İSTANBUL (AA) - ÜMİT AKSOY - Ressam Mehmet Ali Doğan, son dönem 'Karışık İşler' üst başlıklı eserlerinden hazırladığı 'Zamana Karşı Tezler' sergisini sanatseverlerle buluşturdu.

Zeytinburnu Kültür Sanat'ta açılan sergiye dair AA muhabirine açıklamada bulunan Doğan, ​​​​​​​7 yıllık bir çalışma sonucunda böyle bir sergi açtığını ve seçki kapsamında farklı zamanlarda üretilmiş resimlerin bir araya getirildiğini söyledi.

Doğan, ilk olarak 'Şamanik Örselenmiş Ruhlar' adlı bir seri üretmeye başladığını dile getirerek, 'Bu çalışmalarım, Şaman kültüründen başlayarak, Selçuklu ve Osmanlı'dan bugüne kadar gelen süreçte, insanların bedenlerine ve ruhlarına aldığı darbelerin onlarda bıraktığı izler ve deformasyonlara odaklandığım bir çalışmayı ele alıyor.' dedi.

- 'İnsanlar, dünyaya sanki 'ölü bir dikiş yapar' gibi sınırlar çiziyorlar'

'Şamanik Örselenmiş Ruhlar' serisinin odağında aynı zamanda sınır ve sınırlama kavramlarının yer aldığına işaret eden Doğan, 'İnsanlar, dünyaya sanki 'ölü bir dikiş yapar' gibi sınırlar çiziyorlar. Bunu fark etmek benim için çok önemli bir noktaydı. Dolayısıyla sergimiz, örselenme ve sınır gibi iki önemli kavram üzerine kurulu eserlerin bir araya gelişini anlatıyor.' diye konuştu.

Sanatın dijital hafızası İVA Sanat, 400'den fazla sanatçıyı aynı platformda buluşturuyor
Sanatın dijital hafızası İVA Sanat, 400'den fazla sanatçıyı aynı platformda buluşturuyor
İçeriği Görüntüle

Doğan, sınır ve sınırlama kavramlarının insanın yeryüzündeki varlık mücadelesinin bir hikayesi olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Sınırlanmış alanlar dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin, tıpkı şu andaki süreçte olduğu gibi dünyaya dikişler atarak yüzeyleri bölüp yeniden inşa etmeyi anlatıyor. Söz konusu sınırlamalarla ve inşa edişlerle örneğin bir kültür, diğer kültürü boğuyor ya da ona çeşitli darbeler vuruyor. Bu tam olarak hegemonik boyutta işleyen bir süreci anlatmaktadır. Bütün bu müdahaleler ise insan ruhundan çeşitli deformasyonlar ve bozulmalara yol açmaktadır. Ben de eserlerimde bu bozulma süreçlerine odaklanıyorum ve bunların bizlerde bıraktığı yaraların izlerini takip etmeye gayret ediyorum.'

Dünya üzerinde yaşanan ve insanları etkileyen olayların yansımalarının da eserlerinde görülebileceğini söyleyen Mehmet Ali Doğan, şunları kaydetti:

'Dünyanın farklı bölgelerinde, Gazze'den İran'a, Epstein olayından katledilmiş çocuklara kadar fazlasıyla bozucu olaylar oluyor. Ben de bu olaylara bir 'direnç' olarak eserlerimi ortaya koyuyorum. Bu bir bakıma, zamanı büken, ona karşı direnen, onunla mücadele eden bir anlama denk düşüyor. Geçmişten bugüne gelen süreçte farklı katmanlarda yaşadığımız sıkıntılar var. Ne yazık ki çok büyük acımasızlıklara şahitlik ediyoruz. Bir kültürün bir diğerini yok etmeye çalıştığı zamanlardan geçiyoruz. Ben de eserlerimde bu ortaya çıkış anına, onun zamanına karşı bir pozisyon almaya ve onu karşı durmaya çalışıyorum.'

- 'Sergideki figüratif dil, sabit bir varlık olma halini reddeder'

Küratör Mehmet Lütfi Şen ise sanatın özgün ve sürekli yenilenen bir deneyim olduğunu belirterek, 'Sanatla kurulan ilişki, insanı bir kitlenin parçası olmaktan çıkarıp birey olmaya, kısacası kendisi olmaya imkan tanır. Günümüzde süreklilik duygusunun yerini belirsizliğe, sınırların yerini geçiciliğe, coğrafyanın yerini ise sürekli yeniden yazılan yüzeylere bıraktığı bir dönemde sanatın önemi daha da artmıştır. Ressam dostum Mehmet Ali Doğan'ın son dönem eserlerinden hazırladığımız 'Zamana Karşı Tezler' sergisi, zamanın akışına kapılmak yerine ona karşı direnme fikrini merkezine alıyor.' ifadelerini kullandı.

Serginin iki temel görsel dil arasında kurulan gerilim üzerinden okunabileceğinin altını çizen Şen, şu görüşleri paylaştı:

'Bir yanda deformasyona uğramış figürler, diğer yanda keskin, hesaplı ve geometrik yüzeyler var. Bu iki alan, yalnızca biçimsel bir karşıtlık değil, tam da çağımızın ontolojik geriliminin görsel karşılığıdır. Sergideki figüratif dil, sabit bir varlık olma halini reddeder. Bedenler titreşir, bükülür, daralır, sanki görünmeyen bir ağırlığı sırtlanmış gibidirler. Bu deformasyon, estetik bir tercih değil, çağdaş insanın maruz kaldığı sürekli kriz halinin beden üzerindeki izidir.'

Şen, serginin bir şey hikaye etmekten çok yeni bir yüzey açmaya odaklandığı yorumunu yaparak, 'Bu yüzeyde bedenler ve geometri, kaos ve düzen, kırılma ve kontrol aynı anda var oluyor. İzleyici, bu gerilim alanına seyirci kalamıyor, tam tersine kendi varoluşu için konum alma zorunluğu hissediyor. Çünkü bu sergi, dışarıdan izlenen seyirlik bir dünya değil, içinde yaşamak zorunda kaldığımız gerçekliğin ta kendisi. Sonuç olarak burada karşılaştığımız şey, zamana ait bir temsil değil, zamana karşı direnen bir izdir.' şeklinde konuştu.

Mehmet Ali Doğan'ın sanat pratiğine dair de Şen, 'Bu sergi, kısaca Ressam Doğan'ın uzun yıllara yayılan yaratım disiplininin, yeniden insan kalmaya odaklanmış yeni manifestosudur.' ifadesini kullandı.

Sergi, 7 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek.

Kaynak: AA