İSTANBUL (AA) - ÖZLEM LİMON - Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı'nın 2025 seçkisi, 25 Nisan'da Karaköy Palas'ta sanatseverlerle buluşacak.
Mart 2025'te başlatılan program kapsamında farklı disiplinlerden 25 proje üretimi, 'ArtıKÜME 2025' seçkisi çatısı altında ilk kez bir araya getirilecek.
Seçki, çağdaş ve geleneksel sanat pratiklerini buluşturarak disiplinler arası bir sergi deneyimi sunmayı hedefliyor. Eserler, sanatın dönüştürücü gücünden hareketle güncel toplumsal meselelere farklı perspektifler getiriyor.
- '300 kadar proje başvurusu oldu'
KÜME Vakfı Kültür Sanat Koordinatörü Ali Ulvi Mıhoğlu, AA muhabirine, Karaköy Palas'ın geçici bir sergi yerine kalıcı bir kültür sanat ekosistemi olarak konumlandırıldığını söyledi.
Karaköy Palas'ın İstanbul'un merkezinde, kültür, sanat ve ticaretin tam orta yerinde yer aldığını belirten Mıhoğlu, 'Burası ikonik binalardan bir tanesi. 1910'larda yapılmış Art Nouveau denilen akımın sanat tarihi bakımından önemli temsilcilerinden olan bir binanın içerisindeyiz. Kendince süslemeleri var. Binanın yapısal özellikleri dolayısıyla gösterilecek kısımları var. Bunun dışında bir restorasyon süreci geçirmedi bina. Toplum olarak beraber karar verip bunun içerisine girilsin çıkılsın, kapısı vatandaşa kapanmasın hayalini kuruyoruz. Bu anlamda bizim için burada bir sanat etkinliği yapmak oldukça heyecan verici.' dedi.
Mıhoğlu, serginin bağımsız sanat üreticilerine 'Fırsatınız olsaydı ne yapmak isterdiniz?' sorusu yöneltilerek ortaya çıktığını vurgulayarak, 'Onlar 'Bir fırsatımız olsaydı şunu yapmak isterdik.' şeklinde cevap verdi. 300 kadar proje başvurusu oldu. 30 kadar sanatçının dahil olduğu 25 proje sergilenecek. ArtıKÜME sanat desteklerinin içerisinde 15-16 disiplinde sanat var. Dolayısıyla burada izleyicilerimiz tiyatro, konser ve çeşitli performans sanatı işleri de görecek. Bir serginin yanında aslında burası yaşayan bir kültür mekanına dönüşecek.' diye konuştu.
Türkiye'de kültür sanat verisini topladıkları ODAK projesinin lansmanı ve hikayesini anlatan serginin de açılacağına işaret eden Mıhoğlu, şöyle devam etti:
'Bu etkinlikleri gerçekleştirecek sanatçılar kendi projelerini nasıl yaptıklarını, niye böyle bir şeyi hayal ettiklerini bu süreç içerisinde sunacak, izleyiciyle paylaşacak, anlatacak. Bu bir başlangıç diye düşünüyoruz. Bundan sonra her zaman Karaköy Palas'ta kesintisiz sanat olsun. İnsanlık mevcut sistemleri içerisinde bir yere sıkışmış. Biz öyle hissediyor ve öyle görüyoruz. Kümülatif olarak insanlık medeniyeti bunu değiştirecektir diye düşünüyoruz. Bu değişimin öncüsü estetiğin, fikirlerin, düşüncenin çıkabileceği, doğabileceği, konuşabileceği bir mekan olarak milletimizin hizmetinde olsun hayali kuruyoruz.'
- 'Kültür Medeniyet Vakfının dahil olma halini anlatıyor'
ArtıKÜME Küratörü Murat Kösemen, İstanbul'un tam göbeğinde yer alan Karaköy Palas'ın 1910'da İtalyan mimar tarafından yapıldığına dikkati çekti.
Binanın sergi çalışmalarını yürütürken küratöryel açıdan zorlamadığının altını çizen Kösemen, 'ArtıKÜME, sanat desteği olarak zaten kendi ifadesinin ve diğer sanat desteklerinin dışında bir seçkiye sahip. Aslında buradaki sergi sadece ArtıKÜME sanat desteklerinin sonuçlarından bir tanesi. Biz bu destekleri verirken, burada bu sergiyi yapmak amacıyla yola çıkmadık, sanatçıların kendilerini daha iyi ifade edebilmelerine yönelik bir çalışma başlattık.' dedi.
Kösemen, ODAK'ın Türkiye'deki bütün verilerin göz önüne alındığı, incelenebildiği bir yapı olduğunu dile getirerek, 'Bunun da içerisinde yer alması bizi coşkuya getirdi açıkçası. Çünkü saydığımız sanat üretimlerinin ne olduğunu da göstermiş olduk burada.' görüşünü paylaştı.
Bir yıl önce duyuruya çıktıklarında yaklaşık 300'ün üzerinde proje başvurusu aldıklarını ve 25'ine destek verdiklerini bildiren Kösemen, şunları kaydetti:
'Burada aslında izleyicilerin dikkat etmesi gereken nokta, eserin kendisinin nasıl üretildiği değil, bu destekle birlikte üretim sürecinin nasıl şekillendiği. Aslında sonuç, gördüğümüz neticede önemli değil. Burada ArtıKÜME, üretim sürecine Kültür Medeniyet Vakfının dahil olma halini anlatıyor. Biz burada o işi nasıl yapıyoruz ve işin neresinde duruyoruz, bunu anlatmak için söylediğimiz bir şeydi. Biz serginin adını 'Mümkün' olarak belirledik.'
Kösemen, 25 sanatçının disiplinlerinin birbirinden çok farklı olduğunun altını çizerek, 'Hepsinin tek tek ne olduğunu söylemek biraz zor olabilir. Yaklaşık yüzde 60 plastik sanatlar, yüzde 30'una yakın da görsel sanatlar. Bir tiyatro var, bir konser var. Bu inanılmaz bir şey. Çığır açtı bence. Bu sergi, görenler için eminim ki her şeyi çok daha kolay algılayacağı ve içerisinde yer almak isteyeceği bir şeye dönüşecektir.' açıklamasını yaptı.
- Karaköy Palas kültür sanat alanına kazandırılıyor
KÜME tarafından yeniden işlevlendirilen Karaköy Palas, İstanbul'un kültür sanat hayatına kazandırılan yeni merkezlerden biri olacak.
Beyoğlu Karaköy'de konumlanan yapı, sanat galerileri ve bağımsız üretim alanlarının yoğunlaştığı bölgede yer alıyor.
Açılış programı, KÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren'in katılımıyla gerçekleştirilecek.
Program kapsamında ArtıKÜME 2025 seçkisinin yanı sıra KÜME'nin veri temelli kültür sanat projesi olan ODAK da tanıtılacak.
- ODAK projesi kültürel hafızaya odaklanıyor
ODAK projesi, Türkiye genelinde kültür sanat alanında üretilen etkinlikleri sistematik biçimde kayıt altına almayı amaçlıyor. Farklı kaynaklara dağılmış veriyi bir araya getirerek bütüncül ve sürdürülebilir bir kültürel hafıza oluşturmayı hedefleyen proje, sergiyle birlikte somut bir anlatıya dönüştürülüyor.
Tanıtım sergisinde, kültür sanat verisinin kaostan düzene dönüşüm süreci mekansal bir kurgu üzerinden ziyaretçilere sunulacak. Projenin basılı çıktısı olan 'ODAK 2025' kitabı da sergide yer alacak.
Lansmanın ardından Karaköy Palas'taki sergiler, 26 Nisan itibarıyla ziyaretçilere açılacak.
ArtıKÜME 2025 seçkisi ve ODAK sergisi, izleyicilere hem sanatsal üretimi hem de bu üretimin veri altyapısını aynı çatı altında deneyimleme imkanı sunacak.





