BERLİN (AA) - Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından hazırlanan Yunus Emre Divanı'nın Raif Yelkenci nüshasının tanıtımı Almanya'nın başkenti Berlin'de yapıldı.
Berlin Devlet Kütüphanesi'nde düzenlenen tanıtım etkinliğine, Türkiye'nin Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu, Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, yazar Feridun Zaimoğlu, Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Reinhard Altenhöner ve çok sayıda seçkin davetli katıldı.
YEE Almanya Koordinatörü Zeliha Eliaçık, burada yaptığı konuşmada, Türk tasavvuf edebiyatının önemli ismi Yunus Emre'nin çok katmanlı kişiliğine ve düşünce dünyasına dikkati çekti.
Yunus Emre'nin genellikle derviş, aşık ya da mücadeleci gibi farklı kimliklerle anıldığını ancak bu tanımların onun derinliğini tam anlamıyla yansıtmadığını söyleyen Eliaçık, 'Yunus Emre, her tanımın içine sığmakla birlikte, her tanımı aşan bir derinliğe sahiptir. Onu evrensel kılan şey, köklerinden bağımsızlığı değil, tam tersine o köklere derin bağlılığıdır. Nasıl ki William Shakespeare, İngiliz edebiyatı içinde ve Johann Wolfgang von Goethe, Alman düşünce dünyası içinde anlaşılırsa, Yunus Emre'yi de kendi hakikati içinde anlamak gerekir. Bu, onu sınırlamak değil aksine, derinleştirmektir.' değerlendirmesinde bulundu.
Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı da Yunus Emre üzerine yapılan araştırmaların bir asırdan fazla süredir devam ettiğini belirterek, 'Bu süreçte, yazılı kaynakların sınırlı olması sıklıkla bir zorluk teşkil etmiştir. Ancak, Sayın Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu başkanlığında ve Yunus Emre Enstitüsünün himayesinde başlatılan 'Yunus Emre Divanı Yazmaları' projesi sayesinde bu alanda önemli bir ilerleme kaydedilmiştir.' dedi.
Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Altenhöner de kütüphanelerinde bulunan Doğu yazmaları koleksiyonunun Avrupa'nın en önemlilerinden biri olduğuna işaret ederek 'Kütüphanemizde yaklaşık 43 bin Doğu yazma eseri bulunuyor. Bunların yaklaşık 3 bin 500'ü Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Ayrıca 11 bin 500 Arapça, 10 bin Hint dil geleneğine ait ve 2 bin 500 Farsça yazma var. Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça toplamı 17 bin 500'ü buluyor.' diye konuştu.
Altenhöner, bu eserlerin bir kısmının koleksiyoncu Oskar Rescher aracılığıyla kütüphaneye getirildiğini ve Raif Yelkenci nüshasının da bunlardan biri olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Güler Doğan Averbek de yaptığı 'Yunus Emre Divanı'nın Berlin Nüshaları' başlıklı sunumda, Raif Yelkenci nüshasının 1930'lardan beri kayıp olduğunu ve sadece fotoğraflarından bilindiğini anlattı.
Nüshanın, Oskar Rescher üzerine yaptığı araştırmalar sırasında Berlin Devlet Kütüphanesi'nde olduğunu tespit ettiğini aktaran Averbek ayrıca, Yunus Emre Divanı'nın Ritter nüshasının ise oryantalist Profesör Hellmut Ritter tarafından kütüphaneye gönderildiğini ve bu nüshanın 108 varaktan oluştuğunu dile getirdi.
Projenin koordinatörlerinden Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu ise yaptığı sunumda, Yunus Emre araştırmalarının geldiği noktayı ve Berlin nüshalarının önemini vurguladı.
Tavukçuoğlu, Yunus Emre'nin sadece bir şair değil, aynı zamanda Moğol işgaline karşı direnişin içinde yer alan bir düşünce insanı olduğunu hatırlattı.
Yazar Feridun Zaimoğlu ise 'Allah'ı Arayanlar' başlıklı konuşmasında, Yunus Emre'nin evrensel mesajını bugünün dilinde yorumladığı ve bu etkinlik için kaleme aldığı kısa hikayesini okudu.
Konuşmaların ardından Berlin Devlet Kütüphanesi'ndeki orijinal Yunus Emre nüshaları sergilendi.
Katılımcılar, asırlar önce Anadolu'da yazılmış bu eşsiz eserleri yakından görme fırsatı buldu.
Sergide özellikle sahaf Raif Yelkenci ve Ritter nüshaları büyük ilgi gördü.
Etkinlik sonunda düzenlenen konserde Derya Türkan ve Uluslararası Orkestra, Yunus Emre ilahilerini seslendirdi.
Eserler, Berlin Devlet Kütüphanesi'nin Doğu yazmaları koleksiyonunda korunuyor.





