ANKARA (AA) - AYNUR EKİZ/ZEHRA TEKECİ ESER - Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, 'Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu raporunda 28 Şubat'ın Türkiye'ye zararı 300 milyar dolar olarak hesap ediliyor. Eğer 28 Şubat olmasaydı bugün yaptığımız tanktan, füzelere hatta uçağa kadar bunların çok daha yakın yapılma imkanı vardı. 28 Şubat bunları engelledi.' dedi.

Eski Kamu Başdenetçisi Malkoç, 28 Şubat postmodern darbesinin 29'uncu yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde çeteleşmiş bir grubun parlamentodan güvenoyu almış hükümeti silah zoruyla indirmeye kalktığını belirten Malkoç, bu grubun 'Gerekirse silah kullanırız, milyonlar ölür' diyerek tank yürüttüklerini ve millet iradesini, görüşünü ve oy verdiği insanları ve parlamentoyu hiçe saydığını anlattı.

Bu süreci 'çok açık bir anayasa ihlali, hukuk ihlali' olarak değerlendiren Malkoç, 'Bu darbeler Türkiye'ye çok büyük zararlar verdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu raporunda 28 Şubat'ın Türkiye'ye zararı 300 milyar dolar olarak hesap ediliyor. Eğer 28 Şubat olmasaydı bugün yaptığımız tanktan, füzelere hatta uçağa kadar bunların çok daha yakın yapılma imkanı vardı. 28 Şubat bunları engelledi.' diye konuştu.

- '28 Şubatçıların asıl hedefi Türkiye'de iç savaş çıkarmaktı'

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan ve arkadaşlarının hep hukukun, meşruiyetin içerisinde kaldığını, milleti ve hukuki müdafaa ettiklerini vurgulayan Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Çünkü 28 Şubatçıların asıl hedefi Türkiye'de iç savaş çıkarmaktı. Burada Amerika ve İsrail'in çok açık ve net projesi vardı. O zaman Türkiye'nin İsrail ile olan ilişkileri düşünüldüğünde bunun ne kadar doğru olduğu görülecektir. Cumhurbaşkanımız 25 yıldan beri Türkiye'yi yönetiyor. O dönem bir şiir okudu diye hapse konmuştu. 28 Şubatçıların hedefi iç savaş çıkarmak ve Müslümanlığın kökünü Türkiye'den kazımaktı. Cami yapmaya kısıtlama getirmek, imam hatip okullarına katsayı ile üniversiteye girmelerini engellemek, orta kısımlarını kapatmak, Kur'an kurslarına darbe vurmak, bugün Samsun'da Celal isimli arkadaşımızın söylediği ilahiyi evinde dinledi diye hakim ve savcıları, devlet memurlarını memurluktan atmaya kalktılar.

Bunları yaşadı Türkiye ama bizim milletimizin bir özelliği var. Bu tür baskılar, zorbalıklar geldiği zaman pes etmiyor ama suskun, sakin davranıyor, tahriklere kapılmıyor. Olağanüstü olaylar çıksın, kan dökülsün istemiyor. Sabrediyor. Önüne sandık gelince demokrasi yoluyla sorunları çözüyor. İşte 28 Şubat'taki o zulmün, o haksızlıkların, o hukuksuzların karşılığında millet sandıkta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı iktidar yaparak tepkisini ortaya koydu.'

- 'Demokraside tankla balans ayarı vermenin ne demek olduğunu mahkemede gördüler'

Malkoç, 15 Temmuz darbecilerinin yargılandığı gibi aradan yıllar geçmesine rağmen 28 Şubat darbecilerinin hepsinin yargılandığını, Türk adaletine hesap verdiğini ve gereken cezayı aldığını söyledi.

'Demokraside tankla balans ayarı vermenin ne demek olduğunu mahkemede gördüler.' diyen Malkoç, 'Demokrasilerde tankla balans ayarı verilmez, sandıkla balans ayarı verilir. Bunların hepsi çok şükür geride kaldı. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde Türkiye çok güzel mesafeler aldı. Savunma sanayiinde dünyanın sayılı ülkelerinden olduk. Dünyanın en zor işi; kara kuvvetlerinde tank, deniz altı ve uçak gemisi, helikopter ve uçak yapmaktır. Hepsini Türkiye yapıyor. KAAN uçağımız yapılıyor. Balistik füzelerimiz, seyir füzelerimiz yapılıyor. Bunlar Türkiye'nin Erbakan Hoca tarafından 1950'lerde planlanan çalışmalarıydı.' ifadelerini kullandı.

TUSAŞ, ROKETSAN gibi tesislerin planlamasını Necmettin Erbakan'ın yaptığını anlatan Malkoç, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbecilerinin bunları geciktirdiğini ancak bugün geç de olsa yapıldığını dile getirdi.

- 'Bu milletin dini, manevi kaynak ve pınarları üzerine beton döküldü'

28 Şubat'ın tahribatlarının silinmediğini ifade eden Malkoç, şunları kaydetti:

'28 Şubat'ta bu milletin dini, manevi kaynak ve pınarları kurutuldu, üzerine beton döküldü. Aradan 30 sene geçmesine rağmen bunlar hala arzu edildiği düzeye gelmedi. Ancak bu Ramazan'da da görüldüğü gibi bundan sonra herhalde bu pınarlar ve kaynaklar yeniden asıl fonksiyonlarını görecek. Şunu memnuniyetle görüyoruz ki 28 Şubatçıların hiçbir hedefi gerçekleşmedi. Bin yıl sürecek olan süreç çok şükür milletimiz tarafından kısa zamanda tamamlandı. 28 Şubatçılara gereken ders verildi. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bir taraftan bakın okullara Ramazan genelgesi gidiyor. Sadece Samsun'dan ilahi söyleyen bir arkadaşımızın bütün Türkiye'de ne kadar etkili olduğunu görüyoruz. Çocuklarımız cıvıl cıvıl okullarda, teneffüslerde ilahi söylüyor. Öbür taraftan TEKNOFEST gençliği geliyor. İşte Türkiye'nin özü budur. Umut ediyorum ki bir daha Türkiye'de 15 Temmuzlar ve 28 Şubatlar olmayacaktır.'

- 'Bu haksızlık, bu zulüm bizim düşüncemizdeki bir partinin tek başına iktidarına yol açacaktır'

Malkoç, Necmettin Erbakan için dünyada başarılmayacak bir iş olmadığını ve en zor işlerde bile umutsuzluğa kapılmadan 'Eğer iman varsa imkan var' düşüncesiyle hareket ettiğini dile getirdi.

Erbakan'ı 28 Şubat'ta bile zerre kadar umutsuzluğa kapılmadığını ifade eden Malkoç, o günleri şu sözlerle anlattı:

'Bunun en somut örneği Refah Partisinin kapatıldığı gün yapılan basın toplantısındadır. Orada diyor ki 'Bize haksızlık yapıldı, parti kapatıldı, bize yasak geldi. Bu zulümdür, haksızlıktır ancak göreceksiniz bu kapatma, bu haksızlıklar bizi durduramayacak. Bunların tarihin akışı içerisinde zerre kadar önemi yoktur. Bu haksızlık, bu zulüm bizim düşüncemizdeki bir partinin tek başına iktidarına yol açacaktır.' Biz o an dedik, herhalde Erbakan Hoca bu baskıdan çok etkilendi ne dediğini şaşırmış. Halbuki Sayın Cumhurbaşkanımızın bugünkü yolunu tarif ediyordu.'

- 'O günleri yaşayıp bugünlere ulaşmak hayal gibiydi'

Camilerin kapatıldığı, başörtülülerin okullardan atıldığı dönemde Erbakan'ın kendilerine 'Bu milletin aslı Müslümanlıktır. Bu millet özüne dönecektir.' dediğini aktaran Malkoç, Erbakan'ın 'Yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya' ideali olduğunun altını çizdi.

Terörsüz Türkiye sürecinden, savunma sanayiindeki gelişmelerle bu ideali Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçekleştirdiğine işaret eden Malkoç, 'Hem yaşanabilir bir Türkiye hem de yeni bir Türkiye kuruluyor. Terörsüz Türkiye'den sonra terörsüz bölgede dünya barışına katkıdır. Çok şükür, 28 Şubat'ta bu milletin önünü kesmek isteyen darbecilerin esamesi okunmuyor, onlardan bahseden, hayırla anan yok ama çok şükür o dönem Erbakan Hoca'nın görüşleri, düşünceleri, fikirleri bugün Türkiye'nin her yerinde diri duruyor. Bir taraftan çocuklarımız ilahi söylüyor, bir taraftan TEKNOFEST gençliği geliyor.' dedi.

Burada en büyük payın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait olduğunu vurgulayan ve 15 Temmuz'da hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadığını anlatan Malkoç, 'Yenilgi, zorluk nedir, yorgunluk nedir bilmedi. Çalışmayla, azimle, gayretle sadece Türkiye'yi değil, Filistin'den Suriye'ye, Libya'ya, Karabağ'a kadar her şeyin öncülüğünü yapmaya kalkıyor. O açıdan doğruluktan, hukuktan, hakkaniyetten ayrılmamak gerekiyor. 28 Şubat'ta Erbakan Hocamızın yanındaydım. Milletvekili olarak da hukukçusuydum. 15 Temmuz'da da Cumhurbaşkanımızın baş danışmanıydım. O günleri yaşayıp bugünlere ulaşmak, bugündeki güzellikleri görmek bizim için birer hayal gibiydi. O açıdan çok sevinçliyiz. Mutlaka Türkiye daha güzellerini de yaşayacaktır.' diye konuştu.

- Erbakan'dan MGK Genel Sekreteri Kılıç'a 'Sen içten bunu imzala diyorsan imanın gider' uyarısı

AK Parti İstanbul İl Başkanlığından '28 Şubat' açıklaması
AK Parti İstanbul İl Başkanlığından '28 Şubat' açıklaması
İçeriği Görüntüle

28 Şubat sürecinde unutamadığı iki anıyı anlatan Malkoç, 'Çok ağrımıza giden iki şey söyleyeyim. Erbakan Hoca başbakandı, Artvin'de Osman Özbek adında bir general, bu milletin vicdanına sığmayan, edebi eksik ve bu milletin örfüne, adetine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ahlakına uymayan sözler söyledi. Başbakan'a hakaret etti. Hala hatırladıkça hazmedemiyorum. İkincisi Genelkurmay'da Erbakan Hocamız bir toplantıdan çıkarken rütbesi düşük bir subay tarafından ona bilerek omuz attırıldı. Bunları hatırlayınca hala tüylerim diken diken oluyor. Bunlar ağırımıza gidiyor. Çok şükür Türk Silahlı Kuvvetleri bu ayıplı insanlardan kurtuldu, darbeyle anılmaktan kurtuldu. Kendi işine, alanına döndü ve Suriye'de, Karabağ'da terörler mücadelede, Libya'da, dünyanın her yerinde destanlar yazmaya başladı.' ifadelerini kullandı.

Necmettin Erbakan'ın Anayasa Mahkemesinde iki gün boyunca yaptığı savunmasında hep hukuku müdafaa ettiğini, hakkaniyeti, Türkiye'nin geleceğini anlattığını, insanları tahrik etmediğini belirten Malkoç, 'Çünkü bu zorlukların hukukla aşılacağını, hakkaniyetle, dürüstlükle, çalışmayla aşılacağını biliyordu.' dedi.

Erbakan'ın 28 Şubat kararlarına ilişkin bir anısını da paylaşan Malkoç, 'Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri geliyor, 'Hocam şu 28 Şubat kararlarını imzala' diyor. Her seferinde gönderiyor onu. Son seferinde geldi 'Hocam, bakın bunu imzalamazsanız kötü şeyler olacak.' dedi. Erbakan Hoca, Orgeneral İlhan Kılıç'a 'İlhan Paşa, bizler imanlı insanlarız. Sen içten bunu imzala diyorsan, imanın gider.' dedi. En zor anında bile muhatabının imanını düşünecek kadar hassasiyeti vardı.' diye konuştu.

Erbakan'ın o zaman 'Türk Silahlı Kuvvetleri şunu yaptı, bunu yaptı' diye eleştirenleri de susturduğunu aktaran Malkoç, ''Konuşmayın, Türk Silahlı Kuvvetleri değil bunu yapan. Çevik Bir, Türk Silahlı Kuvvetlerini temsil etmez.' derdi. Çünkü Erbakan Hoca, Türk Silahlı Kuvvetleri derken, Alparslan Gazi'yi Malazgirt'te, ordusunun önünde onu görüyordu. Fatih Sultan Mehmet'i İstanbul'un fethinde ve 2040'lardaki, 2100'lerdeki Türk Silahlı Kuvvetlerini görüyordu. Ne kadar haklı olduğu bugün anlaşılıyor değil mi?' yorumunu yaptı.

Necmettin Erbakan'ın Türkiye sevdalısı olduğunu ifade eden Malkoç, 'Ama çok şükür o gün darbecilerin engellediği görüş ve fikirleri bugün her alanda uygulanıyor.' dedi.

Kaynak: AA