ANTARKTİKA/İSTANBUL (AA) - ŞEBNEM COŞKUN - 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirildi.

Bu yıl TEKNOFEST TÜBİTAK 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında 2025 yılı 4 ana alan birincileri arasında yapılan mülakatlı seçim sonucunda 3 lise öğrencisi, fiziki bilimler kategorisinde 'Türk Bilim Üssü'nde kullanılmak üzere Katabatik Rüzgarlara Dayanıklı Yenilikçi Bir Enerji Kaynağı Modellenmesi' isimli projeyle sefere katıldı.

Öğrenciler Efe Ağlamazlar, Selçuk Emre Çolak ve Ahmet Furkan Gönen, projelerini Beyaz Kıta'da test etme imkanı bulmanın yanı sıra Antarktika'da birçok ülkenin üs ve istasyonlarına yapılan ziyaretlerde yabancı bilim insanlarıyla tanışarak onlara projelerini anlatma imkanı buldu.

TEKNOFEST TÜBİTAK 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması'nda başarılı olan öğrenciler, son 4 yıldır Antarktika'ya gelerek projelerini deneyebiliyor.

Bu dönemde Ulusal Antarktika Bilim Seferleri'ne katılmaya hak kazanan 'Kutup Okyanuslarındaki Mikroplastik Kirliliğini Önlemek İçin Yerli ve Milli Biyoplastik Materyal Üretimi', 'Biogiyim: Doğadan İlham ile Giyilebilir Teknoloji', 'İnsansız Kutup Hava Aracı: Çeşitli Gaz ve İklim Ölçümlerini Yapmak Üzere Araç Üretilmesi ve Milli Kutup Veri Analizi Platformunun Geliştirilmesi' ve 'İnsansız Kutup Hava Aracı: Çeşitli Gaz ve İklim Ölçümlerini Yapmak Üzere Araç Üretilmesi ve Milli Kutup Veri Analizi Platformunun Geliştirilmesi' projeleri, lise öğrencileri tarafından Beyaz Kıta'da uygulandı.

- 'Gelecek nesilleri yetiştiriyoruz ve özellikle Antarktika'da olmalarını çok kıymetli buluyoruz'

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, seferlere son 4 yıldır liseli öğrencilerin dahil olduğunu belirterek şunları söyledi:

'TÜBİTAK tarafından açılan Kutup Bilimleri Proje Çağrısı çerçevesinde ve özellikle 4 kategoriye başvuran takımlarımız bilimsel projelerini yarıştırıyorlar. Canlı bilimleri, fiziki bilimler, yer bilimleri ve sosyal bilimler olmak üzere 4 kategorimiz mevcut. Bu projelere başvuran öğrenciler Türkiye'nin dört bir yanından akademisyenler tarafından projeleri değerlendirildikten sonra finale kalıyorlar ve sonra tabii ki dereceye giriyorlar. Haliyle 4 kategoriden birer birincimiz oluyor. En son bu 4 birinci de kendi aralarında tekrar yarışarak ve bilim heyetine mülakatla yapmak istedikleri çalışmaları aktardıktan sonra içlerinden bir birinci seçiliyor.'

Özsoy, Antarktika'ya ilk gelen liseli öğrencilerin Antalya'dan, ikinci sene Samsun'dan, üçüncü sene ise İstanbul'dan sefere dahil olduklarını dile getirerek, 'Bu sene öğrencilerimizin ikisi Aydın'dan ve biri Ankara'dan olmak üzere 3 öğrencimiz bizlerle, bilim ekibimizle, özellikle Antarktika'da kendi geliştirdikleri ekipmanı test etme şansına sahip oluyor.' dedi.

Sefer kapsamında yapılan yabancı üs ziyaretleri sırasında yanlarında liseli öğrencilerin olduğunu gören bilim insanlarının çok etkilendiğini belirten Özsoy, 'Lise çağında bir projeyle Antarktika'ya gelmek hakikaten çok kıymetli. Gelecek nesilleri yetiştiriyoruz ve özellikle Antarktika'da olmalarını çok kıymetli buluyoruz.' diye konuştu.

Öğrencilerden Selçuk Emre Çolak da ilk proje fikrini, Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlediği 'limitless makers' isimli programda projede yer alan diğer takım arkadaşları Ahmet ve Efe ile oluşturduklarını ve yolcuklarının bu şekilde başladığını ifade etti.

Halka arz olan Gentaş Kimya gelecek 5 yılda çift haneli büyüme hedefliyor
Halka arz olan Gentaş Kimya gelecek 5 yılda çift haneli büyüme hedefliyor
İçeriği Görüntüle

Efe Ağlamazlar, Antarktika'ya ilk indiklerinde buranın toprak yapısının normal toprak yapısından çok farklı olduğunu gördüğünü belirterek, 'Aslında neredeyse hiçbir bitki yetişmiyor ve ilk indiğimde beni bayağı bir şaşırtmıştı bu durum. Günlük hayatımızda etrafta pek çok bitki görüyoruz fakat burası öyle değil. Aynı zamanda çeşitli penguenler görmüştük, bu beni bayağı etkilemişti. Çünkü daha öncesinde herhangi bir penguen görmemiştim ve bazı yerlerde mesela erimeler olduğunu da görmüştüm. Bu aslında iklim değişikliğinin gerçekten gözle görülebilir olduğunu fark etmenizi sağladı.' dedi.

Ahmet Furkan Gönen de projelerine ilişkin bilgi verirken, öncelikle katabatik rüzgarları anlamanın önemli olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:

'Katabatik rüzgarları, Antarktika'da özellikle çok soğuk ve kuru havanın olduğu bir bölgeden nispeten daha sıcak bölgeye doğru akan rüzgarın çok yüksek rüzgara erişmesi, çok yüksek basınçlara ulaşması durumunda oluşuyor. Rüzgarlara da bizim gördüğümüz geleneksel klasik rüzgar türbinleri maalesef yanıt veremiyor. Çünkü bunların dışında ekstra bir yataklama yok, sadece merkezde ve eğer bu türbinleri üretmek istiyorsanız boyut konusunda bazı sıkıntılarınız var. Biz de buna bir çözüm üretmek istedik. Bu rüzgarlara karşı koymak istiyorsanız, havanın veya diğer gaz akışkanlarının hangi yaylarda çok yüksek basınçlarda nasıl kullanıldığını incelemeniz lazım.'

Gönen, jet türbin yapısının elektrik üretmek için kullanıldığını ifade ederek, 'Bu yapı sağlamlık açısından bize artı sağlıyor. Kanat sayısının çok fazla olması, basıncının düzenlenebilir olması, hızını kontrol edebiliyor olmanız, bunlar çok önemli şeyler. Biz de jet ürün yapısını kullanarak katabatik rüzgarlarından elektrik üretecek bir sistem ve rüzgar türbini kurduk. Bu türbin sayesinde çok yüksek hızlardaki rüzgarlardan güzel verim ve elektrik elde edebiliyoruz.' dedi.

Ürettikleri cihazın demo olduğunu ve bunu Antarktika'da test etme imkanı bulduklarını belirterek, 'Tabii ki bu bir son değil, bu bizim Antarktika'ya son gelişimiz olmayacak. Biz bundan sonra projemizin, inşa edilecek Türk Bilim Üssü'müzde oraya uygun bir versiyonunu, oradaki rüzgarlara uygun kanat yapısı vesaire bunların güncellenerek orada uygulanmasını, orada üssümüze enerji sağlayacak kaynaklardan biri olmasını amaçlıyoruz ve inşallah bu planımızı gerçekleştireceğiz.' diye konuştu.

Ahmet Furkan Gönen, projelerinin diğer enerji kaynaklarından farklı avantajlara sahip olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

'Mesela temiz enerji kaynaklarından güneş enerjisine baktığınız zaman bu paneller burada kutup bölgesi olduğu için sürekli gece ve sürekli gündüz durumları oluşuyor. Sürekli gece olan bölgelerde güneş enerjisini kullanamazsınız. Ayrıca dizel jeneratörlere baktığınız zaman da o jeneratörleri kullanamamamız gerektiği bir durum var. Çünkü özellikle böyle korunması gereken bir bölgede siz fosil yakıtlardan enerji elde ediyorsunuz ve çevreye salınım yapıyorsunuz. Kısacası temiz enerjinin de çok daha kullanılabilir bir versiyonu, çok daha verimli versiyonuna çalıştık.'

Kaynak: AA