BRÜKSEL (AA) - Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Filistin asıllı Fransız milletvekili Rima Hassan, Avrupa ülkelerinde vatandaşların topladığı 1 milyondan fazla imzayla Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı askıya almayı değerlendirmek zorunda kalacağını söyledi.
Girişimin öncülerinden Fransız milletvekili Manon Aubry, Filistin asıllı Fransız milletvekili Hassan ve Portekizli milletvekili Catarina Martins, AB-İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması için başlatılan imza kampanyasının 1 milyonu aşmasının ardından AP'de basın toplantısı düzenledi.
Hassan, söz konusu girişimin AB'nin İsrail ile ilişkilerine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdığını belirterek, 'Bu Avrupa girişimi, AB Komisyonu'nun İsrail tarafından işlenen suçlara artık gözlerini kapatamayacağı anlamına geliyor.' dedi.
AB'nin İsrail'in en büyük ticaret ortağı olduğunu ifade eden Hassan, bu durumun Birliğin politikalarının niteliğini ortaya koyduğunu savundu.
Hassan, Gazze'deki gelişmelerin çok sayıda uluslararası kuruluş, sivil toplum örgütü ve uzman tarafından belgelendiğini kaydederek, 'İsrail, işgal ve sömürgeleştirme temelli bir politika yürütüyor ve bu da etnik temizlik ve apartheid sistemine yol açmıştır.' ifadelerini kullandı.
İsrail'in Filistinlilere yönelik idam cezasını yeniden gündeme getirmesinin 'apartheid'in kurumsallaşmasına yönelik yeni bir adım olduğunu vurgulayan Hassan, Avrupa'da son yıllarda milyonlarca kişinin İsrail'e yönelik 'cezasızlık politikasını' eleştirdiğini ve Avrupa liderlerini uluslararası hukuka uymaya çağırdığını kaydetti.
Hassan, girişimin 'Avrupa için bir başarı ve ilk adım' olduğunu belirterek, Avrupa liderlerine 'tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeleri' çağrısında bulundu.
Rima Hassan, '1 milyon vatandaş olarak, Ortaklık Anlaşması'nın derhal askıya alınmasını ve bu suçların işlenmesinde kullanılan silahların tedarikine yönelik tam bir ambargo uygulanmasını talep ediyoruz.' ifadelerini kullandı.
- Bir 'ilk'
AP'deki Sol grubun eş başkanı Aubry de kısa sürede toplanan imzaların 'demokratik bir başarı' olduğunu belirterek, 'Bu, Avrupa Vatandaş Girişimi (ECI) kapsamında şimdiye kadar en hızlı imza toplanan girişimdir. Sadece üç ayda bu sayıya ulaşıldı.' dedi.
Avrupa vatandaşlarının Filistin'de yaşananlara sessiz kalınmasını kabul etmediğine işaret ederek Aubry, 'Binyamin Netanyahu hükümeti Filistin'de, özellikle Gazze Şeridi'nde eylemlerini sürdürürken bu anlaşmanın askıya alınması acil bir gerekliliktir.' dedi.
Aubry, Ortaklık Anlaşması'nın 2. maddesinin uluslararası hukuka bağlılık şartı içerdiğine dikkati çekerek, İsrail'e yönelik ticari ve ekonomik baskı uygulanmadığı sürece mevcut durumun devam edeceğini belirtti.
- Vatandaşların AB'ye olan 'güveni' zedelenebilir
Portekizli milletvekili Martins de girişimin gücüne işaret ederek, 'Bir milyon imzanın üç ayda toplanması birkaç aktivistin işi değil, Avrupa genelinde insanların savaşı durdurmak istediğini gösteren kitlesel bir harekettir.' dedi.
Martins, bunun Avrupa genelinde güçlü bir iradeyi yansıttığını kaydetti.
Birliğin İsrail ile ticari anlaşma yapan taraf olduğunu hatırlatan Martins, 'Bu anlaşmayı durdurmak AB'nin elindedir ve bu, barış için önemli bir güç anlamına gelir.' diye konuştu.
Martins, 'Eğer Komisyon hukukun üstünlüğüne bağlı kalırsa, yapılması gereken tercih bu ticari anlaşmanın askıya alınmasıdır.' değerlendirmesini yaptı.
AB Komisyonu'nun milyonlarca vatandaşın çağrısını dikkate alması gerektiğini belirten Martins, aksi durumda vatandaşların AB'ye olan güveninin zedelenebileceğini ifade etti.
- AB-İsrail Ortaklık Anlaşması
AB ile İsrail arasında Tel Aviv yönetimine ticari ayrıcalıklar tanıyan Ortaklık Anlaşması, 7 Ekim 2023'ten bu yana artan tepkilerin merkezinde yer alıyor.
Uzun süre kamuoyundan yükselen çağrılara kulak tıkayan AB yönetimi, anlaşmanın askıya alınması taleplerine ancak geçen yıl AB Komisyonu tarafından başlatılan incelemeyle karşılık vermişti.
Hollanda'nın Mayıs 2025'te öncülük ettiği ve Belçika, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Lüksemburg, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve İsveç tarafından desteklenen inceleme neticesinde İsrail'in Gazze'de uluslararası hukuku ihlal ettiği tespit edilse de Brüksel bu bulguları somut bir siyasi iradeye dönüştürememişti.
Aradan geçen 2,5 yılın ardından gündeme gelen sınırlı yaptırımlar ise ateşkes süreci gerekçe gösterilerek rafa kaldırılmıştı.
- 'Doğrudan demokrasi' mekanizması
ECI, teorik olarak AB hukukunda vatandaşlara doğrudan demokratik katılım imkanı tanıyan en etkili mekanizmalardan biri olarak öne çıkıyor.
2012'de yürürlüğe giren düzenlemeye göre, en az 7 üye ülkeden toplanan toplam 1 milyon geçerli imza halinde AB Komisyonu, talebi resmi olarak incelemek zorunda kalıyor.
Bu süreç, Komisyonu doğrudan yasa teklif etmeye mecbur bırakmasa da kurumun konuyla ilgili siyasi tutumunu açıklamasını ve gerekçeli bir yanıt vermesini zorunlu kılıyor.
- Sonraki süreç
13 Ocak'ta başlatılan ECI, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın tamamen askıya alınmasını talep ediyor.
Girişim kapsamında AB Komisyonunun, AB Konseyine anlaşmanın askıya alınmasına yönelik resmi teklif sunması bekleniyor.
İmza kampanyasının sona erdirilmesinin ardından üye ülkelerin imzaların geçerliliğini kontrol etmek için üç aylık süresi olacak. Bu sürecin ardından AB Komisyonunun 6 ay içinde yanıt vermesi gerekecek.





