logo

08 Şubat 2024

UMMALARIMIZ, SANMALARIMIZ

Nurcan EROL

Nurcan EROL
nurcan@avrupahaberler.com

Siz bu yazının başlığını okurken ne umuyordunuz? Veya ne yazacağımı sandınız? Basit bir yazının başlığını okurken bile bir beklenti beliriyor içimizde, ne tuhaf. Yaşadığımız veya yaşamaya çabaladığımız bu hayat ummalar ve sanmalar arasında gidip gelen bir beklentiler sarmalı değil mi zaten?

  Ummak; olmasını istediğimiz bir şeyin olmasını beklemek iken, sanmak ise olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte olacağına daha çok inanmak demek. Umut etmek, beklemek, gerçekleşmesini istemek… Yani ez cümle “İnanmak”…

İlahi açıdan inanmanın dışındaki tüm inanmalarda insanoğlu hep kısa süreli bir beklenti içindedir. Bir tek ilahi inanışta ölümden sonrasına dairdir beklentimiz. Bu beklenti odaklı hayatlar bizim daha keyifli, daha yalın ve daha mutlu yaşantılar sürmemize büyük bir engeldir çoğu zaman aslında. Mesela severiz birisini, onun da bizi bizim onu sevdiğimiz kadar çok sevmesini bekleriz, sanki   sevmeyi bizim kadar sevilerek öğrenmiş gibi. Hadi diyelim ki sizin kadar sevdi, bunun da yetmediğini söyleyip buna inanmak isteriz. Sonra bir ayrılık olur, ” O beni benim onu sevdiğim kadar sevmemiş” deriz, sanki tüm ilişkileri sadece sevgilerin azalması bitiriyormuş gibi. Bazen seviyor sanırız, düşünüyor sanırız, onu da mutlu sanırız; aramasını, güzel şeyler söylemesini umarız. Halbuki her şey o kadar nettir ki hayatta görmek isteyene;

Az beklenti, çok mutluluk.

#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar…

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    Asırlardır bitmeyen bir çilenin içinden geçiyoruz. Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar... Ne hazindir ki Türk milleti, tarih boyunca en büyük zaferlerini dış düşmanlara karşı kazanırken, en çetin mücadelesini kendi içinde vermektedir. Nedendir bilinmez , konu Osmanlı Devleti olunca akıllara yalnızca Osmanlıca gelir. Altı asır boyunca üç kıtaya hükmetmiş, ilimde, sanatta, mimaride ve devlet yönetiminde dünyanın sayılı medeniyetlerinden biri olmuş bir cihan devletini yalnızca bir dil tartışmasına indirgemek, tari...
  • Korundukça Yalnızlaşmak

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsanlık tarih boyunca birbirine ulaşmanın yollarını aradı. Kıtaları aşan gemiler yaptı, okyanusların altına kablolar döşedi, gökyüzüne uydular gönderdi. Bugün dünyanın öbür ucundaki bir insanla saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Hatta birbirimizi görebiliyoruz. Ama bütün bu ilerlemeye rağmen cevaplanmamış bir soru hâlâ karşımızda duruyor: Neden birbirimize bu kadar yakınken, bu kadar uzağız? Belki de mesele hiçbir zaman fiziksel mesafeler değildi. Çünkü insanlar çoğu zaman kilometrelerle değil, korkularla ayrılırlar. Birçok ilişki...
  • Sevgiyle Oyalamak: Duygusal Belirsizliğin Görünmeyen Yüzü

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsan ilişkilerinde en yıpratıcı deneyimlerden biri açık bir reddedilme değil, belirsizlik içinde bırakılmaktır. Bazı kişiler sevgi, ilgi ve yakınlık gösterirken aynı zamanda ilişkiye dair net bir sorumluluk almaktan kaçınırlar. Bu durum, karşı tarafta umut ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen duygusal bir döngü yaratır.Psikolojik açıdan bakıldığında, sevgiyle oyalamak; kişinin karşısındakinin duygusal yatırımından yararlanırken ilişkiyi tanımlamaması, netleştirmemesi ve sürekli ertelenen beklentiler oluşturmasıdır. Bu süreçte kişi zaman z...
  • Mutlak’a arayacağız…

    25 Mayıs 2026 Yazarlar

    Avukat Yusuf Akın yazdı; Mutlak'a arayacağız... Dizleri kireç tutmuş malak çamurda, düz ayak. Her zaman keser kendine dönük sonsuz kıyak. Uçurumlar önünde koca yığınlar bitkin mahzun. Bu yol kısa bir ömür değil, var oluş kadar uzun. Çürük çekme halat koymuş,yüz yıllık ulu çınara. Bir yanı kişisel hırs ve öfke, diğer yanı zampara. Milyonlar umut diye bekler, beton insanlar önü. Şaşırmış bir ihtiyarlar meclisi,sonu toprak yönü. Kim bulacak bu masum ve yetim halka çözüm. Bir çekilin kenara, torunlarınızı sevi...