İSTANBUL (AA) - RÜVEYDA MİNA MERAL/ALİ OSMAN KAYA - Osmanlı padişahı 3. Selim tarafından inşa ettirilen Büyük Selimiye Camisi ve çevresindeki külliye, yalnızca bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda planlı bir şehir tasarımı örneği olarak öne çıkıyor.

Anadolu Ajansının (AA) 'İstanbul'un selatin camileri' isimli dosya haberinin bu bölümünde, 18. yüzyılda Osmanlı barokunun izlerini taşıyan Üsküdar'daki Büyük Selimiye Camisi'nin örnek gösterilen mimari yönü ele alındı.

Temeli 26 Nisan 1802'de atılıp 5 Nisan 1805'te ibadete açılan caminin kitabesinde yapı 'mücessem bir nur' olarak tanımlanıyor.

Cami, muvakkithane, sıbyan mektebi, hünkar mahfili, abdest odası ile müezzin ve kayyımlar için talimhane odalarıyla birlikte inşa edildi.

Selimiye Camisi, Osmanlı baroku olarak adlandırılan üslubun karakteristik yapılarından biri kabul edilirken bazı detaylarda empire üslubunun etkileri de görülüyor.

Kare planlı, 15x15 metre ölçülerindeki tek kubbeli merkezi mekan, beş sıra penceresi, deniz kabuğu motifleri ve kartuş süslemeleriyle dikkati çekerken mihrabı ve minberi mermer işçiliğinin incelikli örneklerini yansıtıyor.

Ana mekanı üç yönden saran kuşak yazıda Fetih Suresi yer alıyor. Bu tercih, 3. Selim'in fetih ruhunu yeniden canlandırma iradesiyle ilişkilendiriliyor.

- Geleneksel sultan külliyelerinden farklı

3. Selim tarafından Üsküdar'daki Kavak Sarayı arazisinde yaptırılan cami ve külliye, binalarının çeşitliliği ve kapsamıyla geleneksel sultan külliyelerinden ayrılıyor.

Tamamı 3. Selim'in şahsi servetiyle inşa ettirilen külliyede caminin yanı sıra mektep, Nakşibend zaviyesi, darüttıbaa, hamam, 97 dükkan, 10 mesken, meşruta, dört çeşme, kerestehane, mumhane, boyacı ve iplik ağartma atölyeleri, sandalcılar hanları, pınar esnafı hanı ve francala fırını gibi çok sayıda birimi barındırıyordu.

Külliyeyi mimarlık ve şehircilik tarihi açısından önemli kılan unsur ise birbirini dik kesen sokaklarıyla planlanmış bir yerleşim alanı olarak göze çarpıyor.

Selimiye yerleşimi, Osmanlı padişahı 3. Selim'in reform programı Nizam-ı Cedid'in şehir ölçeğindeki simgesi olarak değerlendiriliyor.

Bölge, cami çevresinde sosyal merkez, Harem İskelesi çevresinde tekstil üretim alanı ve konut bölgeleri şeklinde tasarlanıyor.

3. Selim'in reformcu kimliğini yansıtan yapı topluluğu, Üsküdar silüetinde tarihsel ve mimari değerini korumayı sürdürüyor.

- Büyük Selimiye Camisi ve şehir planı

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Efdaluddin Kılıç, AA muhabirine, caminin mimari dokusunu, hat ve işlemelerini, şehir planına etkisini ve süsleme anlayışını anlattı.

Aynı zamanda hattat olan Kılıç, Büyük Selimiye Camisi'nin 3. Selim tarafından 1805'te yaptırıldığını, bulunduğu bölgeyi yeniden oluşturmak, yeni bir şehir kurmak için yerleşiminin çok etkili bir şekilde tasarlandığını söyledi.

Caminin çok çeşitli yapılarının olduğunu belirten Kılıç, 'Bunların bir kısmı camiyi desteklemek üzere yapılmış. Osmanlı döneminde çok önemli bir işletmeler grubunun Selimiye Camisi'yle beraber tasarlandığını ve kullandığını görüyoruz. Burada tekstil atölyeleri, aynı zamanda hamamı, sıbyan mektebi, kütüphanesi ve muvakkithanesi de var.' dedi.

Yağışlar Antalya'da şelale ve akarsuların debisini artırdı
Yağışlar Antalya'da şelale ve akarsuların debisini artırdı
İçeriği Görüntüle

Kılıç, hamam haricinde camiye gelir için inşa edilen yapıların önemli bir kısmının bugün kalmadığını kaydederek, bunun bir vesika ve tarihi bir hatıra olarak ifade edilebileceğini belirtti.

3. Selim'in yaptırdığı bu camide hünkar mahfilinin dışarıdan buraya eklemlenmiş bir şekilde olduğunu dile getiren Kılıç, 'Caminin içerisinde bir geçiş var. Fakat dışarıdan baktığımızda genelde camilerde görmeye alışık olduğumuz o simetrik yapıyı bozan bir karakterde eklenilmiş durumda. Bir de muvakkithane olarak kullanıldığı ifade edilen, daha bağımsız gibi duran fakat bir şekilde bağlantı elemanlarıyla, yapıyla alakalı bir başka birim var. Bunlar da artık fonksiyonunu icra etmiyorlar. Yani muvakkithanenin yapması gereken işleri personeliyle ve ekipmanıyla orada göremiyoruz.' diye konuştu.

Kılıç, caminin içerisinde son dönem Osmanlı mimari anlayışına uygun bezemelerin olduğunu, mihrabında, minberinde, baskı üstünde ve dikkati çekici kabartmalı mermer işçiliklerinde Avrupai tarzda çizgilerin hakim olduğunu anlattı.

Büyük Selimiye Camisi'nin süsleme anlayışının Osmanlı Baroku olduğuna dikkati çeken Kılıç, 'Barok, Batı tarzı süsleme anlayışı, renk, biçim ve desen repertuarı olarak Osmanlı'da bazı dönemlerde çok öne çıkmış. Fakat bu da Osmanlı toplumunun bir gerçeği. İçerisinde Müslüm ve gayrimüslim unsurların bir arada yaşadığı herhangi bir moda, herhangi bir akım, herhangi bir anlayış bir döneme hakimse ona karşı da kayıtsız kalamadığı bir Osmanlı dünyası bu. Bu mimariye de günlük hayattaki sivil hayata da yansıyabiliyor.' ifadelerini kullandı.

Kılıç, caminin dışarıdan bakıldığında dikkati çekmeyen ancak mimari olarak bahsedilen su depolarının olduğunu söyledi.

Yangınlara karşı bir tedbir ve su sıkıntısı olabilecek dönemlerde ihtiyacı gidermek üzere eskiden beri su sarnıçları veya depolarda su muhafaza edildiğini aktaran Kılıç, Selimiye Kışlası'nın 3. Selim zamanında ve sonrasında Nizam-ı Cedid yapısının yeni bir yapılanma ve teşkilatlanma gibi oluşturulduğunu belirtti.

Kılıç, 'Kışlaya yakınlık dolayısıyla da şehit düşmüş askeri personelin cenaze merasimlerinin yine Büyük Selimiye Camisi'nde yapılması geleneği var. Günümüzde hala zaman zaman şehitlerin burada hem dini hem de askeri törenle yapıldığına şahit olabiliyoruz.' dedi.

Fetih Suresi okumak üzere bazı cami görevlilerinin vazifelendirildiğinin anlatıldığını dile getiren Kılıç, caminin içerisinde de Fetih Sureli kuşak yazısının yer aldığını belirtti.

- 'Hattatlardan Çarşambalı Arif'in camide yazıları yer alıyor'

Caminin dışına konumlandırılan hünkar mahfilinin çok bezeli olmasına işaret eden Kılıç, şunları kaydetti:

'Daha kontrollü bir şekilde İbrahim Hakkı Konyalı Kütüphanesi'ne tahsis edilmiş durumda. Camilerin de tabii ki sadece ibadet için değil, hayatın içerisinde her bakımdan insanlara dokunan, çeşitli ihtiyaçlarını karşılayan müesseseler olarak değerlendirilmesine imkan veren bir durum bu. Sıbyan mektebi diye bahsedilen yerin bir zaman galiba karakol olarak bile kullanıldığı biliniyor ama sonrasında halk kütüphanesi olarak ilme hizmet etmek üzere değerlendirildiğini görüyoruz. Bir de bu caminin kubbesinde, sonraki bir dönemde eklenmiş olarak İsmail Hakkı Altunbezer'in İhlas Suresi var. Ayrıca hattatlardan Çarşambalı Arif'in camide yazıları yer alıyor.'

Kaynak: AA