İSTANBUL (AA) - ÖZLEM LİMON - Tarihçi ve içerik üreticisi Nisa Atik, tarihi ilgi çekici hikayelere dönüştürerek farklı yaş gruplarından izleyicilere ulaşıyor.

Sosyal medyada tarih ve sanat içerikleri üreten Atik, kariyer yolculuğunu, tarihi ilgi çekici hale getirme yöntemlerini, çocuk kitabı yazarlığına geçişini ve tarih merakını canlı tutmaya ilişkin düşüncelerini AA muhabirine anlattı.

Atik, sanat ve tarihin kendisi için başlangıçta ayrı alanlar olduğunu dile getirdi.

Çocukluğunda resme yeteneği olduğunu ve uzun süre ressam olmayı hedeflediğini, ardından tasarıma yöneldiğini aktaran Atik, 11. sınıfa geldiğinde ise eğitim sektörüne ilgi duymaya başladığını ve tarihçi olmaya karar verdiğini ifade etti.

- 'Ailemizin tarihine dair hikayeler dinleyerek büyüdüm'

Tarihe ilgisinin aile geçmişine dayandığını belirten Atik, 'Ben küçüklüğümden beri dedemden kendi ailemizin tarihine dair hikayeler dinleyerek büyüdüm. O yüzden zaten tarihi seviyordum. Hem dinlemeyi hem araştırmayı çok seviyordum. Sonrasında tarihçilik mesleğini kendime kariyer olarak seçtim.' ifadesini kullandı.

Nisa Atik, içerik üretirken konu seçiminde hangi tepkiyi alacağını düşündüğünü vurgulayarak, 'Özellikle 'Takipçilerimi ya da henüz beni keşfetmemiş insanları nasıl şaşırtabilirim? Acaba bu konuyu hangi açıdan anlatırsam daha da merak edip araştırmaya sevk edebilirim?' bunu düşünüyorum. İlk önce konunun benim merakımı celbetmesi gerekiyor tabii ki. Ben konuyu görüp de heyecanlandığımda sonrasında daha çok takipçilerimin vereceği tepkileri düşünerek heyecanlanıyorum. Böyle büyük bir keyifle hazırlıyorum içeriklerimi.' dedi.

Atölyeye çevirdiği evinin garajında eşiyle atık kumaşları kilime dönüştürüyor
Atölyeye çevirdiği evinin garajında eşiyle atık kumaşları kilime dönüştürüyor
İçeriği Görüntüle

Tarih deyince insanların aklına genelde sıkıcı konuların geldiğine işaret eden Atik, şunları kaydetti:

'Ben de olabildiğince herkese hitap edebilecek konular seçmeye çalışıyorum. Konu çok dikkat çekici değilse bile onun içindeki detayı yakalayıp o detay üzerinden daha ilgi çekici hale getirmeye çalışıyorum. İçerik üretmek zor. Özellikle kısa içerikler üretmenin şöyle bir zorluğu var. İnsanların dikkat süresi çok kısa artık ve ekranı kaydırıp geçmemeleri için olabildiğince ilgi çekici bir şekilde anlatmak zorundasınız. Çünkü gerçekten çok emek vermiş de olsanız, konu çok güzel de olsa siz o ilk birkaç saniyede dikkati çekemiyorsanız bütün emeğiniz boşa gitmiş oluyor. Konu çok sıkıcı bir konu bile olsa çok farklı, çok keyifli bir hale gelebiliyor böyle baktığın zaman.'

- 'Tarihi çok sıkıcı bulanlar bile 'Acaba ne anlatıyor?' deyip dinliyorlar'

Atik, gündemi takip ederek ve güncel olayları tarihi bilgilerle harmanlayarak içerik ürettiğinin altını çizerek, 'Son zamanlarda özellikle tarihi diziler çok seviliyor. Çok hayranları var tarihi dizilerin. Ben de bir tarihçi olarak, o dizilerdeki ilgi çekici sahneleri yakalayıp o sahneler üzerinden 'Acaba bu sahne gerçek mi, değil mi? Eğer değilse doğrusu nasıl?' diye araştırma yapıyorum ve o sahne üzerinden bir tarih anlatımı yapıyorum. Böylece tarihi çok sıkıcı bulan insanlar bile acaba ne anlatıyor deyip dinliyor ve merak ediyor.' diye konuştu.

Tarihin sadece savaşlar veya fetihlerden ibaret olmadığına değinen Atik, 'Tarihin çok çeşitli alanı var. Modanın, ekonominin, kültürün tarihi var. Sadece orada neyin sizin ilginizi çektiğini bulmanız gerekiyor. Tabii ki ben içerik üretici olarak, insanların genelinin ilgisini çekebilecek konular seçmeye çalışıyorum.' sözlerini sarf etti.

Nisa Atik, sosyal medya anlatıcılığından çocuk kitabı yazarlığına keyifli bir geçiş yaptığını kaydederek, daha önce özel eğitim sektöründe ortaokul öğrencilerine ders verdiği için bu yaş grubuyla iletişiminin güçlü olduğunu dile getirdi.

Okul söyleşilerinde çok güzel tepkiler aldığını hatırlatan Atik, 'Özellikle küçük yaş grubundaki çocukların sevgisi çok başka. Benim enerjimi çok fazla yükseltiyor, açıkçası beni daha fazla yazmaya teşvik ediyor diyebilirim. İkinci kitabımın imzasını attık. Umuyorum ki devamı gelecek. Hem yetişkin çocukluk kitapları için hem de çocuk kitapları için bolca yazmayı düşünüyorum.' dedi.

- 'Çok yönlü insanların hayatını araştırmaktan büyük keyif alıyorum'

Atik, 'Mekanik Mucizeler Dükkanı' adlı ilk kitabında Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa eserinin çalınması olayı üzerinden sanat tarihinde bir yolculuğu anlattığını söyledi.

Çok yönlü insanlarla ilgilenmeyi çok sevdiğini aktaran Atik, 'Özellikle Leonardo da Vinci'nin hayatından örnek verecek olursam kendisi çok yönlü bir insan. Bir ressam ama aynı zamanda mucit, mühendis, mimar diyebiliriz. Onun hayatına dair en çok dikkatimi çeken şey, bu kadar çok farklı alanı tek bir bedenle birleştirmiş. Çok şaşırıyorum. Özellikle çok yönlü insanların hayatını araştırmaktan büyük keyif alıyorum. Gençlere de kesinlikle bunu tavsiye ediyorum. Çok yönlü olmak bence her açıdan insana çok büyük katkılar sağlayan bir özellik.' ifadesine yer verdi.

Atik, hikayelerin çıkış sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

'Mesela bir kitabı okuyorum. Kitabı okurken orada bir isim görüyorum. Acaba 'Bu kimmiş?' diyorum. Dipnotuna bakıyorum. O dipnottan bir kaynak buluyorum. O kaynaktaki makaleyi inceliyorum. Orada bir belgesel izliyorum. Konu konuyu açıyor aslında. Benim çalışmalarım böyle çıkıyor. Mesela bir filmde tarihi bir olaya gönderme yapılıyor. 'Acaba böyle mi olmuş?' deyip kendim de araştırıyorum. Zaten içeriklerimin konsepti de böyle ortaya çıktı. Bazen etrafımdaki insanlar soruyor. Bir diziden bir sahne görüyorlar. 'Ya sence böyle bir insan bunu söylemiş olabilir mi?' Ben de 'Bir araştırayım' diyorum. Aslında böyle çıkıyor. '

İnsanların merak duygusunu hiç kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan Atik, mutlaka tutkularını keşfetmeleri ve merak duygusunun peşinden sonuna kadar gitmeleri tavsiyesinde bulundu.

Atik, araştırmaları sırasında bulduğu en ilginç bilginin Antik Mısır'da hamilelik testi olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

'Detaylarını araştırdığımda da 1960'lı yıllarda olması lazım, bir tıp dergisinde bir makale yayımlanıyor. Bu papirüs yaprağında yazan bilgileri bir deney olarak incelemişler ve gerçekten de ilk önce hamile olduğundan şüphelenen, bir hamile kadından, bir de hamile olmayan kadından bir de erkekten idrar örneği almışlar ve arpa ve buğday üzerinde bu deneyi yapmışlar ve gerçekten de hamile kadınların idrarının bu tahılları daha hızlı çimlendirdiğini fark etmişler. Düşünsenize binlerce yıl öncesinden gebelik testinin yöntemini bulmuşlar ve gerçekten de doğru.'

Kaynak: AA