İSTANBUL (AA) - İstanbul Modern Sinema, 7-17 Mayıs'ta Kanada sinemasının 1970'lerden bugüne uzanan nitelikli eserlerinden oluşan seçkiyi 'Kanada Top 10' başlıklı programla sinemaseverlerin beğenisine sunuyor.

Kanada İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle hayata geçirilen özel seçkide, hem dünya sinemasına yön veren yönetmenlerin klasikleşmiş yapıtları hem de uluslararası arenada ses getirmiş güncel projeler bir araya getiriliyor.

Seçki, Toronto Uluslararası Film Festivali'nin (TIFF) eleştirmenler ve sinemacılarla gerçekleştirdiği anket neticesinde belirlediği 'Top 10 Canadian Films' listesinden ilham alıyor.

Programın küratörlüğünü üstlenen Müge Turan, İstanbul Modern'de gerçekleştirilen açılış programında yaptığı konuşmada 'Kanada sineması hakkında en sevdiğim şeylerden biri, kolay tanımlamalardan sürekli kaçmasıdır. Bir an çok derin ve samimi, daha sonra ise şaşırtıcı derecede tuhaf olabilir. Tam bu realizme alıştığınızı düşünürsünüz o an David Cronenberg sizi usulca rahatsız etmek için geliverir.' ifadelerini kullandı.

Karakteristik bir seçki sunduklarını belirten Turan, 'Bu filmler çok sesli, çok tercihli ve farklı tarihler, manzaralar ve kimliklerden oluşan bir sinemayı ortaya çıkarıyor. Belki de Kanada sinemasını bu kadar çekici kılan tam da bu açıklıktır.' dedi.

Kastamonu'da Seyyid Ali Danişmend Gazi'yi anma etkinliği ve Hıdırellez şenliği yapıldı
Kastamonu'da Seyyid Ali Danişmend Gazi'yi anma etkinliği ve Hıdırellez şenliği yapıldı
İçeriği Görüntüle

- 'Kanada'nın seslerini İstanbul'un sunduğu canlı kültür ve kültürel manzara ile bir etkileşime sokuyoruz'

Kanada Başkonsolosu Natalie Britto ise İstanbul Modern'de yer almanın büyük bir mutluluk olduğunu söyleyerek, 'Görev sürem boyunca İstanbul Modern ile aramızdaki ortaklığı devam ettirmek için sabırsızlanıyorum. Biz bu işbirliğiyle Kanada'nın seslerini İstanbul'un sunduğu canlı kültür ve kültürel manzara ile bir etkileşime sokuyoruz. Bu gerçekten görülmeye değer bir şey. Bunun sonu gelmez bir zenginlik olduğunu şimdilerde anlayabiliyorum.' diye konuştu.

Sinemanın insanın kimliği için bir ayna olduğuna işaret eden Britton, şunları kaydetti:

'Bu gece, sinemayı kim olduğumuzun bir aynası olarak kutluyoruz. Burada yer alan 10 film, yılları, bölgeleri, dilleri ve yaşanmış deneyimleri kapsıyor. Birlikte Kanada'nın dilsel ikiliğini, yerli topluluklarımızın yaratıcılığını coğrafya, göç ve hafıza ile şekillenen bakış açılarını yansıtıyorlar. Bize kimliğin statik olmadığını, geçmişimizle yüzleşme ve birbirimizi yakından dinlemeye istekli olduğumuz sürece geliştiğimizi hatırlatıyor.'

Britton, Kanada ve Türkiye arasındaki kültürel benzerliklere dikkati çekerek, film seçkisindeki tarih, kimlik ve hikaye anlatıcılığı gibi temaların Türkiye'de karşılık bulacağını belirtti.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun 'Kanada'nın işleyen çoğulcu bir toplum olduğu' yönündeki sözünü hatırlatan Britton, bu durumun çeşitliliği kucaklamak için verilen kolektif kararların bir sonucu olduğunu, filmlerin de bu gerçeği güçlü bir şekilde yansıttığını söyledi.

Britton, Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly'nin Türkiye'deyken yaptığı konuşmasına değinerek, 'Dışişleri Bakanımızın da belirttiği gibi, halklar arasındaki bağlar Kanada-Türkiye ikili ilişkilerinin temel direğidir ve kültür, bu bağları hayata geçirmede hayati bir rol oynar. Giderek kutuplaşan bir dünyada empatiye ve sohbete davet eden bu tarz kültürel diyaloglara daha fazla ihtiyacımız var.' değerlendirmesinde bulundu.

Gösterim programı, Donald Shebib'in 1970 tarihli klasiği 'Yola Düşmek' ile başlayarak Zacharias Kunuk'un 2001 tarihli ödüllü yapımı 'Atanarjuat: Hızlı Koşucu'ya kadar uzanan geniş bir tarihsel hattı takip ediyor.

David Cronenberg, Sarah Polley ve Jean-Marc Vallee'nin arasında olduğu sinema tarihine damga vurmuş isimlerin yapıtlarını bir araya getiren program, güncel Kanada sinemasından Tracey Deer imzalı 'Beans' filmine de yer veriyor.

Bireysel kimlik arayışından toplumsal kırılma anlarına kadar pek çok temayı merkezine alan özel seçki, 17 Mayıs'a kadar İstanbul Modern Sinema'da devam edecek.

Kaynak: AA