İZMİR (AA) - İzmir'de HAK-İŞ tarafından 'Türkiye Kadın Buluşmaları'nın ilki gerçekleştirildi.
Balçova'daki otelde düzenlenen toplantıda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, sendika olarak sadece ücret değil insan onuru, aile ve gelecek için de mücadele ettiklerini söyledi.
Emekçilerin sorunlarına çözüm üreten, haklarını güvence altına alan örnek nitelikte toplu iş sözleşmelerine imza attıklarını belirten Kayabaşı, 'Örgütlü toplum, güçlü toplumdur. Örgütlü toplumun en önemli dayanağı olan sendikal örgütlenme, hak aramanın, demokrasinin, sosyal adaletin ve çalışma barışının en güçlü teminatıdır. Bizler, HAK-İŞ olarak, kararlı ve onurlu bir duruşla örgütlenme mücadelesi yürütüyoruz.' dedi.
Kayabaşı, Türkiye'de işçilerin yüzde 14,45'inin sendikalara üye olduğunu, çalışanların yüzde 86'lık kısmının ise olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
'Gerçek anlamda bir iş güvencesinin bulunmaması nedeniyle işçi kardeşlerimiz, bir sendikaya üye olduklarında işten çıkarılma baskısıyla karşı karşıya kalıyorlar. Yetki tespitinin iptaline ilişkin davalarda çoğu zaman somut bir gerekçe olmaksızın itiraz ediliyor, bu davalar uzun yıllar sürüyor ve yetki işlemleri karar kesinleşinceye kadar duruyor. Bu durum, sendikalar olarak örgütlenme gücümüzü ciddi biçimde zayıflatıyor.'
- '7 kentte düzenleyeceğiz'
HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin de her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü büyük katılım ve coşkuyla gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bu yıl yönetim kurulunun aldığı kararla 8 Mart'a giden süreçte Türkiye'nin 7 kentinde 'Türkiye Kadın Buluşmaları' programlarını hayata geçireceklerini belirten Zengin, 'Bugün ilkini İzmir'de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde Van, Gaziantep, Samsun, Trabzon, İstanbul ve Ankara'da programlarımızı gerçekleştireceğiz.' dedi.
Zengin, kentlerde düzenlenen programlarda öğretim üyeleri moderatörlüğünde 10 farklı konuda çalıştaylar yapacaklarını, anket çalışmalarıyla sahadan veriler toplayacaklarını, böylelikle kadın çalışanların karşı karşıya kaldıkları sorunları daha yakından ve somut veriler ışığında ele alacaklarını ifade etti.
HAK-İŞ'in kadın emeğine çok önem verdiğini dile getiren Zengin, güçlü bir toplumun temelinin, güçlü bir aile olduğunu ancak uzun çalışma saatleri, belirsiz mesailer, tükenmişlik ve geçim kaygısının aile hayatını her geçen gün daha fazla zorladığını belirtti.
Zengin, şöyle konuştu:
'Haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesini, kadın ve aile dostu iş yeri uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve doğum ile ebeveynlik haklarının fiilen kullanılabilir hale gelmesini son derece önemsiyoruz. Esnek çalışma, güvencesizliğin değil tam tersine güvencenin ve insan onuruna yakışır bir dengenin aracı olmalıdır. Bu çerçevede 'kadın ve aile dostu iş yeri' yaklaşımını yalnızca kreş ile sınırlamadan, bakım yükünü azaltan hizmetlerin yaygınlaştırılmasını, ebeveynlik haklarının babalar açısından da fiilen kullanılabilir hale getirilmesini ve mesai dışı iletişim dahil iş ile özel hayat arasında net sınırlar konulmasını gerekli görüyoruz.'





