ERBİL (AA) - HEMIN HUSSEIN / HAYDAR ŞAHİN - Irak'ın Erbil kentinde faaliyet gösteren Ronaki Görme Engelliler Enstitüsü, tüm imkansızlıklara rağmen toplumun bir kesimi için ilme açılan kapı olmayı sürdürüyor.

Sınıflarda parmaklarını kabartma yazıların üzerinde gezdiren öğrenciler, Braille sistemi sayesinde kimseye muhtaç olmadan hikaye, roman, şiir ve diğer ders metinlerini bağımsız şekilde okuyabiliyor.

Teneffüs zili çaldığında kol kola girerek okul bahçesine çıkan öğrenciler, günlük yaşam becerilerini birlikte geliştiriyor. Temkinli ancak güçlü adımlarla yürüyen öğrenciler için her ses bir bilgi, her esinti ise bir yön işareti niteliği taşıyor.

Görme engelli öğrenciler enstitüde kısa sürede birbirlerine uyum sağlarken, attıkları her adım onlara anlamanın görmekten daha büyük olduğunu öğretiyor.

- Enstitüde yaklaşık 85 öğrenci eğitim görüyor

Dokuz eğitim kademesinden oluşan enstitüde yaklaşık 85 öğrenci eğitim görüyor.

Görme engelliler enstitüsüne kabul şartları arasında göz muayenesi yapılması ve görme kaybının yüzde 65'in üzerinde olması bulunuyor. Öğrenciler dokuzuncu sınıfa kadar burada eğitim görüyor.

Diğer okullarla benzer müfredatla eğitim alan öğrenciler, mezuniyetin ardından normal liselere devam ederek diğer öğrencilerle birlikte eğitimlerini sürdürebiliyor.

Anadolu Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde kar yağışı başladı
Anadolu Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde kar yağışı başladı
İçeriği Görüntüle

Görme engelli bireylerin eğitiminde temel yöntem olan Braille sistemi, dokunmaya dayalı bir okuma-yazma yöntemi olarak öne çıkıyor. Dokunmaya dayalı bu sistemde görme engelli bireyler, kabartılmış noktaları parmak uçlarıyla hissederek harfleri okuyor ve metnin anlamını kavrıyor. Diğer eğitim yöntemlerinde olduğu gibi, görme engelliler de okuma becerisini bu sistemle erken yaşlarda kazanmaya başlıyor.

- Enstitüdeki altyapı yetersizliği

Ancak enstitüde altyapı yetersizliği nedeniyle Braille yazıcıları ve özel kâğıt temininde ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Kullanılan bazı malzemelerin eski olduğu, kalem ve kağıtların çoğu zaman hayır kurumlarının desteğiyle sağlandığı belirtiliyor. Yetkililer, ilgilidevlet kurumlarının bu alandaki sorumluluğu yeterince üstlenmediğini ifade ediyor.

Öğretmenler, bazı ailelerin görme engelli çocuklarını toplum içine çıkarmaktan çekindiğini, oysa bu çocukların özgüven kazanabilmeleri için aile desteğinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

- 'Enstitüde, eğitim programlarının çoğu Braille ile sunuluyor'

Enstitü Müdürü Dr. Hasan Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Louis Braille tarafından 1831 yılında icat edilen, 1954'te Arap ülkelerine ulaşan ve 1980'den itibaren Erbil ve çevre kentlerde de kullanılmaya başlanan bu sisteme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yusuf, '(Görme engellilere yönelik) Eğitim programlarının çoğu Braille ile sunuluyor. Uzun yıllar yalnızca İngilizce ve Arapça yazım kullanılırken, 2002'den sonra Kürtçe yazım da kullanılmaya başlandı.' dedi.

Braille kağıdının normal kağıttan farklı olduğunu aktaran Yusuf, yazım sırasında kağıtta kabartma oluşturulduğunu ve bu sayede görme engellilerin parmaklarıyla yazıyı okuyabildiğini belirtti.

Yusuf, sistemin ortaokul seviyesine kadar kullanıldığını belirterek, 'Sonrasında öğrenciler ders içeriklerini sesli sistemler aracılığıyla takip edebiliyor. Çünkü Braille yazımı çok fazla kağıt gerektiriyor ve zamanla kabartmalar bozulabiliyor.' diye konuştu.

Kamusal alanlarda görme engellilerin ihtiyaçlarının yeterince gözetilmemesinden duyduğu endişeyi dile getiren Yusuf, trafikte, marketlerde ve elektrik-su faturaları gibi alanlarda Braille kullanımının çok sınırlı olduğunu belirtti.

- Braille sisteminin birçok avantajının yanında bazı zorlukları da var

Enstitü öğretmenlerinden Haver Erdelan Bekir, Braille sistemine büyük önem verdiklerini belirterek yaptığı çalışmalarda Kürtçe ile İngilizce arasında karşılaştırmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

Braille'in birçok avantajının yanında bazı zorluklar da barındırdığını dile getiren Bekir, büyük boyutlu kağıtların taşınmasının güç olduğunu ve kağıt kalitesinin yeterli olmadığını ifade etti.

Bekir, Braille öğrenemeyen öğrenciler için enstitü bünyesinde bir ses stüdyosu bulunduğunu belirterek, kitapların sesli olarak hazırlanıp öğrencilerin dinleyerek öğrenmelerinin sağlandığını aktardı.

Braille'in yalnızca sınırlı bir çevrede bilindiğine işaret eden Bekir, bu nedenle normal okullarda da farkındalık dersleri verilmesi gerektiğini vurguladı.

- Öğrencisi olduğu enstitüde, Braille eğitmeni oldu

1980'li yılların başında bu enstitüde öğrenci olan ve bugün Braille eğitmeni olarak görev yapan Gülizar Hasan ise öğrencilerin sistemi kolaylıkla öğrenebildiğini söyledi.

Hasan, 'Öğrenciler birinci sınıftan itibaren Braille öğrenir, harfler farklı nokta düzenleriyle yazılır ve sağdan sola yazılan metin sayfa çevrildiğinde soldan sağa okunur.' dedi.

Ancak enstitüdeki Braille baskı cihazlarının çoğunun arızalı olduğunu belirten Hasan, kullanılan bazı kağıtların oldukça eski olduğunu ve geçmişte yardım kuruluşlarından sağlanan desteklerin de azaldığını ifade etti.

Kaynak: AA