Partinin “aşırı sağcı” olarak değerlendirilmesi tartışmalara neden olurken, olası bir parti yasağı da yeniden gündemde.
Leipzig Mahkemesi AfD’nin Temyiz Taleplerini Geri Çevirdi
Almanya'nın Leipzig kentinde bulunan Federal İdare Mahkemesi (BVerwG), aşırı sağcı eğilimlerle suçlanan Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yaptığı üç ayrı şikayeti reddetti. ZDF’nin edindiği bilgilere göre, AfD'nin, Anayasayı Koruma Federal Dairesi (BfV) tarafından kendisine yönelik alınan “aşırı sağcı şüpheli vaka” sınıflandırmasına karşı yaptığı itirazlar kabul edilmedi.
Böylece, AfD’nin kendisini siyasi alanda meşru bir aktör olarak konumlandırma çabalarına önemli bir yargı darbesi gelmiş oldu. Şimdi gözler, konuyu ilk derece mahkemesi olarak değerlendirecek olan Köln İdare Mahkemesi'ne çevrildi.
AfD’de Seçmen Kaybı ve Üye Çıkışları Endişesi
AfD cephesinde yargı kararının etkilerine yönelik ciddi kaygılar dile getiriliyor. Parti içerisinde, BfV’nin bu sınıflandırmasının potansiyel seçmenleri caydırabileceği, kamuoyunda olumsuz bir imaj yaratacağı ve partinin destek tabanını zayıflatacağı yönünde endişeler hâkim. Özellikle kamu görevlileri ve memurların partiden uzaklaşma riski, parti içindeki hassasiyeti artırıyor.
Buna ek olarak, sınıflandırma üzerinden yürüyen tartışmaların, AfD’ye yönelik olası bir yasaklama prosedürünü de tetikleyebileceği konuşuluyor. Parti temsilcileri bu ihtimali endişeyle takip ederken, siyasi partiler arasında bu konuda görüş ayrılıkları bulunuyor.
SPD Yasağı Tartışmaya Açtı, Ancak Çoğunluk Yok
AfD’nin kapatılması yönünde en net adım, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) geldi. SPD, Haziran ayında düzenlenen parti kongresinde, AfD’nin yasaklanması yönünde bir sürecin başlatılması için oy birliğiyle karar aldı. Ancak bu kararın hayata geçirilmesi için yeterli siyasi destek henüz oluşmuş değil.
Federal Meclis (Bundestag), Eyalet Temsilciler Meclisi (Bundesrat) ya da Federal Hükümet’in böyle bir süreci resmen başlatma yetkisi bulunuyor. Yine de, nihai karar yalnızca Federal Anayasa Mahkemesi tarafından verilebiliyor. Şu aşamada, hiçbir anayasal organ bu yönde somut bir adım atmış değil.
Siyasi ve Hukuki Süreç Yakından Takip Ediliyor
AfD’ye yönelik gözlemler ve sınıflandırmalar, Almanya’da aşırı sağın yükselişine karşı verilen hukuki ve siyasi mücadelenin bir parçası olarak görülüyor. Partinin itirazlarının mahkemeden döndürülmesi, BfV’nin değerlendirmesinin yargı nezdinde meşru kabul edildiği anlamına gelirken, bu durum partinin imajına ve kamuoyundaki algısına doğrudan yansıyor.
Köln İdare Mahkemesi’nin vereceği karar ve ardından muhtemel bir Anayasa Mahkemesi süreci, Almanya'da siyasal sistemin aşırı sağla mücadelesinde kritik eşikler olarak görülüyor.