İSTANBUL (AA) - Sunucu ve televizyon programcısı Beyazıt Öztürk'ün, 'Şey' adlı heykel projesiyle havalimanında unutulan eşyalardan oluşturduğu 'Şeyler' sergisi, İGA ART çatısı altında İstanbul Havalimanı'nda sanatseverlerle buluştu.
İGA Dış Hatlar Terminali'nde bulunan İGA ART Galeri'deki serginin açılışında konuşan Öztürk, güzel sanatlar fakültesi seramik bölümü mezunu olduğunu, televizyon programları nedeniyle sanat çalışmalarına bir süre ara vermek zorunda kaldığını anlattı.
Son 6-7 yılda bir iki sergisinin daha olduğunu, bunun da en önemli sergileri arasında yer aldığını dile getiren Öztürk, 'Şey' heykeli ve 'Şeyler' sergisini kurgularken konveyör bantlarından geçip gidenlerin değil, orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüğünü ve onları başrol oyuncusu yaptığını belirtti.
Öztürk, 'Şeyler' sergisine ilişkin, 'Havalimanının bir köşesinde şu anda birileri ağlıyor, birileri ayrılıyor, birileri kavuşuyor. Bu duygulara eşyalar da şahitlik ediyor. Dolayısıyla bu eşyalar üzerinden havalimanını anlatmaya çalıştım.' dedi.
Uzun yıllar halkla buluşma yerinin televizyonlar olduğunu aktaran Öztürk, 'Ama benim hikayem aslında plastik sanatlarla başladı. Bu benim sessiz yanımdı. Şimdi, İGA İstanbul Havalimanı gibi binlerce hikayenin kesiştiği bir yerde o sessizliği bozmak çok heyecan verici.' ifadelerini kullandı.
Öztürk, sergide Ekvator'dan gelen yolcunun tekerlekli sandalyesi, Vietnam'dan gelen birinin biberonu gibi çok sayıda unutulan eşya bulunduğunu sözlerine ekledi.
- 'İGA ART çatısı altında sergilenen çalışmalar binlerce yolcuya kısa bir sükunet anı armağan ediyor'
İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA Üst Yöneticisi (CEO) Selahattin Bilgen, sergi çalışmaları sayesinde Beyazıt Öztürk'ün farklı yönlerini tanıma fırsatı bulduğunu söyledi.
İstanbul Havalimanının dünyanın bir buluşma noktası haline geldiğini, dünyada en fazla noktaya uçuş yapılan havalimanı konumunda olduğunu vurgulayan Bilgen, havalimanının buluşma noktası olma özelliğini sanatın evrensel diliyle buluşturmak istediklerini dile getirdi.
Bilgen, günlük yaşamda hareketin gün geçtikçe arttığını kaydederek, 'Öztürk'ün eserleri izleyiciyi yavaşlamaya, bakmaya ve hatırlamaya davet ediyor. 'Unutulan nesneler yok olmaz, yalnızca yer değiştirir.' düşüncesi, havalimanlarının ruhuyla güçlü bir bağ kuruyor.' ifadelerini kullandı.
İGA ART'ın sanatı hayatın tam merkezine taşıma hedefiyle şekillendiğini ve her gün binlerce yolcuya kısa bir sükunet anı armağan etmeyi amaçladığını belirten Bilgen, şöyle devam etti:
'Televizyoncu kimliğiyle geniş kitlelerin hayatına dokunan Beyazıt Öztürk, sanatçı kimliğinin çok yönlülüğüyle İstanbul Havalimanı'nda yeni bir eseriyle karşımıza çıkıyor. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Öztürk, bagaj konveyörünü bozarak bizi yavaşlamaya, durup bakmaya ve hatırlamaya davet ediyor. İstanbul Havalimanı için sanat, yalnızca müzelerde ya da belirli çevrelerde değil, hayatın tam merkezinde var olmalı. İGA ART sanatçılara mekan sağlamının ötesinde onlara özgürlük tanıyan, disiplinler arası üretimi teşvik eden, genç sanatçılara alan açan bir yapıdır. Bugün de bu vizyonun çok kıymetli bir örneğine ev sahipliği yapıyoruz. Anadolu'nun kültürel belleğini, İstanbul'un çok katmanlı kimliğini ve evrensel sanat dilini, dünyanın dört bir yanından gelen yolcularla buluşturmayı çok önemsiyoruz. İGA ART çatısı altında sergilenen bu çalışmalar da her gün bu terminalden geçen binlerce yolcuya, kısa bir sükunet anı armağan ediyor.'
İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Gülveli Kaya, Beyazıt Öztürk'ün heykel atölyesine girmesi ve kendiliğinden bir üretim disipliniyle eserlerini hazırlamasının başlı başına bir sanatçı duruşu olduğunu ifade ederek, bunun sanatın bilinirliği ve yaygınlaştırılması açısından fırsat olduğunu kaydetti.
- Sergi hakkında
Küratörlüğünü İGA ART Yürütme Kurulu Üyesi Marcus Graf'ın üstlendiği proje, yolculuğun fiziksel olduğu kadar düşünsel ve sanatsal bir deneyim de olabileceğini hatırlatıyor.
Yıllar boyunca televizyon ekranlarından izleyicilerle buluşan Beyazıt Öztürk, bu kez 'sessiz yanı' olarak tanımladığı heykel ve seramik pratiğiyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Öztürk, uzun yıllar sürdürdüğü plastik sanatlar üretimini, İstanbul Havalimanı'nda binlerce insanın yollarının kesiştiği bir mekanda görünür kılıyor.
Serginin merkezinde yer alan 'Şey' adlı heykel, havalimanlarının çoğu zaman fark edilmeyen unsurlarından olan bagaj konveyörünü odağına alıyor ve biçimsel olarak havalimanı içindeki yürüyüş rotalarını kesintisiz bir çizgiye dönüştürüyor. Mekanda düğümlenerek kıvrılan bu çizgi, parmağa bağlanan bir hatırlatma düğümünün büyütülmüş halini çağrıştırıyor.
İGA ART çatısı altında hayata geçirilen 'Şey' heykeli daimi olarak ziyaret edilebilecekken, 'Şeyler' sergisi ise nisan ayına kadar ziyarete açık olacak.




