BRÜKSEL (AA) - Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Belçika'nın başkenti Brüksel'de geleneksel iftar programını düzenledi.
UID'nin iftar programına, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Barış Tantekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkan Vekili Abdulhadi Turus katıldı.
Çok sayıda diplomat, vatandaş, siyasetçi, iş insanı ve basın mensubunun yer aldığı program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Misafirlere UID'nin tanıtım filmi gösterildi.
Büyükelçi Tantekin, Türkiye ile Belçika arasında 188 yıllık tarihi ve dostluk ilişkileri olduğunu anımsatarak, 'Çalışarak, üreterek Belçika'daki Türk toplumunun siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal hayata bundan sonra da katkı sunacağından şüphe duymuyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sırakaya, misafirlere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ve sevgilerini ileterek, 'Bugün Brüksel'de hep birlikte, bir olmanın güzel bir resmini sergiliyoruz.' dedi.
Dünyanın değişik bölgelerinde zulüm, soykırım ve kaotik düzenin devam ettiğine dikkati çeken Sırakaya, 'Tüm bu ortamlar içerisinde, Cumhurbaşkanımızın 'İnsanlar susabilir ama insanlık susmamalı' diye kıyama kalktığı bir ortamda Türkiye, bütün dünyada barışın, hoşgörünün merkezi olmaya devam edecek inşallah.' ifadelerini kullandı.
- 'Avrupa'daki bütün Müslümanların refahı, Türkiye'nin gücünün artmasıyla ilişkili'
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Türkiye'nin, Avrupa'nın bütün işlerinin, işleyişlerinin ve siyasetinin içinde olmuş yaklaşık 700 yıllık Türk-Müslüman komşusu olduğunu ve tarafların içli dışlı yüzyıllar geçirdiğini anımsattı.
Erdoğan, 'Sizler de burada yaşayan kardeşlerim, Avrupa'nın Türk ve Müslüman unsurlarısınız. 1961'den bu yana çeşitli sebeplerle Avrupa'nın çeşitli ülkelerine ekmeğini kazanmak için, hayatını sürdürmek için gelen sizler bugün üçüncü, dördüncü nesil olarak artık işleriyle, eğitimiyle, organizasyonuyla, yetkinlikleriyle aslında Avrupa'nın birer güçlü oyuncusu, aktörü haline geldiniz.' dedi.
Halihazırda dünyanın çok daha sancılı ve karmaşık zamanlardan geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, bugün bile dünyanın Amerika'nın İran'a girip girmeyeceği tansiyonunu yaşadığını kaydetti.
Bilal Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Böyle bir zamanda Türkiye'nin de belki tarihin son yüzyılında olmadığı kadar çok daha tesirli, çok daha güçlü bir ülke olduğunu görüyoruz, yaşıyoruz. Tabii ki Cumhurbaşkanımızın liderliği Türk insanının kıvraklığını, çevikliğini, zekasını yeniden dünya sahnesine çıkarabilmesini mümkün kılmıştır. Böyle bir zamanda biz biliyoruz ki Avrupa'nın Türk ve Müslüman unsurlarının güçlü, müreffeh olması, Türkiye'nin güçlü müreffeh olmasıyla yakından ilişkili, yakından irtibatlı. Daha ileriye gidecek olursak Avrupa'daki bütün Müslümanların refahı, istikrarlı yaşaması, huzurlu yaşaması Türkiye'nin bütün İslam alemi içerisindeki gücünün de artmasıyla ilişkili.'
Bu nedenle UID'nin Avrupa'daki bütün Müslüman topluluklarla ilişkilerinin güçlü olmasının hayati öneme sahibi olduğunun altını çizen Erdoğan, bütün İslam dünyasının Türkiye'ye baktığı gibi, Avrupa'daki bütün Müslüman toplulukların da en önemli paydaşı, kardeşi ve yol arkadaşının Avrupa'daki Türkler olduğunu ifade etti.
Bilal Erdoğan, dünyanın Türkiye'nin vadedeceklerine ihtiyacı olduğunun altını çizerek, 'Öyle bir ecdada sahibiz ki şu Balkan coğrafyasına 700 yıla yakın hükmetmiş ecdadımız oradaki o kadar milleti Müslümanıyla gayrimüslimiyle, filanca milletiyle falanca milletiyle barış içerisinde yaşatmayı başarmış. Bugün bu kadar Batı medeniyetinin vadettiği insan hakları, demokrasi, özgürlükler, uluslararası hukuk sistemi, Balkanlar'daki kardeşlerimizi Müslüman, gayrimüslim bir arada huzur ve barış içerisinde yaşatmayı başaramıyor.' yorumunu yaptı.
Bosna Hersek'te her an bir kıvılcım çıkmasından endişe edildiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın iradesi ve Türkiye'nin kudreti sayesinde bunun engellendiğini vurguladı.
Bilal Erdoğan, Müslümanların daha iyi olmak için çalışmaya devam etmesi gerektiğine dikkati çekerek, 'Diğer dünya milletlerinin gıptayla baktığı bir anı yaşıyoruz ramazan ayında. Ama bu ramazan vesilesiyle şu aramızdaki uhuveti, kardeşlik bağlarını güçlendirmek için biraz daha gayret sarf edelim.' çağrısını yaptı.
Sivil toplum kuruluşlarının Türk toplumunu tam anlamıyla kuşatmasının da önemine değinen Erdoğan, savunuculuk, lobicilik, hemşerilikle değil, sporda, sanatta, kültürde ve eğitimin her alanında örgütlü olunması gerektiğini vurguladı.
Birlik olmanın sadece Türkiye, bölge ve Avrupa için değil, bütün dünya için barışa ve huzura bir adım daha yaklaşmanın anahtarı olacağını aktaran Erdoğan, 'Ben buna kalbimden inanıyorum. Sizler de buna inanın ve bu inançla önümüzdeki dönemi kurgulamak için toplumumuza, ülkemize, Türkiye'ye olsun, Belçika'ya olsun, hangi Avrupa ülkesinde yaşıyorsak yaşayalım, ülkemize hizmet etmek azmiyle yolumuza devam edelim. Bu aranızdaki dayanışmayı genişleterek, güçlendirerek devam etmenizi diliyorum.' diyerek sözlerine son verdi.
- 'Tüm dünya tarihine hoşgörü ve kardeşlik mirası bırakan ecdadımızı hatırlamalıyız'
UID Belçika Başkanı Yusuf Taşpınar, Avrupa'daki vatandaşların özünü kaybetmeden Türk bayrağını gururla dalgalandırmasının önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, 'Yaşadığımız ülkeye entegre olurken gençlerimize, ailelerimize ve kadınlarımıza yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.' görüşünü paylaştı.
UID Genel Başkanı Kenan Aslan ise 'Bizler binlerce yıldır medeniyetlere kucak açan bir coğrafyanın evlatlarıyız. Tüm dünya tarihine hoşgörü ve kardeşlik mirası bırakan ecdadımızı hatırlamalı, bu mirası tüm dünyaya hakim kılmalıyız. Yüzyıllar boyunca farklı din ve ırklarla insanları barış içinde yaşatan bu miras, bugün de bizim için ilham kaynağı olmaktadır.' ifadelerini kullandı.




