İran Büyükelçisi Bahreini, BM'de gazetecilere değerlendirmelerde bulundu:
İran Büyükelçisi Bahreini, BM'de gazetecilere değerlendirmelerde bulundu:
İçeriği Görüntüle

CENEVRE (AA) - Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilciği, Pakistan'ın BM Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilciliği ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) tarafından Birleşmiş Milletler'de (BM), 'Çalınmış Bir Gelecek: İşgal, Savaş ve Uzun Süreli Şiddet Altındaki Gençlik' başlıklı panel düzenlendi.

BM İnsan Hakları Konseyinin 61. Oturumu kapsamında düzenlenen panele, Türkiye'nin BM Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Burak Akçapar, Pakistan'ın BM Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Bilal Ahmad, ICYF Başkanı Taha Ayhan, BM Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal ve diğer davetliler katıldı.

Büyükelçi Akçapar, burada yaptığı konuşmada, böyle bir organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen ICYF'ye teşekkür etti.

Akçapar, 'Bu etkinliğin başlığı retorik değil, gerçeği yansıtıyor. Bugün Gazze'de gençler geleceklerini planlamıyor, hayatta kalmaya çalışıyor. Sokakların tamamı yok oldu, evler enkaz yığınına dönüştü. Üniversiteler sessizliğe büründü. Gençler için bu sadece binaların yıkımı değil, bu, istikrarın, aidiyetin ve umudun kaybı.' dedi.

Gazze'de yaşananların küçümsenemeyeceğini vurgulayan Akçapar, 'Bu soykırım, Gazze'deki insani felaketi derinleştirdi ve Filistin'le sınırlı kalmadı. İsrail'in devam eden saldırganlığı, daha geniş bölgeyi istikrarsızlaştırdı ve uluslararası barış ve güvenliği baltaladı.' ifadelerini kullandı.

Akçapar, ateşkesin daha fazla kan dökülmesini durdurmanın yanı sıra engelsiz insani yardım, erken iyileşme ve anlamlı siyasi katılım için de alan oluşturmak adına elzem olduğunu söyleyerek, işgal altındaki Batı Şeria'daki artan gerilimlerin son derece endişe verici ve yasa dışı yerleşimlerin genişlemesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.

Çalınmış bir geleceğin sadece bir slogan olmadığını belirten Akçapar, 'Bu nesil hayatta kalmaktan daha fazlasını hak ediyor. Onur, istikrar ve barışla tanımlanan bir geleceği hak ediyor.' diye konuştu.

- 'İşgal altındaki Filistin halkı eşsizdir'

Büyükelçi Ahmad, gençlerin durumunu insan hakları perspektifi ve uluslararası hukuk boyutunda ele almanın önemine işaret ederek, Filistin'de yaşanan duruma değindi.

Ahmad, 'İşgal altındaki Filistin halkı eşsizdir. Kamplarda doğan çocuklar, hiç görmedikleri veya hatta ebeveynlerinin bile hiç görmediği köylerinin ve meyve bahçelerinin hikayelerini dinleyerek büyüyor.' dedi.

Gazze'deki soykırımın binaları yıkmasının yanı sıra ufukları da kararttığını söleyen Ahmad, 'Bir zamanlar gelecek hayalleri kuran çocuklar şimdi yetim kardeşlerini beslemek için odun topluyor veya korkunç koşullarda çalışıyor. Bu yetimlerin çoğu soylarının tek hayatta kalanlarıdır.' ifadelerini kullandı.

İsrail'in yasa dışı işgalinin, uluslararası toplum veya işgal altındaki halk tarafından hesap vermeye zorlanması gerektiğinin altını çizen Ahmad, '(İsrail) Her halükarda, çalınan her ufuk için hesap vermeleri gerekir.' diye konuştu.

- 'Toplanan kanıtlar, Gazze'deki ciddi ihlallerin tutarlı bir örüntüsünü yansıttığı sonucuna varıyor'

ICYF Başkanı Ayhan da böyle bir programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, hukuk, etik ve küresel vicdanın kesiştiği noktada benzersiz yer edinmiş bir sivil toplum girişimi olan Gazze Mahkemesinin (Gaza Tribunal) önemine değindi.

Gazze Mahkemesinin 2024'ün sonlarında seçkin uluslararası hukuk uzmanları ve sivil toplum aktörleri tarafından yönetilen uluslararası bir halk mahkemesi olarak kurulduğunu hatırlatan Ayhan, 'Mahkemenin metodolojisi, her biri belirli bir normatif ve delil amacına sahip farklı prosedürel aşamalar üzerinden yapılandırıldı.' dedi.

Ayhan, Gazze Mahkemesi toplantılarının şu ana kadar Londra, Saraybosna ve İstanbul'da gerçekleştiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

'(İstanbul'daki) Bu son oturumda uluslararası hukukçular ve akademisyenlerden oluşan bir panel olan Gazze Mahkemesi Vicdan Jürisi, uzmanlar ve hayatta kalanlar tarafından toplanan olgusal kayıtlara 1948 Soykırım Sözleşmesi, ilave insancıl hukuk ilkeleri ve insan hakları belgelerinden yerleşik normları uygulayarak sistematik bir hukuki inceleme gerçekleştirdi. Toplanan kanıtlar, Gazze'deki sivil nüfusa karşı işlenen ciddi ihlallerin tutarlı bir örüntüsünü yansıttığı sonucuna varan kapsamlı bir yorumlayıcı değerlendirmeydi. Bu ihlaller arasında Mahkemenin soykırım, ekokırım, ev katliamı, okul katliamı, sistematik açlık ve diğer koordineli zararların kavramsal unsurlarıyla yankılanan terimlerle ifade ettiği eylemler de yer alıyor.'

Ayhan, Gazze Mahkemesinin çalışmalarını hukuki ve kavramsal açıdan dikkate değer kılan durumun, esaslı bulguların yanı sıra resmi kurumların siyasi kısıtlamalarla karşılaştığı durumlarda uluslararası normlarla olan usule ilişkin etkileşimi olduğunu vurguladı.

Halk mahkemelerinin resmi yargı sistemlerinin yerini alamayacağını ve bağlayıcı hukuki otorite iddiasında bulunamayacağının altını çizen Ayhan, 'Ancak bunlar, davranış kalıplarını adlandırarak, sınıflandırarak ve uluslararası hukukun yerleşik çerçeveleri içinde konumlandırarak hesap verebilirlik altyapısını güçlendirir. Bu, yaptırım mekanizmalarının siyasi olarak koşullu olduğu kanıtlandığında büyük önem taşır. Gazze Mahkemesi gibi sivillerin öncülüğünde başlatılan girişimlerin varlığı, uluslararası hukukta süregelen bir uygulama açığına acil bir ihtiyaç olarak okunmalı.' ifadelerini kullandı.

Ayhan, ABD-İsrail saldırılarında İran'da öldürülen 150'den fazla çocuk için başsağlığı dileklerini iletti.

- 'Gazze'de Ekim 2023'ten bu yana en az 64 bin çocuk öldürüldü'

BM Raportörü Rajagopal de çatışma bölgelerindeki gençlerin durumunun, bu çağın en acil modern siyasi sorunlarından biri olduğunu belirtti.

Rajagopal, 'Gençler savaştan fiziksel, psikolojik, sosyal ve nesiller arası olarak orantısız şekilde etkileniyorlar. Altyapı çöktüğünde, ekonomiler çöktüğünde, en derin ve uzun süreli etkileri çocuklar ve gençler yaşıyor.' diye konuştu.

ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırıda 150 ila 180 çocuğun öldürülmesine tepki gösteren Rajagopal, 'Herhangi bir çatışmanın ardındaki siyasi ve askeri hesaplamalar ne olursa olsun, okul çocuklarının öldürülmesinin hiçbir gerekçesi olamaz.' dedi.

Rajagopal, Gazze'deki yıkıcı duruma işaret ederek, Ekim 2023'ten bu yana en az 64 bin çocuğun öldürüldüğünü ve çocukların ağır şartlarında ölmeye devam ettiğini dile getirdi.

Toplantıya çevrim içi katılan Gazze Mahkemesi Başkanı ve eski BM Filistin Raportörü Richard Falk ile hukuk profesörü ve eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Hilal Elver de başta Gazze olmak üzere dünya genelinde genç nüfusun karşılaştığı sorunlara değindi.

Kaynak: AA