İSTANBUL (AA) - Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, katılım finansın bankacılık sektörü içindeki payının yüzde 9,2 seviyesine yükseldiğini belirterek 'Aslında ekosistem olarak düşündüğünüz zaman yüzde 10'ları geçmiş durumda.' dedi.

Uyan, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

Türkiye'de geçen yıl belirgin bir şekilde dezenflasyon programının uygulandığını dile getiren Uyan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) sıkı para politikasının ve kredi kontrollerinin özellikle fon maliyeti ve büyüme konusunda ciddi etki yaptığını söyledi.

Uyan, katılım finans kuruluşlarının tamamen reel sektörü finanse eden kuruluşlar olduğunu anımsatarak 'Dolayısıyla buradaki büyüme sınırlarının daha çok etkilenmesini beklerken katılım finans kuruluşlarının buna hızlı bir şekilde adapte olduğunu ve bankacılık sektörünün üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiklerini gördük 2025 yılında. Dolayısıyla 2025 yılında hem dünyada hem ülkemizde görülen enflasyonla mücadele programına ciddi bir uyum sağlamış olduk.' diye konuştu.

2026 yılına ise ihtiyatlı bir iyimserlikle girildiğini belirten Uyan, 'Bütün dünyada da benzer şekilde iyimserlik var. Jeopolitik riskler biraz daha azaldı gibi gözüküyor. Emtia ve özellikle petrol fiyatları hareketli olacak gibi duruyor.' değerlendirmesini yaptı.

Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Günay, AA'nın 'Yılın Kareleri' oylamasına katıldı
Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Günay, AA'nın 'Yılın Kareleri' oylamasına katıldı
İçeriği Görüntüle

Ufuk Uyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarının etkisini de dikkate aldıklarını ancak buna rağmen ihtiyatlı bir iyimserlik içerisinde olduklarını belirtti.

- 'İhracat ve yatırım tarafında büyüme en önemli konularımız olacak'

Ufuk Uyan, dezenflasyon programında katedilen mesafeye işaret ederek 'Enflasyon programında bir başarı elde edildi. Enflasyon yüzde 30'lara çekildi. Buna paralel olarak enflasyonla birlikte faizlerin de aşağıya geldiğini, maliyetlerin de aşağıya geldiğini görüyoruz.' ifadelerini kullandı.

Faizlerin reel sektörün beklediği şekilde hızlı inmediğini ancak bunun belirli sebepleri olduğunu anlatan Uyan, şöyle devam etti:

'Dolayısıyla 2026'dan umutluyuz. 2026 daha çok özellikle Kuveyt Türk açısından ortalama öz kaynak karlılığımızı sürdüreceğimiz, sürdürülebilir büyümeyi devam ettireceğimiz ve özellikle istisna olarak tanımlanan sektörlerde büyüme çalışması yapacağımız bir yıl olacak. Sektör için de böyle. O alanda büyük bir rekabet var. İhracata yönelik büyümeler, yatırım tarafında büyümeler, yatırım malları büyümeleri, finansal kiralama alanında büyümeler en önemli konularımız olacak. 2026'da da bu şekilde devam edecek.'

- 'Katılım finans 2026'da büyüme devam edecek'

Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan, katılım finansın bankacılık içindeki payına ilişkin, sektörün kendi rüştünü ispat ettiğini ve büyümesini sürdürdüğünü söyledi.

Sektörde faaliyet gösteren banka sayısının hem dünyada hem Türkiye'de arttığını dile getiren Uyan, şu değerlendirmede bulundu:

'Bugün itibarıyla 10 tane katılım finans kuruluşu var, lisanslarla birlikte 13'e çıkacak. 3 tane dijital var. Dolayısıyla sayıyla birlikte bütün kısıtlara rağmen büyüme devam ediyor. Halkımız da benimsedi, ülkemizde de benimsendi. Şu anda katılım finans kuruluşlarının toplam aktiflerdeki payı yüzde 9,2'lere gelmiş durumda. Aslında ekosistem olarak düşündüğünüz zaman yüzde 10'ları geçmiş durumda. Çünkü neden? Bireysel emeklilik sistemi var. Burada da faizsiz fonlar var. Portföy yönetimleri var faizsiz olarak. Burada da bir fon büyüklüğü var.'

Uyan, büyüme kısıtları sebebiyle tasarruf sahiplerinin farklı alanlara yönelebildiğini, kaynakların portföy yönetim şirketlerine aktığını, tasarruf finans kuruluşlarının da buradan pay aldığını belirterek, 'Bütün bunları düşündüğünüz zaman yüzde 10'ların üzerinde bir pazar payına zaten ulaşmış durumda katılım finans sektörü. Bu büyüme devam edecektir.' dedi.

Faizlerin düştüğü dönemlerde katılım finans sektörüne daha fazla yönelim beklediğini aktaran Uyan, 'Özellikle portföy şirketlerine giden kaynakların bir kısmının tekrar katılım finans içerisine geri dönmesi beklenebilir. Dolayısıyla 2026'da büyümenin devam edeceğini ve daha iyi olacağını bekliyorum.' değerlendirmesini yaptı.

- '(Takibe düşen kredi) Yönetilebilir bir pozisyonda'

Ufuk Uyan, finansmana erişim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle tahsili gecikmiş alacaklar oranında artış riski olup olmadığına yönelik soru üzerine, faizlerin yüksek, büyümenin sınırlı kaldığı ve maliyetlerin yükseldiği dönemlerde bu oranın artmasının doğal olduğunu söyledi.

Uyan, 'Çünkü tabanı büyütemiyorsunuz. Yukarısı artıyor, tabanda büyüme sınırları var. Dolayısıyla oran arttı. Şu anda yüzde 2,5'lerin üzerinde bir NPL (takibe düşen kredi) oranı var ancak bu yönetilemeyecek bir oran değil. Bunun yüzde 70'i oranında hem bankacılık sektöründe hem bizim tarafta zaten karşılık ayrılmış durumda. Dolayısıyla bu yönetilebilir bir pozisyonda.' diye konuştu.

Kuveyt Türk'te 2025'e ilişkin NPL oranının yüzde 2'lerin altında olmasını beklediklerini aktaran Uyan, yıllardır ihtiyatlı bir politika izlediklerini, ikinci grup alacaklarda daha yüksek ağırlıklı bir karşılık politikalarının bulunduğunu anlattı.

Uyan, takibe düşen kredilerin oranındaki artışın 2026'nın ilk yarısında sürmesini beklediklerini dile getirerek 'Daha sonra ise düzelme ihtimali var. Çünkü bildiğiniz gibi konkordatolar var. Bu konuda çalışmalar var. Konkordato ilan eden firmaların da artık çıkma zamanları geldi. Dolayısıyla burada da tahsilat imkanları artacaktır. Bunun sonucunda oranın biraz artsa bile daha sonra tekrar buralara geleceğini, yüzde 3'ler civarında yılı kapatırız gibi bekliyoruz.' ifadelerini kullandı.

- '2014'ten bugüne kadar yaklaşık 22 ton hurda altını ekonomiye kazandırdık'

Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan, altın hesaplarına ilişkin bir soruya karşılık, altın bankacılığını 2014'te ciddi olarak yeni bir ürün olarak başlattıklarını, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması amacıyla bu alana girdiklerini söyledi.

Uyan, '2014'ten bugüne kadar yaklaşık 22 ton hurda altını ekonomiye kazandırmışız. Bugünün fiyatıyla yaklaşık 3,5 milyar dolar eder. Bir tek katılım bankası için ciddi bir rakam. Türkiye'deki bütün bankaların şu anda bu faaliyeti yaptığını düşündüğümüzde Türkiye'nin altın ithalatını karşılayacak kadar bir hurda ve üretimle bu cari açığa katkı sağlayacağını umut ediyoruz.' diye konuştu.

Bu işlemlere altın toplama günleriyle başladıklarını ve getirilen hurda altınları gram olarak vatandaşların hesaplarına yatırdıklarını kaydeden Uyan, 110 kuyumcu ile anlaşma yaptıklarını, sadece altınla kalmadıklarını ve kıymetli maden hesaplarının bulunduğunu, altının yanına gümüşü eklediklerini, platin ve paladyum konusunda çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

Uyan, emtiaların bu yılın sıcak gündemini oluşturduğunu ifade ederek, özellikle gümüş gibi alanlarda risklerin yüksek olduğunu, tasarruf sahiplerinin bu alanlarda yatırım yaparken ciddi düşünmesi gerektiğini vurguladı.

Atıl kaynakları ekonomiye kazandırmayı amaçladıklarını yineleyen Uyan, bundan sonra da bu faaliyetlerini sürdüreceklerini söyledi.

(Sürecek)

Kaynak: AA