İSTANBUL (AA) - 'Ulusal Su Verimliliği Seferberliği' dolayısıyla 22 Mart Dünya Su Günü'nde düzenlen etkinlikler kapsamında, İstanbul'un simge yapılarına yazılı ve görsel mesajlar yansıtılarak farkındalık oluşturuldu.
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 'Ulusal Su Verimliliği Seferberliği' dolayısıyla 22 Mart Dünya Su Günü'nü, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimin sağlanması amacıyla düzenlediği etkinliklerle kutladı.
Galata Kulesi'ne su tasarrufunun önemini anlatan video yansıtılırken, Büyük Çamlıca Camisi başta olmak üzere dijital mahyaya sahip camilerde 'Su Vatandır', 'Suyu Koru', 'Vatanı Koru' yazıları asıldı, cuma hutbeleri ve vaazlarda ise suyun korunmasına özel vurgu yapıldı.
Şehrin ulaşım noktaları ve kurumsal alanlarında hafta boyunca gösterilen bilgilendirici videolarla bilinçlendirme yapıldı, Veliefendi Hipodromu'nda ise jokeyler su farkındalığına dikkat çekmek amacıyla pankartlarla sahaya çıktı.
İstanbul'un simge yapıları olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, kampanya renkleri olan mavi, yeşil ve turkuaz tonlarıyla aydınlatılarak suyun hayati önemi şehrin silüetine taşındı.
Tüm bu etkinlikler dizisi, 22 Mart Dünya Su Günü'nde Galata Kulesi'nde yapılan özel video görüntü giydirme (mapping) uygulamasıyla devam ederken, İstanbul'un kalbinde gerçekleştirilecek bu görsel şölen ile 'Ulusal Su Verimliliği Seferberliği' ruhunun tüm dünyaya ilan edilmesi ve su tasarrufunun öneminin bir kez daha hafızalara kazınması amaçlandı.
- İklim değişikliği projeksiyonlarından su kaynaklarında yaklaşık yüzde 25 azalma işareti
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ayrıca suyun hayatın vazgeçilmez kaynağı ve geleceğin en kritik unsuru olduğuna, su kaynaklarının her geçen gün azaldığına dikkat çekildi.
Türkiye, uluslararası göstergelere göre su stresi yaşayan ve yakın gelecekte su kıtlığı riskiyle karşı karşıya bulunan ülkeler arasında yer alırken, bugün kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.300 metreküp seviyesinde bulunuyor. Gelecek yüzyıla ilişkin iklim değişikliği projeksiyonları, Türkiye'de su kaynaklarının yaklaşık yüzde 25 oranında azalabileceğine işaret ediyor.
Bu çerçevede, suyun korunması ve verimli kullanımına yönelik gerekli adımların atılmaması halinde, Türkiye'nin 2030 yılı itibarıyla su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasına girmesi kaçınılmaz görünüyor.
Tarih boyunca su yönetimi konusunda önemli bir mirasa sahip olan İstanbul'da, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde kurulan sarnıçlar, su kemerleri, çeşmeler gibi su yapıları bu alandaki hassasiyetin en güçlü göstergeleriydi.
Günümüzde ise artan nüfus, iklim değişikliği ve kuraklık riskleri, İstanbul'u su yönetimi açısından daha da kritik bir konuma taşıyor. Bu nedenle su kaynaklarını verimli kullanmak, kayıpları en aza indirmek ve her damlayı korumak artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi.
- 'Ağaç yaşken eğilir' anlayışıyla su okuryazarlığı eğitimleri gerçekleştiriliyor
Türkiye'de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 77'si tarımda kullanılıyor ve buna bağlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından suyu merkeze alan Tarımsal Üretim Planlaması hayata geçirildi, hangi ürünün nerede, ne kadar ve hangi yöntemlerle üretileceği bilimsel veriler doğrultusunda yeniden düzenlendi.
Tarımsal sulamada damla ve yağmurlama gibi modern sistemler yaygınlaştırılırken, üreticilere yönelik eğitim faaliyetleri sürdürülüyor ve su tasarrufu sağlayan uygulamalar etkin bir şekilde destekleniyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatları tarafından, yalnızca üretime yönelik değil, suyun verimli kullanımı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik de kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 'Ağaç yaşken eğilir' anlayışıyla başta öğrenciler olmak üzere toplumun her kesimine yönelik su okuryazarlığı eğitimleri gerçekleştiriyor. İstanbul'da geçtiğimiz yıl yaklaşık 27 bin kişiye ulaşıldı.
Öte yandan, son yağışlara rağmen baraj doluluk oranlarının geçen yıl aynı dönemdeki yaklaşık yüzde 80 seviyesinden bu yıl yüzde 45 civarında kalması, su tasarrufu konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Bireysel düzeyde alınacak basit önlemler dahi büyük farklar yaratırken, tasarruflu aparatların kullanımı, gereksiz su tüketiminin önlenmesi, evsel kullanım alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve suyun yeniden kullanımına yönelik uygulamalar, sürdürülebilir bir su yönetiminin temelini oluşturuyor.
Uzun vadede ise hedef, şehirlerde su kayıplarını en aza indirmek, tarımda sürdürülebilir sulama yöntemlerini yaygınlaştırmak ve suyun sanayi ile kentsel alanlarda yeniden kullanımını artırmak olarak öne çıkıyor.
- 'Tüm vatandaşları 'Su Gönüllüsü' olmaya davet ediyorum'
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, 2023 yılı sonunda Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan 'Ulusal Su Verimliliği Seferberliği' kapsamında, su tasarrufu bilincini toplumun her kesimine yaymaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Suyun her damlasının değerli olduğunu ifade eden Parıldar, tüm vatandaşları 'Su Gönüllüsü' olmaya davet etti.
Parıldar, doğal kaynakları korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için suyu verimli kullanmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.




