İSTANBUL (AA) - ÖZLEM LİMON - Anadolu Yakası'nın kültür, sanat ve eğlence merkezlerinden DasDas, Haldun Taner'in 'Sersem Kocanın Kurnaz Karısı' adlı eserini yeni sezonda seyirciyle buluşturuyor.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Mumcu, Kayseri'de '62. Kütüphane Haftası' programında konuştu:
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Mumcu, Kayseri'de '62. Kütüphane Haftası' programında konuştu:
İçeriği Görüntüle

Sezonda sınırlı sayıda, 10 özel temsille izleyici karşısına çıkacak eser prömiyerin ardından izleyiciyle buluşmaya devam edecek.

Oyunun kadrosunda Aydın Şentürk, Ayşegül Aydın, Birol Tezcan, Burak Tamdoğan, Didem Balçın, Mert Fırat, Özge Fışkın, Özgün Aydın ve Taner Rumeli yer alıyor.

Haldun Taner'in tiyatro tarihine ışık tutan eseri, 'oyun içinde oyun' tekniğiyle Türk tiyatrosunun geçirdiği dönüşümü sahneye taşıyor. Eser, gelenek ile modern tiyatro anlayışı arasındaki gerilimi mizahi bir dille ele alırken, seyirciye eğlenceli bir anlatım sunuyor.

Oyunun yönetmenliğini Kadir Çevik üstlenirken, dramaturgluğunu Birol Tezcan yapıyor. Işık tasarımı Ersin Yaşar'a ait olan eserin dekor tasarımı Kadir Çevik ve Ersin Yaşar tarafından hazırlandı. Koreografi Pınar Ataer, müzik düzenlemesi Persenk, kostüm tasarımı ise Yelda İşlekel imzası taşıyor.

- '20 yıl önce okulumuzdan mezun olurken oynamıştık'

Oyuncu Taner Rumeli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunun hazırlık aşamasının oldukça keyifli geçtiğini belirterek, 'Biz bunu aşağı yukarı aynı ekip 20 yıl önce okulumuzdan mezun olurken oynamıştık. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi tiyatro bölümü oyunculuk ana sanat dalı mezunuyuz. Sadece 3 arkadaşımız daha önce oyunda oynamamıştı. Onların da çoğu bizim okuldan. Bu bakımdan bir kere bambaşka bir heyecan, hem bir nostalji hem 20 yıl sonra bir araya gelmenin verdiği müthiş bir keyif var. (Oyun) Bizim kendi kişisel tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası.' dedi.

Rumeli, oyunun Türk tiyatrosunun Tanzimat'tan Cumhuriyet'in başlangıcına kadar geçirdiği evreleri anlatan çok katmanlı bir eser olduğunu dile getirerek, 'Hepimiz gerçek yaşamış insanları oynuyoruz. Sorumluluğumuz çok yüksek. Hem o sorumlulukla hareket etmeye hem de modern bir yorumla bunu anlatmaya çalıştık. 20 yıl öncesinde başka bir yorumumuz vardı. Bugün başka bir yorumumuz var.' diye konuştu.

Seyircilere de bir mesaj veren Rumeli, 'Hep beraber tiyatroyu yaşatmaya, hep beraber üretmeye, hep beraber yeniye doğru gitmeye devam edelim istiyorum. Bizi yalnız bırakmayın.' ifadesini kullandı.

- 'Savaşların gölgesinde sanat üretmeye, sanatı var etmeye seyircimizle devam ediyoruz'

Oyuncu Mert Fırat, oyunun Haldun Taner'in önemli eserlerinden biri olduğuna işaret ederek, metnin Türk tiyatrosunun gelişimine ışık tutan, sahneleme teknikleri ve farklı türlere dair zengin göndermeler içeren değerli bir yapıt olduğu görüşünü paylaştı.

Oyunun yeniden sahnelenmesinin Haldun Taner'in vefatının 40. yılında ona bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu dile getiren Fırat, aynı zamanda oyunun geçmişten gelen kültürel mirasın bugün de seyirci ve sanatçılar tarafından yaşatılması gerektiğini hatırlattığını söyledi.

Fırat, tiyatro sahnesinin fiziksel olarak küçük ya da basit bir alan olsa bile, üzerine çıkan herkesin eşit olduğu bir yer olduğuna dikkati çekerek, 'Dünyanın bu sert gündemine rağmen savaşların, pandemilerin, depremlerin arka arkaya olduğu, büyük ekonomik krizlerin içinde boğuştuğu, gıdaya erişim konusunda bile eşitsizliğin çok zor olduğu bir dünya düzeninde bizler de savaşların gölgesinde sanat üretmeye, sanatı var etmeye seyircimizle devam ediyoruz.' dedi.

- 'Çalışması çok zor olan bir oyun'

Oyuncu Didem Balçın ise 'Sersem Kocanın Kurnaz Karısı'nın geleneksel Türk tiyatrosu ile modern yaklaşımları bir araya getiren önemli eser olduğu yorumunu yaparak, 'Oyunda, melodramla başlayan, sonra farsla devam eden, daha sonra da tuluatla biten bir süreci izliyoruz. Tiyatrocuların, bir kumpanya süreci var. O yüzden de seyirci için, o süreci görmenin keyfi daha başka bir şekilde olacak. Çok özel bir oyun.' değerlendirmesinde bulundu.

Oyunun üç farklı dönemden gelen konuşma ve hareket tarzlarını barındırdığı için çalışmasının zorlu olduğunu aktaran Balçın, 'Çok keyifli olduğu için kolay gözüken ama çalışması çok zor olan bir oyun. Bu oyunun oynandığı dönem, kadınların ilk defa sahneye çıkmaya başladığı dönem. O yüzden de çok özel.' görüşlerini paylaştı.

Balçın, sahnede cinsiyet ayrımından ziyade insan olarak var olmanın önemine vurgu yaparak, tiyatronun özgürlük alanı sunduğunu ve özellikle kadınlar için zorluklar barındırsa da bu engellerin aşılabileceğini ifade etti.

Tiyatronun varlığının seyirciye bağlı olduğunu belirten Balçın, 'Seyirciye öyle bir şey sunmalıyız, seyircinin bakış açısını öyle açmalıyız ki 'bundan sonra ben bir oyuna daha gitmeliyim' demeli, diyebilmeli. Tiyatro çok hassas bir şey. İyi olması, seyircinin beğenisi, en önemli kıstas. Bunun için savaşıyoruz, bunun için uğraşıyoruz.' şeklinde konuştu.

Oyun, 9 ve 10 Nisan'da DasDas'ta izleyiciyle buluşacak.

Kaynak: AA