İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - Mehmet Akif Ersoy Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Doç. Dr. Hicaz Zencirkıran Ağuş, son dönemde acil servise kalp krizi nedeniyle başvuran 30-35 yaş aralığındaki hastaların daha sık görülmeye başlandığını belirterek, bu artışta madde kullanımı, sigara ve alkol tüketimindeki yükselişin yanı sıra sağlıksız beslenme, paketli gıda tüketimi ve enerji içeceklerinin etkili olduğunu kaydetti.

Trabzon'da 'Türkiye Ormancılık Yarışmaları' başladı
Trabzon'da 'Türkiye Ormancılık Yarışmaları' başladı
İçeriği Görüntüle

Ağuş, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de ölümlerin en sık nedeninin kalp damar sistemi hastalıkları olduğunu söyledi.

TÜİK 2024 verilerine göre, Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 36'sının kalp damar sistemi hastalıkları nedeniyle olduğunu belirten Ağuş, bunların arasında en büyük alt grubun yaklaşık yüzde 42'lik oranla kalp damar tıkanıklığı olduğunu, her yıl yaklaşık 200 bin insanın kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Ağuş, Kalp Sağlığı Haftası'nın toplumda farkındalık oluşturma açısından önemli olduğunu vurgulayarak, erken davranmanın daha kaliteli bir yaşam sürmeyi sağladığını ve hayat kurtardığını ifade etti.

Son yıllarda kalp krizi yaşının düştüğünü dile getiren Ağuş, 'Son zamanlarda acil servimize 30-35 yaşlarında kalp kriziyle başvuran hastaları daha sıklıkla görmekteyiz. Bunun nedenleri arasında madde kullanımı, artan sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, paketli gıdalar ve enerji içecekleri yer alıyor.' diye konuştu.

Ağuş, kalp sağlığını korumak için tansiyon, şeker ve kolesterolün kontrol altında tutulması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

'Haftada 4-5 gün, yarım saat 45 dakika toplamda 150 dakika olacak şekilde tempolu yürüyüş yapmamız gerekiyor. Bunun yanında haftada 2 kere 'direnç egzersizi' dediğimiz ağırlık kaldırma eklemeliyiz. Kalp sağlığı açısından sigara ve alkolün bırakılması gerekli. Gece vakti 7 saat uyuyacak şekilde uyku düzenine dikkat edilmeli. Beslenme kalp sağlığı açısından çok önemli. Sağlıklı beslenmede meyve sebze ağırlıklı, haftada 1-2 kere balığı öğünümüze eklemek, yağı karbonhidratı azaltmak, yiyeceklerimizi alırken paketli gıdalardan, içinde katkı olan gıdalardan da uzak durmak gerekir. Sigaranın bir tanesi bile zararlıdır. Sigarayı kesinlikle bırakmalıyız.'

- 'Çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk, ödem, bayılma kalp hastalığının habercisi olabilir'

Doç. Dr. Ağuş, diyabet, genetik yatkınlık ve sigara kullanımının birlikte olması halinde kalp krizi riskinin daha da arttığını belirterek, kalp krizinde stres ve yoğun yaşam temposunun da etkili olduğunu söyledi.

Kolesterole ne kadar maruz kalınırsa damarlarda plak oluşumunun o kadar arttığını vurgulayan Ağuş, bu durumlarda tedavi uygulanması gerektiğini ve kolesterol seviyelerinin düşük tutulmasının önemli olduğunu kaydetti.

Ağuş, kalp krizinin çok şiddetli bir ağrıya sebep olduğunu kaydederek, 'Kalp krizi geçiren hasta göğüs üzerinde baskı, sanki mengene ile sıkıştırılmış gibi bir ağrı hisseder. Ayrıca sırtta da ağrı olabilir, sol kola, bazen çeneye yayılabilir. Kalbin alt duvarını ilgilendiren kalp krizlerinde üst karın bölgesinde mide ağrısı gibi bir ağrıyla da gelebiliyor. Damar tıkanıklığı varsa hasta yürürken baskı şeklinde ağrı hissedebilir, durunca dinlenince bu geçer. Çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk, ödem, bayılma kalp hastalığının habercisi olabilir.' ifadelerini kullandı.

Yaştan bağımsız ve şikayeti olan kişilerin kalp doktoruna gözükmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ağuş, şunları kaydetti:

'Risk faktörlerini içeren ya da kendini rahat hissetmeyen, şikayetleri olan hastaların genç yaşta da olsa mutlaka kardiyoloji polikliniğine gitmesi gerekiyor. Kalp krizleri artık daha da erken görülmekte. Nadiren hiçbir risk faktörü olmayan hastada da erken yaşta kalp krizi görebiliyoruz. Erken yaşta, 40 yaşlarından önce eğer hastanın diyabeti varsa, genetiği varsa daha da önce kalp doktoruna başvurmalarını öneriyorum. Kalp hastalıklarının yüzde 80'i önlenebilir ve kendi kontrolümüzdedir. Bunun için erken önlem almak daha kaliteli bir yaşam sürmemizi sağlar ve hayat kurtarır.'

Ağuş, kalp krizinin Kovid-19 aşısıyla bir bağlantısı olmadığını vurgulayarak, Kovid-19 enfeksiyonunun görüldüğü dönemlerde pıhtılaşma eğiliminin artırdığını, bu süreçte kalp krizi ve 'miyokardit' olarak adlandırılan kalp kası iltihabında artış gözlendiğini belirtti.

Bu durumun enfeksiyonun kendisinden kaynaklandığını ifade eden Ağuş, Kovid-19 aşılarının ise kalp krizini artırmadığını, aksine yapılan çalışmalarda pıhtı ve kalp krizi riskini azalttığının ortaya konulduğunu, bu nedenle söz konusu durumun aşıyla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA