ANKARA (AA) - Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, WindEurope raporu ile Türkiye'nin, rüzgar enerjisinde Avrupa'nın en büyük ikinci pazarı konumuna yükseldiğini net biçimde ortaya koyduğunu bildirdi.

Erden, yazılı açıklamasında, bu tablonun Türkiye'nin yatırım ortamı, sanayi kapasitesi ve proje geliştirme kabiliyetinin Avrupa ölçeğinde rekabetçi bir seviyeye ulaştığını gösterdiğini ifade etti.

Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün geçen yıl yatırımları ve kurulu gücünü artırmayı sürdürürken, Türkiye'nin bu büyümede kilit ülkelerden biri olarak öne çıktığını belirten Erden, WindEurope verilerine göre Avrupa'da geçen yıl toplam 19,1 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesinin devreye alındığını, Türkiye'nin 2,1 gigavatlık yeni kurulumla Avrupa'nın en büyük ikinci rüzgar pazarı olarak kayıtlara geçtiğine işaret etti.

Erden, rüzgar enerjisinin enerji arz güvenliği ve sanayinin dönüşümü açısından stratejik bir kaldıraç olmaya devam ettiğini kaydetti.

Bakan Kacır, İstanbul'daki organize sanayi bölgelerinin başkanlarıyla bir araya geldi:
Bakan Kacır, İstanbul'daki organize sanayi bölgelerinin başkanlarıyla bir araya geldi:
İçeriği Görüntüle

- 'Rüzgar yatırımlarının önündeki temel kısıt üretim teknolojisi değil, iletim ve bağlantı kapasitesi'

Artık rüzgarda potansiyelin değil, gerçekleşen kurulum hızının ve bu üretimin elektrik sistemine ne kadar sağlıklı entegre edilebildiğinin konuşulduğunu vurgulayan Erden, şu ifadeleri kullandı:

'WindEurope 2025 verileri Türkiye'nin rüzgar enerjisinde Avrupa'nın ikinci büyük pazarı haline geldiğini net biçimde ortaya koydu. Bu tablo Türkiye'nin yatırım ortamı, sanayi kapasitesi ve proje geliştirme kabiliyetinin Avrupa ölçeğinde rekabetçi bir noktaya ulaştığını göstermesi açısından önemli. Türkiye, 2025'te ilave edilen 2,1 gigavatlık rüzgar enerjisi ile yalnızca bölgesel değil, Avrupa ölçeğinde de güçlü bir yatırım ve üretim merkezi olduğunu bir kez daha teyit etti. 2035 için rüzgar ve güneşte ortaya konan 120 gigavat hedefi, her yıl yüksek tempolu ve kalıcı bir net kurulum ihtiyacını zorunlu kılıyor.'

Erden, rüzgar enerjisinde bu hızın sürdürülebilmesi için bağlantı kapasiteleri, izin süreçleri ve şebeke yatırımlarının eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini belirterek, 'Bugün rüzgar yatırımlarının önündeki temel kısıt üretim teknolojisi değil, iletim ve bağlantı kapasitesi. Enerji depolama çözümleri ise elektrik üretim dalgalanmalarının yönetilmesi ve sistemin yüksek yenilenebilir payına uyum sağlaması açısından giderek daha kritik bir rol üstlenecek.' değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA