İSTANBUL (AA) - ÜMİT AKSOY - 90 yaşındaki usta fotoğraf sanatçısı Feruz Ertürer'in 'Baktığı Yerde Başka Bir Dünya' adlı sergisi, Bulgur Palas'ta sanatseverlerle buluştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür ile İBB Miras tarafından düzenlenen ve küratörlüğünü Murat Gür'ün üstlendiği sergide, Ertürer'in 75 yılı aşan fotoğraf yolculuğundan seçki sunuluyor.

Sanat hayatına ve yeni sergisine dair AA muhabirine açıklamalarda bulunan Ertürer, kızı Gülden Yılmaz'ın arşivde yer alan eserleri 'gün ışığına çıkarmak' istediğini, bu anlamda böyle bir sergi fikrinin ortaya çıktığını söyledi.

Ertürer, eserlerden yine kızının fikriyle bir hatıra kitabı hazırladıklarını belirterek, 'Kitabın devamı olarak ise bu sergiyi küratör arkadaşım Murat Gür ile beraber hazırladık. Yeğenim Filiz Ertürer de organizasyonda bize yardımcı oldu. Onlar arşivi ve elimizde neler olduğunu gayet iyi biliyorlardı.' dedi.

Fotoğrafçı bir aileden geldiğini anlatan Ertürer, şöyle devam etti:

'Babam da fotoğrafçı. Onunla her zaman iftihar ediyoruz. Çok güzel bir sanatçıydı. Babam, bir vesikalık da olsa onu özenle çekerdi. Daha sonra Mümtaz ağabeyim baba sanatını ele aldı ve Adapazarı'nda 'Grup 5' ve arkasında da 'Grup 2' adında iki fotoğraf grubu kurduk. Burada ağabeyimin yanı sıra Hüsnü Gülser'in oğlu Prof. Dr. Barbaros Gülser ve yakın arkadaşım İbrahim Zaman yer alıyordu.'

Feruz Ertürer, fotoğrafı 'sanat' olarak gördüğünü ifade ederek, 'Tabii bu eskiden tartışmalı bir konuydu. Çekmeyeceğim hiçbir fotoğraf yoktur. Önemli olan o anın size bir şey anlatıyor olmasıdır. Çünkü siz tam olarak o anı çekiyorsunuz. Fotoğrafta asıl olan, o andır. Çünkü siz o anı çekerek tarihe bırakmış oluyorsunuz.' diye konuştu.

- 'Hayat dergisinde Türkiye birinciliğim var'

Fotoğraf sanatçılığının öncesinde teknik bir ressam olduğunu dile getiren Ertürer, 'Sanat okulu mezunuyum ve iyi bir talebeydim. Teknik ressam olarak, tıpkı önümdeki fotoğrafçılar gibi işimi iyi yapmak özenindeydim. Bununla birlikte bazen rastgele çekilen bir fotoğraf da benim için iyi bir fotoğraftır. Siz o ana rastlarsanız ve onu çektiyseniz o fotoğraf da güzel bir fotoğraftır.' değerlendirmesini yaptı.

Hattat Ahmet Karahisari Mushafı, Şadırvanlı Sofa'da ziyarete açıldı
Hattat Ahmet Karahisari Mushafı, Şadırvanlı Sofa'da ziyarete açıldı
İçeriği Görüntüle

Ertürer, sanat hayatındaki önemli anlara dair şunları söyledi:

'Hayat dergisinde Türkiye birinciliğim var. Bu benim için güzel bir andı. Biz Adapazarlıyız, deprem bölgesinde yer alıyoruz ve maalesef depremlerde birçok değerimizi yitirdik. Bu ödül aldığım fotoğrafın kayıtları da onların arasındaydı. Daha sonra onların peşine düştüm ve Basın Müzesi'nde o günkü Hayat dergisinin kopyalarını çekerek arşivime aldım. Ben orada çatlak bir toprağın fotoğrafıyla, natürmort dalında birincilik kazanmıştım.'

- '70 sene önceki fotoğrafların gün ışığına çıkması beni de heyecanlandırıyor'

Feruz Ertürer, uzun sanat yolculuğundan bir seçkiyle oluşan sergiyle ilgili duyduğu heyecanı ifade ederek, 'Yolda sergi için buraya gelen, sanata düşkün birçok insan gördüm. Hissettiğim duyguları izah edecek bir kelime bulamıyorum. 70 sene önceki fotoğrafların burada gün ışığına çıkması beni de heyecanlandırıyor. Benim için fotoğraf bir sanattır. Artık herkesin cebinde gayet kaliteli telefonlar var ve bunlarla güzel çekim yapabilirler. Elinizde bir fotoğraf makinesi olmasına gerek yok. Eğer fotoğrafı çekebiliyorsanız, siz o anı sabitleştirmiş ve tarihe mal etmiş olursunuz. Önemli olan da budur.' dedi.

Fotoğraf sanatındaki değişimler ve dijitalleşmeye dair değerlendirmelerde bulunan Ertürer, şunları kaydetti:

'Ben fotoğrafçı bir aileden geldim. Evimizin altında bir karanlık oda vardı. Yani fotoğrafın içine doğdum. Mümtaz ağabeyim askerliği için Kore'ye gitti ve karanlık oda da bana kaldı. O zamanlar sanat okulunda talebeydim ve burada her şey elimin altında hazır durumdaydı. Ben de bunların ne olduğunu bilen birisiydim. Şimdi artık başka bir zamanda yaşıyoruz. Dijital dünya farklı bir şey ve ucundan yakalamaya çalışıyorum. Değişimin farkındayım, bütün bunları görüyorum. Güzel eserler ortaya konuluyor. Çekilen fotoğraflar düzeltilebiliyor ve yeni bir şekilde ortaya konuluyor. Manuel çektiğimiz zamanlarda ise böyle bir durum söz konusu değildi. İstemediğiniz bir şey varsa onu siz kendiniz oradan kaldırırdınız. Ben de eserlerimi bu şartlar içinde ortaya koymuş oldum.'

Kaynak: AA