ANKARA (AA) - HAK-İŞ Konfederasyonu ve Suriye Sendikalar Konfederasyonu (GFTU) Ortak Danışma Komitesi Toplantısı gerçekleştirildi.
HAK-İŞ'in genel merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, baskıcı Esed rejiminin Suriye'de özgür bir sendikal harekete izin vermediğini söyledi.
Suriye devriminden hemen sonra HAK-İŞ olarak yeni yönetim ve sendikalarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Arslan, 'Bu temasımızdaki amacımız Suriyeli işçi kardeşlerimizin geleceklerinde kendilerine katkıyı nasıl verebiliriz? Türkiye sendikal hareketinin tecrübelerinden kendilerine nasıl katkı sağlayabiliriz, çabamız vardı. O çerçevede GFTU'nun kongresinin toplanmış olması bizim için çok kıymetliydi.' diye konuştu.
Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin sorunlarıyla uzun zamandır ilgilendiklerini anımsatan Arslan, GFTU ile ortak komiteler kurarak bazı çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
HAK-İŞ'in, GFTU'nun dünyadaki konumunu güçlendirme konusunda ciddi çabalar sarf ettiğini vurgulayan Arslan, 'Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu bünyesindeki kuruluşlarla GFTU'nun demokratik ve şeffaf konfederasyonlarla ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Çünkü Suriye tavrını ve kararlılığını ortaya koymuştur. Demokratik bir cumhuriyet olarak farklılıkları bir arada tutmaya çalışan, farklılıkları ülkenin parçalanması için değil, ülkenin birliği için kıymetli bulan bir yeni yönetim anlayışı var. Bu yeni yönetim anlayışıyla Suriye'de pek çok önemli aşamayı başarıyla geçtik.' değerlendirmesinde bulundu.
- 'İmkanlardan yararlanarak yeni bir Suriye ve Türkiye hedefliyoruz'
İsrail'in bölgeye yönelik saldırılarının Suriye'ye sıçramamasını umduklarını söyleyen Arslan, 'Türkiye'nin güvenliğinin aslında Suriye'nin güvenliğinden başladığının farkındayız. Suriye'nin istikrarsızlığı Türkiye'nin istikrarsızlığıdır. 900 kilometreye yakın sınırımız var. Bu imkanlardan yararlanarak iki devletin, iki halkın refah içerisinde yaşayacağı yeni bir Suriye ve Türkiye hedefliyoruz. Bunun için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin toplantının öncelikli gündemi olduğunu dile getiren Arslan, şöyle devam etti:
'Göç İdaresinden aldığımız resmi rakamlara göre, 2 milyon 300 bin civarında Suriyeli kardeşlerimiz geçici koruma kapsamında Türkiye'de misafir edilmektedir. Devrimden sonra bir dizi Suriye'ye dönüşler oldu. Yaklaşık 750 bin civarında kardeşimiz gönüllü ve onurlu olarak kendi ülkelerine döndüler. Eğer Suriye'deki altyapı oluşturulabilirse, istihdam alanları genişlerse, Türkiye ve Suriye arasında sosyal güvenlik anlaşmaları sağlanır, Türkiye'deki yaptıkları çalışmalardan dolayı haklarını kaybetmeden Suriye'ye dönecek olurlarsa ben inanıyorum ki yine belli sayıdaki Suriyeli kardeşlerimiz kendi topraklarına, vatanlarına dönecekler.'
Yaklaşık 1 milyon Suriyelinin Türkiye'de daimi kalacağını hesapladıklarını belirten Arslan, bu konuda hem hükümetle hem de uluslararası kuruluşlarla görüşmeler yaptıklarını bildirdi.
- 'Suriyelilerin kendi kültürlerini yaşamalarını sağlayacak bir entegrasyondan istiyoruz'
Ülkelerine dönen Suriyelilerin Türkiye'de sahip oldukları haklarını ülkelerinde de devam etmeleri ve kalanların ise entegrasyona tabi tutulması için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Arslan, 'Biz asimilasyon değil, entegrasyon istiyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz kendi kültürlerini, yaşam biçimlerini, inanç değerlerini koruyarak bu topraklarda vatandaşlarımızın haklarına kavuşarak bu ülkede kalabilmelerini sağlayacak bir entegrasyondan bahsediyoruz. Bu hem Türkiye'nin hem Suriye'nin hem de Suriyeli göçmen kardeşlerimizin hayrınadır. Biz bunun mücadelesini veriyoruz.' dedi.
Suriyeli göçmenlerin haklarının korunması için büyük sorumluluk sahibi olduklarını vurgulayan Mahmut Arslan, şunları kaydetti:
'Bu ülkedeki kardeşlerimizin temel haklarını savunmaya, bu haklarıyla ilgili gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına da özellikle destek olmaya devam edeceğiz. İllerdeki toplantılarda HAK-İŞ'in oluşturduğu sunumu tekrar edeceğiz. Sendikalara üye olmanın şartlarını anlatacağız. Sendikalara üye olmanın avantajlarını anlatacağız. Çalışma izniyle çalışmanın gelecekte sağlayacağı büyük avantajları anlatacağız. Özellikle Suriye hükümetiyle Türkiye'nin altyapısını bir an evvel oluşturup sosyal güvenlik antlaşmasını imzalamamız gerekiyor. Sosyal güvenlik antlaşmalarını imzalarsak kayıtlı olarak çalışmış Suriyelilerin kendi ülkelerine gittiklerinde bu ülkedeki çalışma süreleri, ödediği primler ve elde ettikleri bütün kazanımlarını devam ettirme imkanı oluyor. Şu anda Türkiye'de çalışıp 3 yıl, 5 yıl, 10 yıldır çalışma izinleriyle çalışmış kardeşlerimiz Suriye'ye dönmekte endişe ediyor. Çünkü Suriye'ye döndükleri zaman buradaki çalışmalarının hiçbir karşılığı orada karşılanmıyor. Dolayısıyla bir sosyal güvenlik anlaşmasını gerçekleştirirsek Türkiye'den Suriye'ye dönüşler daha da hızlanacaktır.'
- 'Köklü ilişkileri göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı daha da ilerletmek istiyoruz'
Suriye Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkanı Fawaz Al-Ahmad ise Türkiye'de bulunmaktan mutlu olduğunu söyledi.
Türkiye'deki sendikal tecrübenin yeni Suriye'de yerleşmesi yönünde büyük çaba harcadıklarını belirten Al-Ahmad, devrimden sonra binlerce işçiyi istihdam ettiklerini, Esed rejimi döneminde ücretleri verilmeyen bazı işçilere maaş vermeye başladıklarını bildirdi.
Suriye'de birçok alanda çalışma yürüttüklerini belirten Al-Ahmad, 'Konfederasyonunuz varlığını bölgede ve Arap dünyasında gerçekleştirmek istiyor. Suriye ile Türkiye arasında birçok ilişki söz konusu. Bizler bu köklü ilişkileri göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı daha da ilerletmek istiyoruz. Sendikal ilişkilerimiz tarihsel boyutlara sahip. HAK-İŞ'in işçi haklarını muhafaza etme tutumundan faydalanmak istiyoruz.' ifadelerini kullandı.
İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarını kınadığını ifade eden Fawaz Al-Ahmad, bölgedeki konfederasyonlarla bu saldırganlığa karşı ortak duruş sergilemek istediklerini ve her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti.





