İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Büyük Çamlıca Camii Külliyesi'nde yer alan İslam Medeniyetleri Müzesi, geleneksel mirasla geleceğin teknolojisini bir araya getiriyor.
Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze, depolardan ilk kez çıkarılan eşsiz eserleri ve gelenekle moderni buluşturan teknolojik altyapısıyla ramazanda ilgi odağı oldu.
Türkiye'nin yanı sıra ve yurt dışından da ziyaretçi alan müzenin envanterinde Hazreti Muhammed'e ait mukaddes emanetlerden Osmanlı dönemine ait el yazması Kur'an-ı Kerimlere, Türk dokuma sanatının nadide örneklerinden bilim ve teknoloji tarihine ışık tutan icatlara kadar paha biçilmez bir koleksiyon yer alıyor.
Geleneksel müzecilik anlayışını modern teknolojiyle harmanlayan merkezde, özellikle dijital kubbe gösterisi büyük ilgi görüyor. İslam mimarisinin estetiğini görsel bir şölene dönüştüren interaktif ekranlar, ziyaretçilere eserlerin hikayesini yakından tanıma fırsatı sunuyor.
Geleneksel sanatlardan hat, tezhip ve ebru alanlarındaki şaheserlerin yer aldığı hüsnühat bölümü, çini sanat eserleri, beratlar, fermanlar ve Türk dokuma sanatına ilişkin koleksiyonlar da müzede ziyaretçileri ağırlıyor.
- 'Camiye gelenler müzemize de büyük iltifat gösteriyor'
Müzenin müdürü Nezih Ertuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada kuruluşundan beri müzenin müdürü olarak görev yaptığını, müze binasının yaklaşık 11 bin metrekare alanda iki kat üzerine kurulduğunu söyledi.
Başta Topkapı ve Dolmabahçe Sarayları ile Arkeoloji Müzeleri olmak üzere özellikle Milli Saraylar bünyesindeki önde gelen müzelerin depolarındaki değerli eserlerin ilk defa burada sergilendiğini vurgulayan Ertuğ, 'Bu değerli eserleri yaklaşık 11 grup altında topluyoruz. En eski eserimiz 6. ve 7. yüzyıldan kalma Şam Evrakı dediğimiz parşömenler üzerine yazılmış kıymetli belgelerden oluşuyor. Memlük dönemine ait bazı kıymetli eserlerimiz var. Tabii ki Osmanlı döneminin çok nadide eserleri yine müzemizde sergileniyor. Son döneme ait özellikle tekstil bazlı malzemeleri de burada sergiliyoruz. Tabii ki İslam Medeniyetleri adı nedeniyle ve Büyük Çamlıca Camisi altında olmamız hasebiyle dini hassasiyete yönelik bazı kıymetli eserleri de müzemizde barındırıyoruz.' dedi.
Ertuğ, Anadolu Yakası'nda kutsal emanetlerin ziyaret edilebildiği tek merkezin İslam Medeniyetleri Müzesi olduğunu belirterek, Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesi'nden 24 saat okunan Kur'an-ı Kerim eşliğinde canlı yayın yaptıklarını söyledi.
Ramazan ayında en yoğun ziyaretçiyi ağırladıklarını kaydeden Ertuğ, şu bilgileri verdi:
'Büyük Çamlıca Camisi içinde bulunmak büyük bir avantaj. Camiye gelen ziyaretçilerimiz müzemize de büyük iltifat gösteriyor. Biz de güzel uygulamalarla ziyaretçilerimize hizmet etmeye devam ediyoruz. Sabah 10.00'da açıyoruz. Cuma ve cumartesi günleri gece 12'ye, diğer günler ise gece 11.00'e kadar müzemizi açık tutarak, teravihten sonra gelen ziyaretçilerimizin de müzemizi gezmesi ve bu kıymetli eserleri görüp, manevi olarak teravih kılmakla aldıkları hazzın devamını ziyaretçilerimize sunuyoruz. Bu da bizim için büyük bir keyif oluyor ve özellikle ziyaretçilerimiz teravih sonrasında da gelerek bu mübarek yeri gezmiş oluyor.'
Nezih Ertuğ, Yavuz Sultan Selim döneminden kalan Hırka-i Saadet'in gümüş muhafazası ile ramazanın 15. günü dağıtılan destimal mendillerinin baskı kalıplarının orijinallerinin de müzede yer aldığını dile getirerek, Topkapı Sarayı'ndaki merasimin kutsal havasının da ziyaretçilere yaşatıldığını aktardı.
- 'Faaliyetimizi üst seviyeye taşımanın mutluluğu içindeyiz'
Osmanlı Padişahlarının savaşa giderken giydiği tılsımlı gömleklerin de müzede görülebildiğine işaret eden Ertuğ, 'Padişahlar için yapılmış özellikle koruyucu özelliği olan bir gömlek. Bu sadece kişinin kendisi için yapılıyor ve özel olarak imal ediliyor. Sadece bunu giyecek şahsın bazı özelliklerine göre bunlar yapılıyor. Bunlarda çok yüksek sanat bulunuyor. Özellikle Kur'an-ı Kerim'den muhafaza duaları, Ayetel Kürsi, Felak, Nas sureleri ve savaşlarda muvaffakiyet için birtakım ayetler, dualar mevcut. Bunlar tabii koleksiyonumuz için çok önemli.' diye konuştu.
Ertuğ, Sultan 2. Mahmud'un el yazması hat levhalarının ve hattat Osmanlı padişahlarının eserlerinin de müzede görülebileceğine işaret ederek, hattat Hasan Çelebi ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan özel bir serginin de ramazanda gezilebildiğini kaydetti.
Müzede gelenekle geleceği harmanladıklarının altını çizen Ertuğ, sözlerini şöyle tamamladı:
'Klasik sergileme vitrinlerimiz var ama özellikle gençlerimize, çocuklarımıza yönelik dijital bazı uygulamalarımız var. Ab-ı Hayat dediğimiz bir enstalasyonumuz var. Dünyaya suyun gelmesiyle birlikte oluşan farklılıklar, değişimler, güzellikler 10 dakikalık dijital performansla gösteriliyor. Aynı zamanda kubbe enstalasyonu dediğimiz, Türkiye'deki 10 büyük caminin kubbeleri ve o 10 büyük camide okunan ezanlar yine burada dijital olarak gösteriliyor. İslam Medeniyetleri Müzesi olarak geleceğe yönelik teknolojileri de müzemizde kullanarak eğitim ve öğretim faaliyetimizi bir üst seviyeye taşımanın mutluluğu içindeyiz.'




