Yazarlar
Emine Çiçek Yazdı;Çekirdek Ailede ilişki Geliştirme Yolları 1
ÇEKİRDEK AİLEDE İLİŞKİ GELİŞTİRME YOLLARI 2 (Anne-baba- çocuk)
Aileyi meydana getiren bireyler konumlarına göre farklı rollere sahiptir. Babanın anneye, annenin çocuklara göre farklı olan konumları, aynı zamanda rollerini ve sorumluluklarını da farklı kılmaktadır. Çocuğun kendini en doygun en huzurlu en güvende ve en mutlu hissettiği yer kendi çekirdek ailesidir.Ailenin temel taşları olan annenin sonsuz şefkati, babanın ise verdiği sonsuz güven duygusu kişiyi geliştirir .Kardeşler ile bütünün parçası olmayı,paylaşmayı ve dayanışma duygusunu ve kardeşlerin desteği ile de yaşadığı güven ve huzuru ,hayata hazırlanırken hiçbir ortamda bulamaz. En olumsuz bir aile, ailesizlikten daha iyidir.Toplumda gelişme isteniyorsa bunun ancak huzurlu ve güvenli bir aile ortamında yetişmiş bireyler başarabilir. O nedenle çocukların başarısı ve toplumun huzuru için aile desteklenmelidir.
Çocuğun bilişsel ve fiziksel olarak sağlıklı yetişmesi, düzenli bir eğitim alması ve hayatında başarılı olması için, huzurlu bir aile ortamına ihtiyacı vardır. Çocukların yaşamlarının her evresinde düzenli eğitim almalarında ve onların istenilen biçimde yetiştirilmelerinde aile fertlerinin tamamının birbirinden farklı görev ve sorumlulukları vardır. Bu görev ve sorumluluğun büyük bir kısmını geleneksel ailede anne ve baba üstlenir. Babaanne, anneanne ve dedeler ise zaman zaman bu sorumluluğu paylaşırlar. Ailedeki diğer bireylerinden olan büyük kardeşler de, çocuk eğitiminde anne baba ile birlikte bu sorumluluğu paylaşırlar. Anne ve Babanın aile içinde farklı görev ve sorumlulukları olmakla birlikte bazı ortak görev ve sorumlulukları da vardır,
Bunlar ise :
1 – Anne ve babanın çocuklarına, “uygun olan davranışı” alışkanlık haline getirebilmeleri için, gerek kendi aralarında gerekse evdeki diğer aile bireylerine karşı ve çocuklarına yönelttikleri davranışlarında da dengeli, tutarlı ve kararlı olmalıdırlar
2 – Anne ve babalar çocuklarının kendi modelleri olmadığı kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı, bağımsız, kendine özgü zekâ ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmalıdırlar.
3– İdeal anne ve babalar çocuğun ihtiyaçlarını fark eden, onlara uygun seçenekleri sunabilen ne aşırı hoşgörülü nede katı olmayan , çocuklarına karşı esnek bir yaklaşım içinde , davranışlarında kararlılık ve devamlılık içinde olan ve adaleti sağlayan,onlara karşı çıkmadan önce her zaman çocuğun isteklerini göz önünde bulunduran ana-babalardır.
4- Anne ve babalar kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer örnek
Rol model olmalıdırlar.
5- Anne ve babaların güvenilir dengeli bir çocuğa sahip olabilmeleri için, önce birey olarak kendilerine ,daha sonra çift olarak birbirlerine, ardından da sahip oldukları tüm çocuklarına aynı oranda güvenmeleri gerekir.
6—Anne ve babalar, çocuklarına karşı ilgi ve sevgisini gösteren, onların fiziksel ve bilişsel gelişmeleri için çocuklarında var olan ama ortaya çıkmamış girişimci yeteneğini keşfetmeli ve özgüvenini kazanabilmesi için onlara ortam hazırlayan yanı sıra yeteneklerinin ortaya çıkması için destekleyen kişiler olmalıdırlar.
7- Ana-babalar sahip oldukları çocuğun yaşı ve yeteneklerine uygun isteklerde bulunmalı,
çocuğu düş kırıklığına uğratacak, yaşının üstünde beklentiler içine girerek başarı ivmelerini aşağıya çekmemelidirler.
8- Anne ve babalar, çocuğunun eğitiminde ve yetiştirilmesinde ortak davranışlar ve tutumlar geliştirmelidirler.
9- Anne ve babalar gerektiğinde çocuklarına yapabileceği basit görevler vererek, Onlarda karar verme, güven ve sorumluluk duygularının gelişmesine katkıda bulunmalıdırlar
10-Anne ve babalar çocuğun fizyolojik temel ihtiyaçları (yemek, uyku, temiz, barınma, sağlık vb.)ile psikososyal ihtiyaçlarını (sevme, sevilme, ait olma, güvenlikte olma vb ) iyi gözlemlemeli ve ihtiyaç duyulan zamanda karşılamaya özen göstermelidirler.
11-Anne ve babalar çocuklarının yaşantısını gözlemleyip sosyal çevresinden haberdar olmakla birlikte çocuklarının bir birey olarak özel bir yaşantısı olabileceğini kabul etmeli ve saygı göstermelidirler.
12-Anne ve babalar çalışan ebeveyn olarak , eve geldiklerinde çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenip kaliteli zaman geçirerek, hafta içinde beraber olamadıkları zamanı hafta sonu birlikte etkinlik yaparak bir arada daha fazla zaman geçirmeye özen göstermelidirler.
Aile toplumun kurallarını temsil eder.Kurallara özen içinde uyan yetişkinleri rol model alan çocuklar bu kurallar çerçevesinde hareketlerini düzenlerler. Böylece hem toplum , hem toplum kuralları nesilden nesile sağlıklı ve en güzel şekilde aktarılmış olur.Buda topluma az suç işleyen ,vergisini zamanında ödeyen,sulh içinde yaşamı hedefleyen gelişime açık bireyler olarak bize geri döner.Daha iyi bir yaşam için iyi yapılandırlmış farkındalığı yüksek eğitilmiş anne baba ve onların çocukları güzel yarınların yapı taşlarıdır.
Yazarlar
NATO firik ROTA enginar…
Uslanmaz gizil planların merkez üssü, sunağı.
İnsanlık yaşamı edinmiş dert, onlar zehirli ağı.
Sabırla örülmüş yedibin yıllık insanlık tarihi hiç.
Kuleleri güvenli, halklar onlar için kızarmış piliç.
Hep barut, hep metal, hep neftin peşinde güruh.
Suratları kösele kof bedenlerinde barınmaz ruh.
Açıkta sırıtır, bond çantaları merhametsiz plan.
Güya halklardan yanalarmış, koca bir çete, klan.
İnsanlık, su, aş, barınak ihtiyaçlardan mahrum.
Güneş yetmedi, mars’ta istiyorlarmış solaryum.
Bütün dünyanın nimetlerini bir çırpıda yakarlar.
Haritalar ateş topu, sırça köşklerinde bakarlar.
Doğan her canlı eksik, geleceği ipotek altında.
Sal bulamaz bir köylü, onlar lüks içinde yatında.
Gırtlaklarına kadar sıkılı, pirinç üreten bir çiftçi
Aş beğenmeyen obezler, gündüz siesta, neftçi.
Dünyalı insanlar hep birlikte, uykudan uyansa.
Emperyalizme dur deyip, mazlumlar için yansa.
O zaman aydınlanır, bütün karanlık coğrafyalar.
Karanlıkta beslenen o yarasalar, avucunu yalar.
Kurmuşlar alengirli bir düzen, temiz tas kayıp.
Ne utançları kalmış, ne de hakikate karşı ayıp.
Erdemliler, gelmeyin hakka karşı propagandaya.
Bilgelerle, ariflerle yol alın, yoksa kalırsınız yaya.
Yazarlar
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?
İnsan, sevdiği için değil; çoğu zaman çocukluğunda eksik kalan duyguyu tamamlamak istediği için yanlış insanlara bağlanır.
Bu yüzden bazı ilişkilerde sevgi değil, onaylanma ihtiyacı yaşanır. Bazılarında aşk değil, terk edilme korkusu konuşur. Bazılarında ise bağlılık sandığımız şey, aslında kendimizi kaybetme pahasına sürdürdüğümüz bir mücadeledir.
Bir klinik psikolog olarak en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:
“Ben ona çok değer verdim.”
Ben ise ardından hep aynı soruyu sorarım:
“Peki, o senin değerini korudu mu?”
Çünkü sevmek, hak etmek için yeterli değildir.
Seni sürekli bekleten…
Duygularını küçümseyen…
Varlığını sıradanlaştıran…
Yokluğunda hiçbir şey eksilmemiş gibi yaşayan…
Sana yalnızca ihtiyacı olduğunda yaklaşan biri, sevgini alıyor olabilir; ama seni hak etmiyor olabilir.
Sağlıklı bir ilişkide insan kendini ispat etmek zorunda kalmaz. Sevilmek için eksilmez, kabul görmek için susmaz, terk edilmemek uğruna kendinden vazgeçmez.
Ve unutmayın…
Bir insanın size verdiği değeri, size söyledikleri değil; sizi kendinize nasıl hissettirdiği belirler.
Eğer bir ilişkinin sonunda kendinizi daha küçük, daha yalnız, daha yetersiz ve daha değersiz hissediyorsanız, kaybetmekten korkmanız gereken kişi o değildir.
Asıl kayıp; bir başkasını kazanabilmek uğruna, kendinizi yavaş yavaş kaybetmiş olmanızdır.
Çünkü sizi hak eden insan, kalbinizi fethetmeye çalışmadan önce güveninizi korur; sevginizi istemeden önce ruhunuza iyi gelir. Hak etmeyen ise sizden sevgi ister, sonra o sevgiyi tüketir.
Kendinizi, sizi sevmeyen birinin eksikliğine değil; sizi gerçekten hak eden insanların varlığına emanet edin. Çünkü bir gün geriye dönüp baktığınızda, canınızı acıtan şey terk edilmek değil, uğruna kendinizden vazgeçtiğiniz kişi olacaktır.
Uzm. Psk. Emine Çiçek
Akademisyen
Yazarlar
Mizah, Mizaç, Mizan…
Kuma yumurtlamış kaplumbağa sersemliği var.
Suya varmak emek ister kum taşla kaplı yol dar.
Uyurgezer yurttaşlar çağı, dünya sinekli bakkal.
Esas olan yaşamak değil,fikirlerle baş başa kal.
Kırık kalem, yırtık defter övgüye olmaz mazhar.
Kalp insanın mizanıdır, cümleleri hassas tartar.
Yarım insan, yarım çağ, yarım inançlar zamanı.
Ağız dolusu sözler uçuşuyor, kimin var imanı.
Bütün kapılar önü çerçöp dolu, iftira karşı yana.
Hakikati anlama özürlü şahsa kim neden inana.
Dünya sözde haklılar cehennemi,hakikat öksüz.
Bu kadar kırık cümle nasıl kurulur, külli köksüz.
Nesnenin varlığını yücelten hayaller atlası arzu.
Karşıya aslan kesilenler, kendi çakallarına kuzu.
Farklı yaşamı tahammülsüz uçurumdan atarlar.
Bir gerçeğe binbir türlü kuyruklu yalan katarlar.
Anlam kayıp, gerçek minvalinden kopuk zincir.
Temel değilse adalet, berbat olur bir çuval incir.
İnsan yanar döner, yoksa tam tekmil bir mizaç.
İnsana çok yakışan, izzet nişanesi adil bir taç.
Çekişme, nifaklar çağında kimse olamaz mutlu.
Neşeye kainat sevinç saçar, seveni kılar kutlu.
Gerçek varlık narin bir krizantem, kaostan uzak.
Bilgece yaşam muhteşem sevinç, gerisi tuzak.


-
Genel2 hafta önceHerkes Haklı, Herkes Masum, Kimse Sorumlu Değil
-
Yazarlar2 hafta önceKENDİ GERÇEĞİNE KÖK SALMAK: DİJİTAL ÇAĞDA “KENDİ OLMA” DEVRİMİ
-
Özel Haber4 hafta önce“İzmir’in Unutulan Mahallesi: Basmane Sokaklarında Bir Gün”
-
Video4 hafta önceKöln’de Hayat Durdu! 🎭 Karnaval Coşkusu | Kölle Alaaf!
-
Özel Haber5 ay önceİzmir Basın Mensupları Hilton Garden Inn Izmir Bayraklı’nın İftar Yemeğinde Buluştu
-
Video4 hafta önceViyana’da Büyüleyici Gece | Karlskirche’de Vivaldi Dört Mevsim Konseri
-
Almanya4 hafta önceAnuga Köln 2025: Gıda Dünyasının Kalbi Almanya’da Attı
-
Yazarlar2 hafta önceİnsanların En Büyük Açlığı: Anlaşılmak
