın 4 milyon 200 bin dönüm sulanabilir arazisi var. Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının suladığı alan 3 milyon 750 bin dönüm. Bu rakamlar Diyarbakır'ın ciddi potansiyele sahip olduğunu gösteriyor ama doğru yapmamız lazım. Hollanda bunu tahıldan yeni nesil üretime geçişle sağlamış. Biz de teknolojiyi ve yeni üretim sistemlerini getirerek bu başarıyı Diyarbakır merkezli ve bölgeyi de kapsayacak şekilde bir pozisyona koyabiliriz.'
Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil ise bölge tarımının geleceğine yön vermek amacıyla düzenlenen çalıştayın önemine dikkati çekti.
Yeşil, 'Türkiye'nin tarımda sürdürülebilirliği sağlaması, üretimde istikrarı yakalaması ve küresel rekabette güçlenmesi için sözleşmeli tarım modeline daha güçlü ve yaygın bir şekilde geçmesi artık tercih değil, zorunluluktur. Sözleşmeli üretim, üreticiyi koruyan, sanayiciye güven sağlayan ve piyasalarda öngörülebilirliği artıran en önemli araçlardan biridir. İklim değişikliği, su yönetimi ve dijitalleşme gibi başlıklarla birlikte ele alındığında, bu dönüşüm yalnızca tarımı değil, bölgesel kalkınmayı da doğrudan etkileyecektir.' şeklinde konuştu.
Çalıştayın açılışına, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, AK Parti İl Başkanı Ömer İler, iş insanları, çiftçiler ve akademisyenler katıldı.
Çalıştay, yarın sona erecek.





