TBMM (AA) - Hocalı Katliamı'nın kurbanları Meclis'te düzenlenen programla anıldı.

Konferans Salonu'ndaki anma programında konuşan Türkiye-Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) Başkanı Aygün Attar, yeni katliamlar olmaması için Hocalı Katliamı'nda yaşamını yitirenleri her sene andıklarını, insanlığın katliamlardan ders almasını beklediklerini söyledi.

Attar, siyasi ve askeri olarak çözümlenmiş problemlerin sosyolojik ve insani boyutuyla insanlara acı vermeye devam ettiğini belirterek, kimsenin zorbaca etnik ve dini kimliğiyle başka birisini ortadan kaldırma hayaline kapılmaması gerektiğine dikkati çekti.

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan Savaşı'nda her türlü maddi ve manevi desteği Azerbaycanlı kardeşlerine verdiğini ve bunun her zaman böyle devam edeceğini vurguladı.

Ayrım, Kafkaslar'da kalıcı barışın sağlanması için Ermenistan'ın daha pozitif davranması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

'Şu anki gelişmeler daha iyi. 8 Ağustos'ta Washington'da yapılan anlaşmada Paşinyan ve Aliyev, Trump'ın önünde kalıcı barış için anlaşmayı paraf ettiler. Ancak Azerbaycan'ın bir çekincesi var, bu çok önemli, şu anda Ermenistan Anayasası'nda Azerbaycan topraklarında gözü olan bir madde var. 1990'lı yıllarda bağımsızlık bildirgesindeki o maddeyi aynen getirmiş, aynen anayasalarına koymuşlar, bunu Azerbaycan'ın kabul etmesi mümkün değil, Türkiye'nin de kabul etmesi mümkün değil. Aynı maddede Türkiye'nin 7-8 ilinin Ermenistan'a ait olduğu ifade ediliyor.'

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, görüntü ve fotoğrafların Hocalı'daki katliamın büyüklüğünü ortaya koyduğunu belirterek, adalet arayışlarını dile getirmek için bir araya geldiklerini söyledi.

Akarca, şu ifadeleri kullandı:

'Tarihte yaşanan acı ve hataları tam olarak anlayamazsak benzer trajedilerin tekrarlanması kaçınılmaz olacaktır. O gece Hocalı'da yaşananlar o kadar büyük bir trajedidir ki izleri ve acımız hala tazedir. Bu katliam sadece Azerbaycanlı kardeşlerimize karşı yapılmış bir suç değildir, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.'

- 'Güney Kafkasya'da kalıcı barış, güçlü Azerbaycan ve Türkiye ile mümkün'

MHP Kütahya Milletvekili ve TBMM Azerbaycan Dostluk Grubu üyesi Ahmet Erbaş, 26 Şubat 1992'de Hocalı'da hedef alınanların savunmasız siviller olduğunu aktararak, 613 masumun hunharca katledildiğini belirtti.

Erbaş, Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında bulunduğunu, bunun diplomatik bir tercih değil tarihi ve vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, 'Bizim kardeşliğimiz sözde değil, tarihte, kanda ve kaderde yazılıdır. Hocalı'yı anmak benzer acıların bir daha yaşanmaması için kararlı bir iradeyi ortaya koymaktır. Hocalı'yı anmak, unutmamak ve unutturmamaktır. Bugün Güney Kafkasya'da kalıcı barış konuşuluyorsa bu ancak güçlü bir Azerbaycan ve güçlü bir Türkiye sayesinde mümkün olacaktır.' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dünyanın her yerinde soydaşlardan ve adaletten yana durmaya devam edeceklerini belirterek, 'Yalnızca Azerbaycan'da değil, Türkiye'yi ve dünyamızı ilgilendiren tüm meselelerde ortak bir duruş sergileyebilmeliyiz. Başta Kıbrıs olmak üzere, o duruşumuzun daha da şekilleneceği bir yeni geleceği tesis etmek ellerimizdedir.' ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Hocalı'da planlı ve sistematik soykırım yapıldığını ve bunun vicdanları sarstığını belirterek, Türk'ün bulunduğu her coğrafyada milli birlik ve dayanışmanın hayati bir zaruret olduğunu söyledi.

Türkeş, bu zulmü unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını ifade ederek, meselenin sadece Azerbaycan'ın değil tüm Türk dünyasının meselesi olduğunu belirtti.

Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, acılarla yüzleşmek, acıları tanımak, anlamak ve hatırlatmanın travmayı atlatmanın en önemli yolu olduğunu belirterek, Hocalı'da yaşananların bütün insanlık değerlerine alçak bir saldırı şeklinde yapıldığını söyledi.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, günlük 5 bin kişiye iftar veriyor
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, günlük 5 bin kişiye iftar veriyor
İçeriği Görüntüle

- 'Bu acıyı birlikte anmak, iki kardeş halkın dayanışmasının güçlü bir göstergesi'

Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov 34 yıl önce Azerbaycan'da kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve insanlığa karşı suç işlendiğini, katliam yapıldığını söyledi.

'Küçücük kasabada 613 kişi katledildi. Bunlar sadece Türk ve Müslüman olduğu için katledildi.' diyen Memmedov, bu katliamların bugün de farklı coğrafyalarda devam ettiğini dile getirdi.

Memmedov, etkinliğin bir yas töreni olmadığını, Hocali Katliamı gibi soykırım girişimlerinin gelecekte yaşanmasın diye düzenlendiğini vurguladı.

'Büyük bedel ödediğimiz devleti yaşatmak için, gelecekte milletimizin bu tür katliamları yaşamaması için gayret etmeliyiz.' ifadesini kullanan Memmedov, Kafkasya'ya kalıcı barışın gelmesi gerektiğini belirtti.

Memmedov, şöyle devam etti:

'Bugün bir barış süreci başladı, ne kadar ağrılı da olsa bu süreci tamamlamalıyız. Bu barış ile Kafkasya bir barış yurdu olacaktır. Türkiye'nin önemli bir rolü mevcuttur. Azerbaycan-Türkiye her konuda el ele vermektedir. Kalıcı barışın inşasında Türkiye önemli bir rol oynayacaktır.'

Azerbaycan Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Sabina Aliyeva, Hocalı'nın Azerbaycan halkının tarihi hafızasında silinmez izler bıraktığını, insanlık tarihinin en acı sayfalarından biri şeklinde kayıtlara geçtiğini dile getirdi.

'Hocalı soykırımının yıldönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kardeş Türkiye'de, Ankara'da bu acıyı birlikte anmak, iki kardeş halkın dayanışmasının ve ortak tarihi hafızasının güçlü bir göstergesidir.' diyen Aliyeva, Hocalı'da sivillere karşı işlenen vahşetin, yalnızca bir şehrin trajedisi değil, uluslararası insancıl hukukun ağır şekilde ihlal edildiği ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tarihe geçtiğini vurguladı.

Aliyeva, Hocalı'da yaşananlarla uluslararası hukukun temel normlarının açık şekilde ihlali edildiğini vurgulayarak, Cenevre Sözleşmeleri, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ve diğer uluslararası insan hakları belgelerinin ağır şekilde ihlal edildiğini, yaşam hakkı, kişi dokunulmazlığı ve işkence yasağı gibi en temel hakların vahşice çiğnendiğini hatırlattı.

Hocalı Katliamı'nın sorumlularının belirlenmesi ve adaletin sağlanması amacıyla farklı dönemlerde soruşturmalar yürütüldüğünü, özellikle 1994'te verilen talimatlarla soruşturmanın kapsamlı şekilde sürdürülmesinin sağlandığını hatırlatan Aliyeva, sorumluluğu bulunan kişilerin uluslararası aranmasına rağmen uluslararası toplumun konuya kayıtsız kalması sonucu adaletin geciktiğini belirtti.

Konuşmaların ardından katliamda yaşananlara ilişkin fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi.

Kaynak: AA