ANKARA (AA) - YASİN YORGANCI- Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, '(Gazze'de) Ateşkesin üzerinden 3 ay geçti ancak yardımlar hala halkın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde değil. Evet, gıda yardımı geldi ancak gıda dışında çok az yardım var. İnsanlar hala enkazların arasında, sağlam olmayan barınaklarda yaşıyor. Su geçiren çadırlar var ve bunlar halkı koruyamıyor. Temel olarak neredeyse her şeyden yoksunlar.' dedi.
Lazzarini, Gazze'deki son duruma ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Gazze'de 'sarı çizgi'nin varlığına işaret eden Lazzarini, 'Gazze'deki insanlar, bu sarı çizginin ne anlama geldiğini her zaman bilmiyor, bu da insanların maruz kaldığı ek bir risk oluşturuyor.' ifadesini kullandı.
Lazzarini, soğuk hava koşullarının zaten 2 yıldır acımasız bir savaş, yıkım, katliam ve zorla yerinden edilme sürecinden geçen insanlar için ek bir ızdırap kaynağı olduğunu vurgulayarak, 'Ateşkesin üzerinden 3 ay geçti ancak yardımlar hala halkın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde değil. Evet, gıda yardımı geldi ancak gıda dışında çok az yardım var. İnsanlar hala enkazların arasında, sağlam olmayan barınaklarda yaşıyor, su geçiren çadırlar var ve bunlar halkı koruyamıyor. Temel olarak neredeyse her şeyden yoksunlar.' değerlendirmesinde bulundu.
Bölgede 'zamana karşı yarışın' söz konusu olduğunun altını çizen Lazzarini, 'Ancak tüm kısıtlamalara rağmen UNRWA, toplumun merkezinde bulunan personeliyle her gün temel sağlık danışmanlığı hizmetleri sunmaya, ortaklarıyla birlikte aşılama kampanyaları yürütmeye, temiz suya erişimi sağlamaya, atık yönetimini üstlenmeye ve hastalıkların yayılmasını önlemek için atık toplama faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.' diye konuştu.
Lazzarini, çevresel zorluklara rağmen eğitimin en önemli öncelik haline getirildiğini belirterek, şunları söyledi:
'Şu anda 60 binden fazla çocuğu yüz yüze öğrenim ortamına geri döndürdük. Ayrıca 280 binden fazla çocuğa uzaktan eğitim de sağlıyoruz. Ancak bu, ihtiyaç duyulanın çok uzağında. Çocukların enkaz arasında derin bir travma yaşamalarını önlemek ve gelecekte aşırılığı daha da güçlendirebilecek bir nesli kaybetmemek için bunu bir öncelik haline getirmemizin önemli olduğunu düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.
- 'Bu yıl, sert bir kemer sıkma politikası uygulamak zorunda kaldık'
Lazzarini, ABD'nin fonlarının, UNRWA personeliyle ilgili iddiaların ortaya çıkmasının ardından önceki ABD yönetimi tarafından Şubat 2024'ten beri dondurulduğunu belirterek, şöyle devam etti:
'O dönemde fonlarını donduran diğer tüm ülkeler, soruşturmamızın ve önlemlerin alınmasının ardından fonlarını geri verirken, ABD fonlarını geri vermedi ve yeni (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimi artık bu kuruma destek vermeyeceklerini doğruladı. Sonuç olarak ana bağışçımız artık bağışçı değil ve bu durum, zorluklarla boğuşmaya çalıştığımız kuruluşumuzda büyük bir mali boşluk yaratmıştır.'
Lazzarini, sürekli finansal çöküşün eşiğinde olduklarını vurgulayarak, 'Bu yıl, sert bir kemer sıkma politikası uygulamak zorunda kaldık. Bağışçı tabanımızı genişletmeyi de başardık. Ancak bu, ABD'nin bıraktığı açığı kapatmak için yeterli olmadı. Dolayısıyla bunun bir etkisi var. Bu durum, Ajans'ı finansal olarak boğdu ve BM Genel Kurulu'nun Ajans'a verdiği görevi tam olarak yerine getirmeyi daha da zorlaştırdı.' değerlendirmesinde bulundu.
- İsrail'in uluslararası hukuku ihlalleri
Lazzarini, farklı bölgelerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'teki bazı faaliyetlerin, İsrail yasaları ve Tel Aviv'in Doğu Kudüs'ü 'kendi toprağı' olarak görmesi nedeniyle tamamen durduğunu söyledi.
İsrailli yetkililer ile UNRWA yetkilileri arasındaki her türlü teması kısıtlayan veya engelleyen bir yasanın da olduğunu aktaran Lazzarini, bunun hem uluslararası personelin varlığını hem de Gazze'ye yapılan sevkiyatı etkilediği yorumunu yaptı.
Lazzarini, İsrail tarafından çıkarılan 3. bir yasa ile UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan tesislerinin elektrik ve suyunun kesilmesinin öngörüldüğünü aktararak, burada tesis ve arazilere el konulmasından da bahsedildiğini dile getirdi.
İsrail'in bu kararının, Uluslararası Adalet Divanı kararlarıyla tamamen çeliştiğini vurgulayan Lazzarini, bunun uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ve İsrail'i tek taraflı önlemler almaya ittiğini belirtti.
Lazzarini, bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda, bunun Uluslararası Adalet Divanına götürülmesi gerektiğini hatırlatarak, Gazze'deki faaliyetleri açısından da bunu savunduklarına değindi.
Gazze'de hala 12 bin personeli olduğu bilgisini aktaran Lazzarini, günlük kamu sağlığı hizmetleri eğitimleri, temiz suya erişim, atık yönetimi ve psikososyal destekler sağladıklarını anlattı.
Lazzarini, belirli sayıda sığınağı da yönettiklerini belirterek, bunlara devam edebildiklerini ancak bunun istenen ölçekte olmadığı mesajını verdi.
Gazze Şeridi'nde gıda ve gıda dışı ürünleri düzgün şekilde dağıtmalarının engellendiğine dikkati çeken Lazzarini, 'Fakat yine de sahada son derece aktif şekilde çalışmaya devam ediyoruz.' dedi.




