MADRİD (AA) - İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlenen seminerde buluşan Türk ve İspanyol diplomat ve akademisyenler, İsrail'in Filistin'deki soykırımcı saldırılarına karşı birçok ortak paydada buluşan Türkiye ile İspanya'nın çözüme yönelik ortak girişimlerle uluslararası toplumda ağırlığını daha fazla hissettirmesini istedi.

Türkiye'nin Madrid Büyükelçiliği ve İspanya'daki Alternativas Vakfının işbirliğiyle Madrid'de 'İspanya ve Türkiye: Gazze, Filistin ve bölgesel barış için birlikte' başlıklı seminer düzenlendi.

Diplomatlar, akademisyenler ve uzmanların katıldığı seminerde, Türkiye ve İspanya'nın Filistin politikalarında ortak noktaların çok fazla olduğuna dikkat çekilerek, iki ülkenin birlikte barış girişimlerine öncülük etmesi gerektiği vurgulandı.

- 'İki ülkenin birleşik sesi, uluslararası gündemde gerçek bir ağırlık yaratabilir'

Türkiye'nin Filistin İnsani Yardımlar Koordinatörü Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu, burada yaptığı konuşmada, 'Türkiye ve İspanya'nın birlikte oynayabileceği rol üç eksen etrafında şekillenmektedir. Bunları, operasyonel katkı (insani yardım lojistiği, sağlık misyonları, altyapı projeleri), kurumsal kapasite geliştirme (yerel yönetim eğitimi, teknik danışmanlık) ve diplomatik kolaylaştırma (Avrupa Birliği ile İslam dünyası arasında köprü kurma rolü, çok taraflı platformların güçlendirilmesi) olarak sıralayabiliriz.' dedi.

'İki ülkenin birleşik sesi, Filistin'in meşruiyeti, şeffaflığı ve sahipliğine odaklanan uluslararası gündemde gerçek bir ağırlık yaratabilir.' diyen Güllüoğlu, şu görüşleri dile getirdi:

'Gazze'nin yeniden inşası teknik olarak mümkündür ancak sürdürülebilir olması için üç koşul gereklidir; meşru ve kapsayıcı bir yönetim, insani yardım ve kalkınmaya yönelik bütünleşik bir yaklaşım ve adalete dayalı bir siyasi çözüm. Aksi takdirde yeniden inşa sadece geçici bir istikrar süreci haline gelecektir.'

Birleşmiş Milletler'in (BM) bazı raporlarını da aktaran Güllüoğlu, Gazze genelinde binaların yaklaşık yüzde 84'ünün hasar görmüş veya yıkılmış olduğunu, bu oranın şehir merkezinde yüzde 92'ye ulaştığını, 1 milyon 2 binden fazla insanın evsiz kaldığını, 61 hastanenin işlevini yitirdiğini, temel sağlık merkezlerinin yüzde 64'ünün çalışmaz durumda olduğunu, 491 okulun yıkıldığını, 745 bin çocuğun eğitimden mahrum kaldığını, yol ağının yüzde 60'ından fazlasının yıkıldığını ve BM uzmanlarının tahminine göre temizliği 20 yılı bulacak şekilde sahada 61 ila 68 milyon ton moloz olduğu bilgilerini paylaştı.

- 'Filistin sorunu, sistemin tıkandığını gösteren siyasal ve insani krizdir'

Seminerdeki diğer konuşmacı Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Ramazan Erdağ da 'Türkiye ve İspanya, Filistinlilerin Gazze'de yaşadığı zulüm karşısında vicdanın sesi olmayı başarabilmiş iki dost ülkedir.' diye konuştu.

Gazze'de yaşananların insani krizin ötesine geçtiğini, uluslararası toplumun kolektif sorumluluk anlayışının da sınandığını ifade eden Erdağ, şöyle devam etti:

'Gazze'de yaşananlar, coğrafi olarak uzak görülebilir fakat doğurduğu sorunlar ve etkileri bakımından evrensel nitelik taşımaktadır. Bu çerçevede uluslararası toplumun rolü yalnızca kriz yönetimiyle sınırlı kalmamalıdır. İnsani yardımların güvenli, sürekli ve engelsiz şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması temel bir gerekliliktir. Bunun ötesinde orta ve uzun vadeli bir perspektife ihtiyaç vardır.'

Erdağ, 'Filistin sorunu, sistemin tıkandığını gösteren siyasal ve insani krizdir. İsrail, uluslararası hukuk ve anlaşmaları ihlal ederek Gazze'de soykırıma varan operasyonlar yürütmektedir. İsrail'in Filistin'e ve bölgedeki diğer ülkelere karşı saldırgan tutumu, tüm bölge güvenliğini ve uluslararası sistemi tehdit eder noktaya gelmiştir.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'İspanya ve Türkiye'nin çatışmanın çözümü için ortak vizyonları var'

Alternativas Vakfının Dış Politika Direktörü Vicente Palacio da 'iki devletli çözüm, insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının garanti edilmesi, uluslararası hukuka saygı başta olmak üzere Türkiye ve İspanya'nın Filistin-İsrail sorununa ilişkin ortak paydalarını daha da geliştirip ortak hareket etmesinin herkesin faydasına olacağını' dile getirdi.

'Türkiye ve İspanya, Filistin halkının haklarını, yeniden yapılanmayı ve iki devletli çözümü kararlılıkla savunmaktadır.' diyen Palacio, 'İspanya ve Türkiye'nin çatışmanın çözümü için ortak vizyonları var. Orta Doğu'nun istikrara kavuşmasına ve refahına çok olumlu katkıda bulunabiliriz.' mesajını verdi.

Küçükçekmece Belediye Meclisinde 2025 Yılı Faaliyet Raporu kabul edildi
Küçükçekmece Belediye Meclisinde 2025 Yılı Faaliyet Raporu kabul edildi
İçeriği Görüntüle

Palacio, 'Ana gündem şu anda İran olsa da Filistin'i asla unutamayız. Filistin normale dönmedikçe Orta Doğu'da barış, istikrar, huzur mümkün değildir.' görüşünün altını çizdi.

- Filistin'in Madrid Büyükelçisi Abdulvahid: 'Türkiye'ye sonsuz teşekkür ediyoruz'

Seminere katılan Filistin'in Madrid Büyükelçisi Hüsni Abdulvahid ise 'Türkiye'yi karakterize eden şeylerden biri, Filistin konusundaki netliği ve sürekli olarak sergilediği kararlı duruşudur. Filistinliler olarak, bu duruşundan dolayı Türkiye'ye sonsuz teşekkür ediyoruz.' dedi.

Filistin davasına verdiği destekle İspanya'nın 'uluslararası düzeyde ayrıcalıklı konuma geldiğini, liderliği, girişimleri ve kriz yönetimiyle büyük kapasitesi olduğunu gösterdiğini' dile getiren Abdulvahid, İspanya ve Türkiye'nin ortak katkılarının da önemli olacağının altını çizdi.

Dünyanın mevcut durumda 2. Dünya Savaşı'na benzer bir dönemden geçtiğini ve geçmişten ders alınmadığını kaydeden Büyükelçi Abdulvahid, şu değerlendirmeyi yaptı:

'Filistin'de olanlar bir laboratuvar deneyidir ve işlerliği sonucuna bağlı olacaktır. Filistin'e bunu yapanlar, diğer yerlere de aynısını yapmaya başladı. Filistin'deki işgal normalleştirildi. Şimdi sıra Suriye, Lübnan ve kim bilir başka hangi ülkede. Bombalar, halkların zorla yerlerinden edilmesi Filistin için yeni değil. Çünkü 80 yıldır bunu yaşıyoruz. Siyonist İsrail'in sistematik bir politikası bu.'

Kaynak: AA