ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi adına somut adım atılacağını belirterek, 'Bu konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile görüşerek gerekli kadro kolaylığı ve onayı aldığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.' dedi.

Özvar, rektörlerin katılımıyla YÖK Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Genel Kurulu' toplantısında yaptığı konuşmada, ramazanın mübarek olmasını diledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Kocaeli'de toplu açılış töreninde konuştu:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Kocaeli'de toplu açılış töreninde konuştu:
İçeriği Görüntüle

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını anımsatan Özvar, ramazanda böyle bir saldırının fevkalade üzücü olduğunu, en kısa zamanda bu saldırıların son bulmasını temenni etti.

YÖK olarak attıkları her adımın yarını kurmak gibi bir sorumluluğu bulunduğunu dile getiren Özvar, bu bakımdan Kurul olarak son yıllarda Türk yükseköğretim sistemini kaliteyi, istihdamla uyumu ve toplumsal etkiyi merkeze alan bir dönüşüm çizgisine taşıdıklarını söyledi.

Üniversitelerin başarısını yalnızca kontenjan doluluk oranları, mezun sayıları veya birim çeşitliliğiyle ölçülemeyeceğinin altını çizen Özvar, 'Üniversitelerimizin akademik prestiji sadece yayın kapasitesiyle ölçülmemektedir. Akademik prestij, aynı ölçüde mezunlarına istihdama katılabilme imkanını artıran, ülkenin ekonomik gelişmesine katkı veren özellikleriyle de kazanıldığını buradan ifade etmek isterim. Dolayısıyla akademik prestiji sadece tırnak içerisinde akademik performans veya bilimsel yayın performansıyla da özdeşleştirmemek gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde akademik prestij konusunda, farkındalık konusunda yapacağımız çalışmalarda sözünü ettiğimiz parametreleri de dikkate alacağımızı sizlerle paylaşmayı arzu ediyorum.' açıklamasını yaptı.

- 'Kontenjanlarını azaltmaya devam ettiğimiz program açma taleplerinin Yükseköğretim Kurulunda bir karşılığı yok'

Özvar, üniversite kontenjanlarında izlenen politikalara değindi.

Kontenjan planlamasını, günübirlik tercih dalgalanmalarına göre değil, çok boyutlu, veriye dayalı ve ileriye dönük bir perspektifle ele almak zorunda olduklarını vurgulayan Özvar, bu konuda titiz ve detaylı bir süreç yürüttüklerini anlattı.

Bu süreçte üniversitelerin fiziki ve akademik kapasitelerini, Türkiye'nin istihdam yapısını, sektörlerin dönüşüm hızını, iş gücü piyasasındaki eğilimleri ve gelecekte ortaya çıkması muhtemel meslek alanlarını bütüncül çerçevede değerlendirdiklerini kaydeden Özvar, 'Bu bakımdan bütün bakanlıklarımızla, ilgili kurum ve kuruluşlarımızla çok yakından bir mesai içerisinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Bakanlıklarımızın doğrudan istihdam ettiği iş alanları, meslek grupları başta olmak üzere, bakanlıkların ilgili kurum ve kuruluşlarında istihdam edilenleri, ayrıca bakanlıkların ilgili olduğu sektörlerdeki firmaların istihdam kapasitesi ve beklentilerini dikkate alarak bir düzenleme içerisinde olduğumuzu sizlere bilhassa ifade etmeyi arzu ederim.' diye konuştu.

Meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin geri bildirimlerini kıymetli bulduklarını bildiren Özvar, bu veri temelli yaklaşımları sonucu önemli yapısal kararlar aldıklarını hatırlattı. Özvar, ikinci öğretim programlarının tamamen kapatılmasının bunların başında geldiğini söyledi.

Mezunların istihdam imkanları daralan, doygunluğa ulaşan alanlarda kontenjanları kademeli biçimde yeniden değerlendirdiklerini belirten Özvar, şöyle devam etti:

'Kontenjan politikasını üniversiteye erişimi sınırlayan bir yaklaşım olarak değil, erişilen eğitimin niteliğini arttırmayı amaçlayan bir kalite politikası olarak görmemiz gerekmektedir. Nitekim kontenjan azaltımı yapılmasına rağmen yükseköğretime erişim konusundaki hassasiyetimizin her zamanki gibi muhafaza ettiğimizi dile getirmeyi arzu ederim. Önümüzdeki dönemde program kontenjanlarını belirlerken yalnızca geçmişe ait doluluk veya tercih oranlarına bakmakla yetinmeyeceğimizi belirtmeyi arzu ederim. Bu bakımdan şimdi sizlerden gelen talepleri de yakın zamanda değerlendirmeye başladığımızı ifade ederim.

Bildiğiniz üzere yükseköğretim sistemimize yeni takdim etmiş olduğumuz dijital ve yapay zeka temelli programlar var. Üniversitelerimizde bilhassa bu tür programlara yönelik çalışmalar yapmalarını bekliyoruz ve bu alanlardan gelebilecek program, yeni program veya yeni kontenjan taleplerinizi olumlu karşılayacağımızı ifade etmek isterim. Ancak kapatmaya veya kontenjanlarını azaltmaya devam ettiğimiz program açma taleplerinin Yükseköğretim Kurulunda bir karşılığının olmayacağını bir kez daha vurgulamak isterim.'

- 'Belirli beceri setlerini öğrencilerimize verebilecek yeni düzenlemelere ihtiyacımız var'

YÖK Başkanı Özvar, lisansüstünde her yıl 2 bin ila 2 bin 500 civarında ilk kez yeni lisansüstü program açma teklifi geldiğini ve Türkiye'de yaklaşık 190 bin akademisyen bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin öncelikli bilim alanlarında daha fazla bilim insanı ve araştırmacı yetiştirmek durumunda olduklarına dikkati çeken Özvar, YÖK'ün bu konuda hassas davranacağını vurguladı.

Üniversite öğrencilerinin üniversite dışında, ellerindeki imkanlarla bilgiye çok daha kolay, zahmetsiz ve az maliyetle ulaşabildiğini ifade eden Özvar, 'Üniversiteler artık sadece bilgi aktaran merkezler olma hürriyetini kaybetmektedir. Artık üniversiteler bilginin ötesinde beceri kazandıran vasıflarıyla öne çıkmak zorundadır. Beceriler de ancak sadece bilgiyle değil ama uygulamayla birlikte kazanılan özelliklerdir. O zaman bilginin yanı sıra beceriyi kazandırabilecek, belirli beceri setlerini öğrencilerimize verebilecek mutlaka yeni düzenlemelere ihtiyacımız var.' şeklinde konuştu.

İş yeri temelli uygulamalı eğitim modelindeki amacın öğrencinin teorik bilgiyi üretim ortamında deneyimlemesi ve mezuniyet sonrası adaptasyon süreci yaşamadan istihdama katılması olduğuna işaret eden Özvar, şunları söyledi:

'Bu yalnızca öğrencilerimiz açısından değil, sektörün verimlilik artışı ve nitelikli iş gücüne erişimi açısından da kritik bir kazanım olacaktır. Organize sanayi bölgelerinde (OSB) kurulan meslek yüksekokulları (MYO), öğrencinin sınıfta öğrendiğini aynı gün üretim bandında, atölyede ya da sahada uygulayabildiği bir yapı inşa ederek eğitim ile iş dünyası arasındaki kopukluğu büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Bu modelin yalnızca teorik bir tasarım olmadığını, sahada güçlü bir karşılığı bulunduğunu gösteren en önemli veri ise mezunların istihdam performansıdır. OSB-MYO mezunlarının yaklaşık yüzde 92 gibi yüksek bir istihdam oranına ulaşması modelin güçlü bir başarı ürettiğini göstermesi açısından fevkalade önemlidir. Biz bu modelin Türkiye sathına yayılması için gerekli çalışmaları elimizden geldiği kadar yapmaktayız ve üniversitelerimizde teşvik etmekteyiz.'

- 'Uluslararası saygınlığı olan daha fazla akademisyeni ülkemizde görmek istiyoruz'

Özvar, uluslararası değerlendirme kuruluşlarında görülen Türk üniversite sayısının son dönemde arttığını belirterek, 'Bizim arzumuz şudur, 208 üniversitemiz de uluslararası alanda mutlaka görünmelidir, mutlaka görünür olmalıdır.' ifadesine yer verdi.

Üniversitelerin görünür olmasının akademiye katkılarıyla ortaya çıkacağını anlatan Özvar, bunun Türkiye'nin bilim diplomasisi kapasitesi ve etkisi bakımından çok önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'deki yabancı öğrenci sayısının, üniversitelerin uluslararası görünürlüğünün arttığının göstergelerinden biri olduğunu belirten Özvar, gerekirse bu sayıyı artırabileceklerini, YÖK olarak öğrenci hareketliliği açısından üniversitelerin kapasitesini geliştirmeye hazır olduklarını vurguladı.

Prof. Dr. Özvar, Türkiye'de akademik çalışma yapmasına izin verilen yabancı öğretim elemanı sayısının da 3 bini geçtiğini belirterek, 'Biz daha kaliteli, daha üretken, uluslararası saygınlığı olan daha fazla akademisyeni ülkemizde görmek istiyoruz.' diye konuştu.

Araştırma üniversitelerinden daha büyük beklenti içerisinde olduklarına dikkati çeken Özvar, 'Bu üniversitelerimizin bir kısmının belki önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde ilk yüze girme konusunda büyük bir gayret içerisinde olacaklarını, bizim de Yükseköğretim Kurulu olarak destekleyeceğimizi bilmenizi isterim.' ifadelerini kullandı.

- 'Gerekli kadro onayı aldığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum'

YÖK Başkanı Özvar, son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi adına somut adım atılacağını dile getirerek, 'Bu konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile görüşerek gerekli kadro kolaylığı ve onayı aldığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.' dedi.

Öğretim elemanı yetiştirme programını önemsediklerini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:

'Farklı branşlarda lisans mezunlarına merkezi bir sınav uygulayacağımızı ve başarılı olanları bilişim temelli programlarda lisansüstü eğitim imkanı sağlayacağımızı ifade etmek isterim. Akabinde kendilerini üniversitelerimizde ilgili programlarda şartların elvermesi halinde istihdam edeceğimizi de dile getirmek isterim. Böylece, yeni programlar için duyulan nitelikli öğretim elemanı ihtiyacını karşılamak için önemli bir adım atmış olacağız.'

Kaynak: AA