İSTANBUL (AA) - Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026'nın ilk günü düzenlenen panellerin ardından sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, 'Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı' temasıyla Beşiktaş'ta bir otelde gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) kapsamında, 'Meşruiyet ve Güven Bunalımı: Uluslararası Düzene Yönelik Algılar' başlıklı panel düzenlendi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, panelde yaptığı konuşmada, uluslararası sistemde derin bir meşruiyet ve güven krizi yaşandığını, uluslararası hukukun güçlü aktörlerce çıkarlar doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının ve hangi normların dışarıda bırakıldığının tartışıldığını söyledi.

Mevcut durumun yalnızca bir güvenlik kriziyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yüksel, aynı zamanda daha geniş bir uluslararası düzen krizinden bahsedildiğini ifade etti.

Uluslararası düzen ve uluslararası hukukun gücü sınırlama kapasitesinin hala geçerli olup olmadığının sorgulandığını belirten Yüksel, son 80 yılda küresel sistemin çok taraflılık, hukukun üstünlüğü ve ortak değerlere dayalı Birleşmiş Milletler (BM) modeli üzerine kurulduğunu ifade etti.

Yüksel, egemenlerin eşitliği ve çatışmaların barışçıl çözümü gibi ilkelerin evrensel düzeyde kabul görmesine rağmen bugün bu çerçevenin ciddi biçimde aşındığını, sürecin merkezinde bir meşruiyet ve güven krizinin yer aldığını belirtti.

Kurallara dayalı sistemin, işlevini büyük ölçüde yitirdiğini ifade eden Yüksel, uluslararası düzenin ancak kuralların istikrarlı ve tarafsız biçimde uygulanmasıyla sürdürülebileceğini kaydetti.

Yüksel, geçmişte güçlü ülkelerin dahi kural ihlallerini gerekçelendirme ihtiyacı duyduğunu ancak bugün uluslararası hukukun büyük ölçüde araçsallaştırıldığını söyledi.

BM Güvenlik Konseyinin veto yapısının kolektif güvenlik sisteminin etkinliğini zayıflattığını belirten Yüksel, bu durumun BM'nin gelişmelere verdiği tepkilerin sahadaki gerçekliği yansıtmamasına yol açtığını söyledi.

'44. İsmail Dümbüllü Ödülü' Binnur Kaya'ya verildi
'44. İsmail Dümbüllü Ödülü' Binnur Kaya'ya verildi
İçeriği Görüntüle

- 'Burada bir gecikme söz konusu değil, burada bir başarısızlık söz konusu'

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' yaklaşımının yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına değil, uluslararası düzenin meşruiyetine yönelik daha geniş bir eleştiri içerdiğini ve daha adil temsil ile daha hakkaniyetli bir dünya düzeni çağrısı anlamı taşıdığını dile getirdi.

Yüksel, şöyle konuştu:

'Daha görünür bir örnek vermek gerekirse, Gazze'de iki yıldır devam eden düzenli korkunç saldırılar. 72 binden fazla kişinin katledildiği, on binlerce insanın da yaralandığı bir saldırıda bunu gördük. Uluslararası toplumun zamanında, efektif ve bunu caydıracak şekilde hareket edemediğini gördük. Bu konuda açık olmamız gerekiyor. Hepimizin hemfikir olması lazım. Burada bir gecikme söz konusu değil. Burada bir başarısızlık söz konusu. Yaşananların sürekliliği ve ölçeğine baktığımızda Filistinlilerin yaşadığı hak ihlalleri, normalin çok ötesine geçen, uluslararası, insan hakları hukukunun çok ötesine geçen şeylerle tabii ki soykırım.'

Birleşmiş Milletler şartı ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca uluslararası toplumun soykırımı önleme ve failleri cezalandırma konusunda açık bir yasal yükümlülüğü bulunduğunu vurgulayan Yüksel, bu sürecin siyasi değil, bağlayıcı hukuki bir sorumluluk olduğunu ve yaşanan her gecikmenin uluslararası sistem açısından daha derin ve geri döndürülemez zararlar doğurduğunu söyledi.

Yüksel, Mescid-i Aksa'nın kapatılması ve yasa dışı yerleşimlerin yayılması gibi örneklerin de insan hakları, uluslararası hukuk ve soykırımı yasaklayan normlara aykırı olduğunu belirterek 'Şimdi de İran'a karşı yapılan saldırılar var İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından. Müzakereler devam ederken yapılan bir saldırıdan bahsediyoruz. Bu da güven konusuna yine çok büyük bir hasar verilmesine sebep oldu. Kurumsal güvenilirlik konusunda büyük sorunlara yol açan bir girişim.' diye konuştu.

Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Yüksel, bunun ciddi bir küresel enerji krizine yol açabileceğini öngördüklerini ifade ederek, Körfez ülkelerinde yaşananların yalnızca bölgesel değil, daha geniş çaplı bir soruna işaret ettiğini vurguladı.

Yüksel, mevcut dönemde çözümün yeni kurallar koymak değil, var olan kuralların istikrarlı ve eşit biçimde uygulanması olduğunu kaydederek, söylemden ziyade uygulamaya, çifte standart yerine ise kalite ve eşitliğe ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Kritik bir dönem içinde olduklarını belirten Yüksel, uluslararası hukukun yeniden bağlayıcı şekilde tesis edilmesi ile kuralların güce göre uygulandığı bir düzene teslimiyet arasında bir yol ayrımında bulunulduğunu, aksi halde uluslararası sistemin çöküşünün gündeme geleceğini aktardı.

- 'Küresel Yönetişimde Yeni Normal: Krizlerin Sürekliliği' paneli

Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş ise zirve kapsamında düzenlenen 'Küresel Yönetişimde Yeni Normal: Krizlerin Sürekliliği' panelinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savaş ve kriz bölgelerinde insanlık adına öne çıkan hatta bu alanda öne çıkan tek ülke olma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Çevrelerine baktıklarında bunu çok net gördüklerini vurgulayan Çetintaş, bu bağlamda yapılan çalışmaları takdirle karşılamak gerektiğini belirtti.

Çetintaş, ülkelerin her alanda dayanıklı olması gerektiğini ifade ederek 'Sağlık konusu hepimiz yaşadık, kocaman bir pandemi sürecinden çıktık. Dünya ülkelerinin bu süreçte ne kadar başarısız olduğunu, Dünya Sağlık Örgütünün ne kadar başarısız olduğunu gördük ama ülkemiz sağlık sistemimiz gerçekten hem insanımızı korumaya yönelik tedbirleri çok iyi bir şekilde ele almıştı hem de gerçekten süreçte insanların tedavi imkanları ücretsiz olarak gerçekleşmişti. Bu anlamda hem pandeminin yaygınlığı önlenmiş hem tedavi imkanları artırılmıştı.' diye konuştu.

Siyasi alanın yeniden tanımlandığı bu süreçte, Ukrayna'nın adaptasyon başarısının öne çıkarıldığını ancak dış desteklerin de bilindiğini belirten Çetintaş, söylenenlere duyulan güvenin zayıflamasının, krizin önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Çetintaş, 'Devletlerin kendi güçlerini korumadan bir başka devlete destek olmaları, yardımcı olmaları çok mümkün değil. Yeni bir küresel yönetişim bağlamında küresel STK'lerin öne çıkması tavsiye ediliyor olsa da aslında bunun çok da kolay, çok inandırıcı, çok da samimi bir süreç olmadığını biliyoruz.' ifadelerini kullandı.

- 'Türkiye burada önemli aktörlerden biri olacak'

Krizlerin sürekliliğini önlemek için devletlerin kendi çekirdek alanlarında güçlü olması ve sivil toplum kuruluşlarının amaçları ile şeffaflıklarının net biçimde ortaya konması gerektiğini ifade eden Çetintaş, şunları söyledi:

'Bir de şöyle bir realite var, bunu da gözden uzak tutmamak lazım. Dünyada, küresel dünya kuzeyden güneye doğru göç ediyor. Yani Hindistan gibi, Çin gibi, Brezilya gibi ülkelerin öne çıktığı gelişmiş 7 yerine, gelişmiş 20'nin hakim olduğu ve artık kural koyucuların da G-20 ülkeleri olduğunu zihnimizden çıkarmamamız gerekir. Bence Türkiye de burada önemli aktörlerden biri olacak. Batı sorgulamaya başladı ama bu sorgulamanın yeni normlarla doldurulması gerekiyor.'

- Stratcom Zirvesi'nin ilk gününde 6 panel düzenlendi

Stratcom Zirvesi'nin ilk günü, 'Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi', 'Arabuluculuk Sürecinde Aktörler ve Lider Diplomasisi', 'Dijital İletişim Ekosisteminde Küresel Kamuoyunun Dönüşümü', 'Meşruiyet ve Güven Bunalımı: Uluslararası Düzene Yönelik Algılar', 'İklim Diplomasisinde Yeni Öncelikler' ve 'Küresel Yönetişimde Yeni Normal: Krizlerin Sürekliliği' başlıklı panellerle tamamlandı.

Zirve, yarın da panellerle devam edecek.

Kaynak: AA