İSTANBUL (AA) - Serebral palsi hastası yazar Cesur Melek, 'Engelli olmak hayattan kopmak anlamına gelmiyor. Hayallerimiz, hedeflerimiz var. Yeter ki önümüze engel konulmasın.' dedi.
Kaleme aldığı 'Bu Hayatta En Çok Engelimi Sevdim' kitabıyla engelli bireylere ve ailelerine umut veren Cesur Melek, 6 aylıkken geçirdiği havale sonucu serebral palsi oldu. Bedensel engelli Melek, yazarlık serüveni, gelecek projelerini ve kitabını AA muhabirine anlattı.
Melek, hayatının engelinden değil, verdiği mücadeleden ibaret olduğunu vurguladı.
Engelinin kendisine sabırlı olmayı, mücadele etmeyi, empati kurmayı ve pes etmemeyi öğrettiğini dile getiren Melek, şöyle konuştu:
'Engelli olmak benim seçimim değil fakat nasıl yaşayacağım kendi seçimim. Engelli olmak hayattan kopmak anlamına gelmiyor. Hayallerimiz, hedeflerimiz var. Yeter ki önümüze engel konulmasın. Biz acınacak değiliz, anlaşılacak birisiyiz. Acınmak değil, anlaşılmak istiyoruz. Biz daha erişilebilir şehirler, daha çok iş imkanları ve daha bilinçli bir toplum istiyoruz. Biz çalışabiliriz, üretebiliriz, sevebiliriz, hayal kurabiliriz. Her gün kalkıp hayata devam etmek aslında bizim sessiz başarımızdır.'
Melek, kendilerine yardım edilmeden önce sorulması gerektiğini belirterek, 'Bize bakarken önce insan olduğumuzu hatırlayın. Bizim adımıza karar verirken bizimle beraber düşünün. Bugün burada olmamın, burada konuşmamın tek nedeni kendim değilim. Benim gibi birçok insanın sesi olmak istiyorum. Çünkü biz güçsüz değiliz, sadece önümüzde engeller var. O engeller kaldırıldığında neleri başarabileceğimizi herkes görecektir.' ifadelerini kullandı.
- 'Umut dolu bir kitap'
Ellerini kullanamadığını, kalem tutamadığını ve yazı yazamadığını ancak buna rağmen 4 üniversite ve yüksek lisansını tamamladığını anlatan Melek, şu anda da doktora öğrencisi olarak eğitim hayatına devam ettiğini söyledi.
Melek, sanat, bilim, teknoloji ve ilim alanlarında da kendisini yetiştirmeyi, geliştirmeyi sürdürdüğünü belirtti.
Ellerini kullanamadığı için kitabın çok uzun bir sürecin ardından ortaya çıktığını dile getiren Melek, şöyle devam etti:
'O yüzden bu kitabı yazmak hem maneviyat hem de dünyalık açısından güzel bir vesile oldu. Kitabı yazma amacım 'Ben yaptım. Sen de yapabilirsin.' mesajını verebilmek. Kitapta kendi hayat hikayemden yola çıkarak insanlara nasıl umut, yol ve yoldaş olduğumu anlattım. Ne yazık ki engelli kardeşlerimizin ve ailelerinin anlamaya ve anlaşılmaya ihtiyacı var. Bu kitabı da özellikle engellilere ve ailelerine hitaben yazdım. Dolayısıyla bu umut dolu bir kitap.'
- 'Rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm'
Cesur Melek, 10 yaşındayken aldığı kumbarada, Kabe'ye gitme hayaliyle para biriktirdiğini anlatarak, şunları kaydetti:
'Her gece onun hayaliyle uyuyor, her sabah onun hayaliyle uyanıyordum. Yıllar sonra, 2019 yılında Kabe'ye gitmek için başvuruda bulundum. Fakat Kovid-19 süreci araya girince ve pasaportum da bir gün geç kalınca kafile benden önce gitti, ben ise burada kaldım. Sonrasında benim gideceğim o kafileden bir kişi bile sağ dönmedi. Koronavirüsten dolayı bütün kafiledeki kardeşlerimiz vefat etti. Bu süreci anlamlandırmak adına düşünmeye başladım. Sonrasında bir rüya gördüm. O rüya neticesinde sosyal medya aracılığıyla birçok insana umut, şifa, yol ve yoldaş olmam gerektiğini anladım. Rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm ve bana 'Daha çok insana umut, yol, yoldaş olman için seni bu dünyada bıraktık.' dedi. Sonrasında sosyal medya ve hayat aracılığıyla birçok insana ulaşma fırsatımız oldu. Başta engelliler ve aileleri olmak üzere birçok insana umut olma fırsatı nasip etti yüce Mevlam.'
Gördüğü rüya sonrasında engellilerin medya ve sosyal medyada olmaları gerektiğini düşünmeye başladığını ifade eden Melek, 'Televizyon ve radyo kanalları başta olmak üzere birçok kanala çıkmak istedim. Daha çok insana 'Biz buradayız.' demek için. Bizim en az sizin kadar yaşamaya hakkımız ve gücümüz olduğunu, en az sizin kadar hayallerimiz, umutlarımız ve hedeflerimiz olduğunu anlatabilmek adına. Milyonlarca engelli kardeşimizin sesi olmak için bu yola başvurduk. Bu kitabı yazmamın en büyük sebeplerinden biri de yurt içinde ve yurt dışında bu insanların sesi olmaktır.' dedi.
Melek, kendisinin Avrupa'da konferanslar veren tek engelli yazar olduğunu anlatarak, 'Türkiye'deki engelli kardeşlerimiz, Avrupa'da yaşayan kardeşlerimizden katbekat daha bilinçli, güzel eğitimli ve çok daha merhametli. Avrupa'daki kardeşlerimiz ise bastırılmış duygular içerisinde oldukları için onlara kendilerini ifade edebilecek bir imkan sunulmamış. Türkiye'de, başta İstanbul olmak üzere birçok yerde rampalar, merdivenler, engelli kullanım araçları var. Tekerlekli sandalyenin rampası veya bir asansör bizim için hayat kurtarır.' diye konuştu.
- 'Engelli anneleri, sizler bizim meleklerimizsiniz'
Sosyal medyada popüler hale gelmeden önce kendisi dahil birçok engellinin kendini ifade etmekten, toplum içine çıkmaktan çekindiğine değinen Melek, acıyarak, korkarak bakılmasının kendilerini çok üzdüğünü söyledi.
Cesur Melek, sosyal medyada popüler hale geldikten sonra birçok engelliye umut olduğuna dair mesajlar aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
'Özellikle engelli anne ve babalarından bana 'Güzel kardeşim, benim oğlum da senin gibi okuyacak, yürüyecek, güzel işler yapacak.' mesajları geliyor. Ne yazık ki engelli aileleri bazen bilinçsiz olabiliyor ve toplumun onlara umutsuz bakışı, onları daha da umutsuzluğa itiyor. Ben onların daha umutlu olmalarını ve daha dik durmalarını sağladım. Dolayısıyla buradan engelli annelerine sesleniyorum, iyi ki varsınız. Sizler bizim meleklerimizsiniz.'
Yazmaya devam edeceğini dile getiren Melek, engelli çocuklara yönelik de bir kitap yazmayı planladığını sözlerine ekledi.





