MUĞLA (AA) - DURMUŞ GENÇ - OSMAN AKÇA - Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti'nde eğitimlerinin bir bölümünü sahada uygulamalı olarak geçiren öğrenciler, kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserleri taş atölyesinde restore ederek kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, 'gladyatörler kenti' olarak bilinmesinin yanı sıra dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de büyük önem taşıyor.
Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, antik kentte kazı ve restorasyon çalışmalarının yıl boyu sürdüğünü söyledi.
Kazı yapılmayan dönemlerde kapalı alanlarda restorasyon çalışmalarına devam ettiklerini belirten Söğüt, restorasyon atölyesinde yaklaşık 5 tona kadar ağırlıktaki taş eserlerin vinç yardımıyla taşınarak onarıldığını ifade etti.
Söğüt, bu yıl başlatılan yeni uygulama kapsamında Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı öğrencilerinin eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan kazı alanında uygulamalı olarak gerçekleştirdiğini belirtti.
- Restorasyon ve kazıda uygulamalı eğitim
Öğrencilerin 15'er günlük periyotlarla farklı birimlerde çalışarak kazı ve restorasyon sürecinin tüm aşamalarını yerinde öğrendiğini anlatan Söğüt, 'Buraya gelen öğrenciler bir buluntunun araziden çıkarılmasından çizimine, bilgisayar ortamına aktarılmasından temizliğine ve restorasyonuna kadar tüm aşamaları uygulamalı olarak görüyor. Mekanik ve kimyasal temizlik işlemleri, kırılmış blokların birleştirilmesi gibi süreçlerin tamamını deneyimleme fırsatı buluyorlar.' ifadelerini kullandı.
Restorasyon çalışmalarında farklı uzmanlık alanlarının bulunduğunu dile getiren Söğüt, bazı öğrencilerin mozaik, bazılarının fresk, taş veya çizim alanına ilgi duyduğunu, öğrencilerin zamanla ilgi duydukları alanlarda uzmanlaşabildiğini kaydetti.
Söğüt, öğrencilerin sahada kazandıkları deneyimin meslek hayatları açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, 'Buradan ayrıldıklarında başka bir kazıya gittiklerinde görmedikleri bir uygulama neredeyse kalmamış oluyor.' dedi.
- Öğrenciler sahada deneyim kazanıyor
Taş atölyesinde staj yapan Mimari Restorasyon Programı öğrencisi Jale Diyek, 'taş hastanesi' olarak adlandırılan atölyede eserlerin temizliğini ve onarımını gerçekleştirdiklerini anlattı.
Eserlerin tavan vinci yardımıyla uygun alanlara taşındığını belirten Diyek, 'Yıkadığımız eserleri işleme hazır hale getiriyoruz. Pürüzlü yüzeyleri düzelterek yapıştırma işlemini kolaylaştırıyoruz. Eldiven ve baretle güvenli bir ortamda çalışıyoruz. Kendimi burada geliştirebileceğimi düşünüyorum.' diye konuştu.
Öğrencilerden Yakup Budak da ilk olarak çizim atölyesinde çalıştığını, ardından restorasyon atölyesine geçtiğini belirterek mimari blokların mekanik temizliği ve yapıştırma işlemlerinde görev aldığını söyledi.
Budak, 'Hocamızla birlikte eserlerin provalarını yapıyoruz. Uygulama oldukça verimli geçiyor. Amacım burada mümkün olduğunca çok şey öğrenerek bu alanda ilerlemek.' ifadelerini kullandı.





