İSTANBUL (AA) - FATMANUR DUMAN ARI - İstanbul'da bir camide imam hatip olarak görev yapan Ferhat Kurlu, eşi ve iki kızıyla birlikte geleneksel İslam sanatlarını yaşatıyor.
İstanbul'un Ümraniye ilçesindeki bir camide imam hatip olarak görev yapan Ferhat Kurlu, camideki görevinin yanı sıra hat sanatını icra ediyor.
Bu alanda eğitimler de veren Kurlu, hat sanatında öğrenciler yetiştiriyor.
Ferhat Kurlu'nun eşi Zeynep Kurlu da tezhip sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor.
Hattat Ferhat Kurlu, AA muhabirine, hat sanatına Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde öğrenciyken seçmeli ders alarak başladığını ve 26 yıldır bu işi sürdürdüğünü söyledi.
Camilerdeki hat eserlerinin kalıcı kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını belirten Kurlu, 'Bazı camiler vardır, o camilerin hattatları mimarından daha meşhurdur. Güzel yazıları olan bir cami, mimarı kadar hattatıyla da meşhur oluyor. Sadece şöhret meselesi değil. Allah'ın evlerini süslemek, onun ayetleriyle tezyin etmek, ötelenmiş olan bu kültürü tutup ayağa kaldırmak bizim asli görevimiz. Kendimi Kur'an dükkanının dellalı olarak görüyorum.' diye konuştu.
Hat dersi aldığı hocasının 'Bu sanat meşk edilerek öğrenilir. Senin İstanbul'a gidip Hasan Çelebi hocayı bulman, onunla meşk etmen lazım.' diyerek kendisini yönlendirmesi üzerine bu şehre geldiğini anlatan Kurlu, 'Dünyada İslam sanatlarının, hat sanatının merkezi İstanbul'dur. Dersi, icazeti burada verilir. İstanbul'a gelmeyeni hattat saymazlar. Onun için İstanbul önemlidir.' dedi.
Hat dersi almaya başladığında bir hocasına ne kadar ücret ödeyeceğini sorduğu zaman, 'Bunun ücreti ve zekatı en az 10 kişiye öğretmendir.' şeklinde cevap aldığını aktaran Kurlu, bu geleneği devam ettirerek kendisinin de birçok gence hat sanatını öğrettiğini kaydetti.
Kurlu, gençlerin ruhlarına uygun bir geleneksel sanatla ilgilenmelerinin, karakterlerini geliştirmeleri ve özgüven kazanmaları açısından önemli olduğunu ifade etti.
Geleneksel sanatlarla ilgilenmek isteyenlere Kurlu, şu tavsiyelerde bulundu:
'İlla çok iyi bir hattat olmalarına gerek yok. Kültürel seviyede bile kalsa, mutlaka İslam sanatı kültürü olsun bir kişinin. Bir hoca bulacak, dizinin dibine oturacak ve meşk edecek. İnsanın önce sabrı olacak çünkü bizim sanatlarımız kolay öğrenilen sanatlar değildir. Biraz sabretmeyi, sevmeyi gerektirir. Sevmediğiniz bir şey yapamazsınız, bazen kalemi kırmak istersiniz. Ben meşk ettiğim zamanlarda, 'ya şu kalemi vurup kırayım da bitsin bu çile nedir' dediğim olmuştur. Belki kalemi kırdığım da olmuştur. Şair diyor ya, 'kim görmüş Mecnun'un Leyla'dan bıktığını' diye. Bu öyle bir deliliktir.'
- 'Dijital mecralar insanları birbirinden uzaklaştırdı'
Kurlu, ailesinin kendisinden görerek geleneksel sanatlara ilgi duymaya başladığını belirterek, 'Önce eşim, sonra büyük kızım, sonra küçük kızım, birisi tezhip sanatına, birisi hat sanatını merak ettiler ve meşk etmeye azmettiler. Bu kısa bir süreç değil. En az 10 sene sabırla meşk etmeyi gerektiriyor. Herkes merak ediyor ama herkes sabredip bitiremiyor.' diye konuştu.
Ailecek sanatla ilgilenmenin aile birliğine katkısı olduğunu vurgulayan Kurlu, 'Son zamanlarda aileler birbirinden kopuk yaşıyor. Dijital mecralar, telefonlar, internet o kadar insanları birbirinden uzaklaştırdı ki herkesin bir gündemi, işi, köşesi var evde. Aynı evin içerisinde yaşayıp birbirine yabancı bir sürü insan var. Dolayısıyla biraz fikir, gönül, muhabbet, konu birliği olması açısından bile bir sanatla uğraşmak çok önemli.' ifadelerini kullandı.
- 'Aile bağlarının kuvvetlenmesini sağlıyor'
Hattat Ferhat Kurlu'nun eşi müzehhibe Zeynep Kurlu, bu sanatın eşi ile birlikte hayatına girdiğini, eğitimlerin ardından icazetini aldığını ve 25 yıldır sanatını icra ettiğini söyledi.
Eşinin sanatla ilgilenmesinin aile hayatlarına çok olumlu etkileri olduğunu dile getiren Kurlu, 'İslam sanatları zaten çok feyizli sanatlar olduğu için olumlu etkilerini gördük ailemizde ve çocuklarımızın üzerinde. Bizler bir şey ürettiğimiz için onlar da bu üretmenin ne kadar zevkli olduğunu, bizlerdeki mutluluğunu gördüler. Zaman zaman kendileri de kara kalem çalıştılar, resim yaptılar, yarışmalara katıldılar. Bu da onların özgüvenli bir birey olmalarını sağladı. Aynı masa etrafında toplanıyorsunuz, birlikte bir şeyler paylaşıyorsunuz, fikir alışverişi yapıyorsunuz. Bu da aile bağlarının kuvvetlenmesini sağlıyor.' dedi.
Zeynep Kurlu, 'Geleneksel İslam sanatlarında kadınlar her alanda vardı. 'Aşk olmazsa meşk olmazmış' sözü zannedersem bizim sanatlar için söylenmiş. İstemek lazım, iyi bir hoca dizinde oturup meşk etmek lazım bu sanatı.' şeklinde konuştu
- Çocukları geleneksel sanatların içinde doğdu
Ailenin büyük kızı stajyer avukat Ahsen Zehra Kurlu ise tezhip sanatının içinde doğduğunu belirterek, 'Anne-baba sanatkarken, doğduğunuz evde sanatın icra edildiğini görüyorsunuz. Bu şekilde büyüdüğünüzde sanatın içerisine girmek, sizin için kaçınılmaz bir şey oluyor.' diye konuştu.
Ahsen Zehra Kurlu, 'Ailecek aynı sanatı icra etmemiz, bizim aynı masa etrafında toplandığımızda benzer konuları konuşabilmemizi, benzer münakaşaları, müzakereleri yapmamızı sağladı.' ifadelerini kullandı.
Hukuk fakültesi eğitiminin meslek hayatının bir parçası olduğunu, tezhibin ise kendisi için yalnızca bir meslek değil, büyük bir tutku olduğunu söyleyen Kurlu, iki alanı birlikte yürütmekte zaman zaman zorlansa da sevdiği işlerle uğraşmanın bu süreci kolaylaştırdığını dile getirdi.
Geleneksel İslam sanatlarıyla uğraşmak isteyenlere babasını örnek gösteren Kurlu, 'Kendisi sanatkar bir anne babanın çocuğu olarak büyümedi. Fakat şu an kendi adından çok söz ettiren ve çok fazla eseri bulunan kıymetli bir sanatkar.' değerlendirmesini yaptı.
Ailenin ikinci kızı ilahiyat fakültesi öğrencisi Berra Betül Kurlu da babasından hat sanatı eğitimi aldığını ve doğduğundan beri sanatın içinde olduğunu belirtti.
Kur'an ayetlerinin hat sanatıyla yazımının kendisini çok etkilediğini ifade eden Kurlu, 'Bir ayet yazarken onu anlamak, aynı zamanda onu güzel bir şekilde yazmak beni çok derinden etkiliyor. Bir Kur'an ayetini aktarıyorum. Bir sanattan çok, bir ayeti paylaşmış oluyorum bu da gerçekten manevi anlamda çok iyi hissettiriyor.' diye konuştu.
Berra Betül Kurlu, ailecek sanatla ilgilenmenin ailede bir ekip olmayı öğrettiğini kaydetti.




