İSTANBUL (AA) - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu heyeti, Türkiye Maarif Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi'ne çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Komisyon Başkanı AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu ile üyeler AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Sait Yaz, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ve CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'dan oluşan heyet, ilk olarak Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman'ı makamında ziyaret etti.

AK Parti Milletvekili Harun Mertoğlu, ziyaret kapsamında yaptığı konuşmada, insan onuruna yakışır bir yaşam için temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Mertoğlu, bu haklardan yararlanma konusunda kimsenin ayrımcılığa uğramaması ve herkesin eşit muamele görmesinin hem evrensel normların hem de toplumun köklü değerlerinin temel bir parçası olduğunu vurguladı.

Anayasa'da insan haklarına dayalı devlet anlayışı, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağının güvence altına alındığını söyleyen Mertoğlu, 6701 sayılı Kanun'da bu yasağın ayrıntılı şekilde düzenlendiğini belirtti.

Mertoğlu, Komisyon'un, yükseköğretim kurumlarında eğitim hakkı temelinde bu eşitlik ilkesinin korunması ve öğrencilere yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi kapsamında çalışmalar yaptığını da aktardı.

Program, üniversite yönetimi tarafından Komisyon'a yapılacak sunumun ardından, heyetin öğrenci ziyaretleriyle devam etti.

- Türkiye Maarif Vakfı ziyareti

Komisyon, daha sonra Türkiye Maarif Vakfının Üsküdar'daki merkezini ziyaret ederek, burada Filistinli öğrencilerle bir araya geldi.

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Rize Milletvekili Mertoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezi'nde akademik hayatlarını sürdüren Filistinli öğrencilerle bir araya gelerek, hem onların acılarını paylaşmayı hem de Komisyon'un onlar için yapılabilecekleri hususunda kendileriyle istişarede bulunmayı temel bir görev olarak gördüklerini belirtti.

Bugün Filistin topraklarında özellikle Gazze'de yaşananların bir çatışmanın ötesinde topyekun bir insanlık dramına dönüştüğünü vurgulayan Mertoğlu, 'İsrail tarafından yürütülen ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılar neticesinde en temel yaşam hakları ellerinden alınan kadınların ve çocukların durumu insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmektedir. Çocukların eğitim hakkından, kadınların ve çocukların güvenli bir yaşamdan mahrum bırakıldığı bu sistematik şiddeti Komisyonumuz adına bir kez daha en ağır şekilde kınıyorum.' dedi.

Mertoğlu, yaşanan olumsuz tablo karşısında dünyanın sessiz kaldığını, bu süreçte adaletin ve mazlumların sesi olan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail'in hukuka aykırı tutumu karşısında ilk günden itibaren güçlü ve kararlı bir duruş sergilediğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yaklaşımının, Türkiye'nin insan hakları konusundaki kararlılığının bir yansıması olduğunu dile getiren Mertoğlu, şunları kaydetti:

'Türkiye Cumhuriyeti, Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı bu izolasyonu kırmak adına, uluslararası Filistinli gençlerin eğitim süreçlerinin aksamaması ve üniversite öğrencilerinin ülkemize getirilerek güvenli bir ortamda akademik kariyerlerine devam edebilmeleri için devletimizin bütün imkanlarını seferber etmiştir. Öğrencilerimizin ülkemize intikali noktasında verilen bu diplomatik ve lojistik mücadele sadece bir yardım faaliyeti değildir, ayrımcılığa ve fırsat eşitsizliğine karşı atılmış somut bir adımdır.'

- 'Filistin, sadece aklımızın ve kalbimizin değil faaliyetlerimizin de içinde yer alıyor'

Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Özdil de Meclis'teki kabulün ardından bu buluşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Vakıf olarak faaliyet gösterdikleri ülkeler arasında Filistin'in de yer alığını belirten Özdil, 'Filistin'i kendi vatanımız gibi görüyorsak burası da sizin eviniz, sizin yuvanızdır. Sadece Türkiye'den değil, Türkiye Maarif Vakfından da söz ediyorum. Kudüs Üniversitesinin Doğu Kudüs'teki kız yurdunu uzun zamandır biz işletiyoruz. Dolayısıyla Filistin, sadece aklımızın ve kalbimizin değil, faaliyetlerimizin de içinde yer alıyor.' diye konuştu.

Filistin'de soykırımın devam ettiği günlerden bu yana, Gazze'de eğitim faaliyetlerini desteklemek için yoğun bir çaba içerisinde olduklarının altını çizen Özdil, şunları kaydetti:

'Yakında inşallah bu konuda somut adımlar atabilmeyi umuyoruz. Filistinli makamlarla birlikte çalışıyoruz. Beni en çok etkileyen şeylerden biri, bütün yıkıma ve harabiyete rağmen eğitimin kesintisiz şekilde devam edebilmesi. O yıkıntıların arasında, imkan bulduklarında online bağlanıp doktora tezini savunan Filistinli kardeşlerimiz. Anne babasını kaybetmiş, büyük yokluk içinde yaşayan ama okulda olmasa bile bahçede toplanıp şarkılarını söyleyen küçücük çocuklar. Bunlar gerçekten etkileyici. Direnişin sadece hayatta kalmak değil, güçlenerek hayatta kalmak, bütün şartlara rağmen eğitimden vazgeçmemek olduğunu gösteriyor.'

Öğrencilerin mevcut şartlara rağmen eğitimlerine devam etmelerinin ülkelerinin geleceğini kurma kararlılıklarını gösterdiğini vurgulayan Özdil, onların yetişerek kendi ülkelerinin kaderini belirleyecek bireyler olacaklarını vurguladı.

Özdil, milletvekilleri ile Komisyon üyelerinin, vakfın yurt dışındaki okullarından birini ziyaret ederek çalışmaları yerinde görmelerini arzu ettiğini dile getirdi.

- 'Türkiye'nin ev sahipliğinde bağımsız bir mahkeme kurduk'

İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan da Filistin'deki insan hakları ihlallerinin tespiti ve uluslararası alana taşınması için yürüttükleri çalışmaları anlattı.

Ayhan, 7 Ekim öncesinde Filistin'e yönelik çalışmalarında eğitim programları ve meslek edindirme faaliyetleri yaptıklarını, insan hakları ihlallerine ilişkin bilgi toplayıp uluslararası kamuoyuyla paylaşabildiklerini belirterek, 7 Ekim sonrasında bölgedeki durumun tamamen değiştiğini söyledi.

Mescid-i Aksa'nın kapalı tutulması ve İsrail'in çıkardığı idam yasası Diyarbakır'da protesto edildi
Mescid-i Aksa'nın kapalı tutulması ve İsrail'in çıkardığı idam yasası Diyarbakır'da protesto edildi
İçeriği Görüntüle

ICYF'nin bu süreçte uluslararası bir yargılama mekanizması kurduğunu aktaran Ayhan, '7 Ekim'den sonra insan haklarının tamamen ortadan kaldırılmasını uluslararası bir komisyon kurarak ele aldık. Eski BM İnsan Hakları Raportörü'nün başkanlığında, Türkiye'nin ev sahipliğinde bağımsız bir mahkeme kurduk. Geçen yıl İstanbul'da dünyanın farklı ülkelerinden 100'ün üzerinde hukukçu, bilim insanı ve akademisyenin katılımıyla bu yargılamayı gerçekleştirdik ve bir karar taslağı oluşturduk.' ifadelerini kullandı.

Ayhan, hazırlanan kararın dünya liderlerine sunulduğunu ve kararın hukuki süreçlerde kullanılabileceğini belirterek, 'İnsanlara, ülkelerindeki otoritelere veya uluslararası mahkemelere başvururken bu kararı kullanabileceklerini söylüyoruz.' diye konuştu.

Konuşmaların ardından Komisyon heyeti, Filistinli öğrencilerin sorularını yanıtladı.


Kaynak: AA