Bizi Takip Edin

Yazarlar

Major Depresyon ve Türleri

yazar

Yayınlandı

Tarih

Depresif Bozukluk: Major Depresyon ve Diğer Türleri

Depresif bozukluklar, psikolojik bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkan ve kişinin ruh hali, düşünce yapısı ve fiziksel sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratan bir dizi belirti ve semptomla kendini gösteren bir durumdur. Bu makalede, depresif bozuklukların en yaygın türleri olan major depresyon, minor depresyon, endojen depresyon ve exojen depresyon hakkında bilgi vereceğim.

Major depresyon, en sık karşılaşılan ve en şiddetli depresif bozukluk türüdür. Genellikle en az altı ay süren sürekli bir depresif durumdur. Kişi karamsarlık, hayattan zevk almama, iştahsızlık ve mizaç değişikliği gibi belirtiler yaşar. Mizaç, kişinin ruh halini ifade eden bir terimdir ve mizaç değişkenlik gösterebilir. Mizaç uyumlu, mizaç depresif, mizaç anksiyeteli, mizaç ajite gibi durumlar depresif bozuklukların belirtilerinden bazılarıdır. Ayrıca, depresif bozukluklarla ilişkili olan duygudurum bozukluklarına değinmeden geçmemek gerekir. Bu bozukluklar çoğu zaman neşesizlik, hayattan zevk alamama, libido azalması, cinsel isteksizlik ve zaman zaman boğulma hissi gibi semptomlarla kendini gösterir. İştah düzensizlikleri, uyku düzeninde bozukluklar ve hatta kilo kaybı da depresif bozukluğun diğer belirtileri arasında yer alır.

Bu belirtiler, depresif bozuklukların kabaca major depresyon, minor depresyon veya endojen ve exojen depresyon olarak adlandırılan alt kategorilere ayrılabileceğini göstermektedir. Major depresyon, altı aydan uzun süren sürekli bir depresif durumu ifade ederken, minor depresyon daha hafif semptomlarla kısa süreli bir durumu tanımlamaktadır. Endojen depresyon ise genellikle içsel faktörlerle ilişkili olarak ortaya çıkan bir depresif bozukluk türüdür. Bu durumda genetik, biyokimyasal ve hormonal faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Diğer yandan, exojen depresyon çevresel stres faktörleriyle ilişkilidir. Örneğin, travmatik bir olay sonrasında ortaya çıkabilir.

Reklam

Depresif bozukluklar, hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen ve tedavi gerektiren rahatsızlıklardır. Bu nedenle, doğru tanı ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi önemlidir. Psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi yöntemler, depresif bozuklukların kontrol edilmesine yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, depresif bozukluklar, kişinin ruh halini, düşünce yapısını ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyen bir dizi belirti ve semptomlarla kendini gösteren psikolojik rahatsızlıklardır. Yazının amacı, okuyuculara depresif bozuklukların türleri hakkında bilgi vermek ve bu konuda farkındalık oluşturarak insanları bilgilendirmektir. Eğer kendinizde ya da bir yakınınızda depresif bozukluk belirtileri görüyorsanız, bir doktora başvurmanız gerekir.
Sağlıklı günler

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarlar

NATO firik ROTA enginar…

Yayınlandı

Tarih

Uslanmaz gizil planların merkez üssü, sunağı.

İnsanlık yaşamı edinmiş dert, onlar zehirli ağı.

Sabırla örülmüş yedibin yıllık insanlık tarihi hiç.

Kuleleri güvenli, halklar onlar için kızarmış piliç.

Hep barut, hep metal, hep neftin peşinde güruh.

Reklam

Suratları kösele kof bedenlerinde barınmaz ruh.

Açıkta sırıtır, bond çantaları merhametsiz plan.

Güya halklardan yanalarmış, koca bir çete, klan.

İnsanlık, su, aş, barınak ihtiyaçlardan mahrum.

Güneş yetmedi, mars’ta istiyorlarmış solaryum.

Reklam

Bütün dünyanın nimetlerini bir çırpıda yakarlar.

Haritalar ateş topu, sırça köşklerinde bakarlar.

Doğan her canlı eksik, geleceği ipotek altında.

Sal bulamaz bir köylü, onlar lüks içinde yatında.

Gırtlaklarına kadar sıkılı, pirinç üreten bir çiftçi

Reklam

Aş beğenmeyen obezler, gündüz siesta, neftçi.

Dünyalı insanlar hep birlikte, uykudan uyansa.

Emperyalizme dur deyip, mazlumlar için yansa.

O zaman aydınlanır, bütün karanlık coğrafyalar.

Karanlıkta beslenen o yarasalar, avucunu yalar.

Reklam

Kurmuşlar alengirli bir düzen, temiz tas kayıp.

Ne utançları kalmış, ne de hakikate karşı ayıp.

Erdemliler, gelmeyin hakka karşı propagandaya.

Bilgelerle, ariflerle yol alın, yoksa kalırsınız yaya.

Reklam
Okumaya Devam Et

Yazarlar

Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?

Yayınlandı

Tarih

Değer verdiğin kişi gerçekten seni hak ediyor mu?

İnsan, sevdiği için değil; çoğu zaman çocukluğunda eksik kalan duyguyu tamamlamak istediği için yanlış insanlara bağlanır.

Bu yüzden bazı ilişkilerde sevgi değil, onaylanma ihtiyacı yaşanır. Bazılarında aşk değil, terk edilme korkusu konuşur. Bazılarında ise bağlılık sandığımız şey, aslında kendimizi kaybetme pahasına sürdürdüğümüz bir mücadeledir.

Bir klinik psikolog olarak en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:

“Ben ona çok değer verdim.”

Reklam

Ben ise ardından hep aynı soruyu sorarım:

“Peki, o senin değerini korudu mu?”

Çünkü sevmek, hak etmek için yeterli değildir.

Seni sürekli bekleten…
Duygularını küçümseyen…
Varlığını sıradanlaştıran…
Yokluğunda hiçbir şey eksilmemiş gibi yaşayan…
Sana yalnızca ihtiyacı olduğunda yaklaşan biri, sevgini alıyor olabilir; ama seni hak etmiyor olabilir.

Sağlıklı bir ilişkide insan kendini ispat etmek zorunda kalmaz. Sevilmek için eksilmez, kabul görmek için susmaz, terk edilmemek uğruna kendinden vazgeçmez.

Reklam

Ve unutmayın…

Bir insanın size verdiği değeri, size söyledikleri değil; sizi kendinize nasıl hissettirdiği belirler.

Eğer bir ilişkinin sonunda kendinizi daha küçük, daha yalnız, daha yetersiz ve daha değersiz hissediyorsanız, kaybetmekten korkmanız gereken kişi o değildir.

Asıl kayıp; bir başkasını kazanabilmek uğruna, kendinizi yavaş yavaş kaybetmiş olmanızdır.

Çünkü sizi hak eden insan, kalbinizi fethetmeye çalışmadan önce güveninizi korur; sevginizi istemeden önce ruhunuza iyi gelir. Hak etmeyen ise sizden sevgi ister, sonra o sevgiyi tüketir.

Reklam

Kendinizi, sizi sevmeyen birinin eksikliğine değil; sizi gerçekten hak eden insanların varlığına emanet edin. Çünkü bir gün geriye dönüp baktığınızda, canınızı acıtan şey terk edilmek değil, uğruna kendinizden vazgeçtiğiniz kişi olacaktır.

Uzm. Psk. Emine Çiçek
Akademisyen

Okumaya Devam Et

Yazarlar

Mizah, Mizaç, Mizan…

Yayınlandı

Tarih

Kuma yumurtlamış kaplumbağa sersemliği var.

Suya varmak emek ister kum taşla kaplı yol dar.

Uyurgezer yurttaşlar çağı, dünya sinekli bakkal.

Esas olan yaşamak değil,fikirlerle baş başa kal.

Kırık kalem, yırtık defter övgüye olmaz mazhar.

Reklam

Kalp insanın mizanıdır, cümleleri hassas tartar.

Yarım insan, yarım çağ, yarım inançlar zamanı.

Ağız dolusu sözler uçuşuyor, kimin var imanı.

Bütün kapılar önü çerçöp dolu, iftira karşı yana.

Hakikati anlama özürlü şahsa kim neden inana.

Reklam

Dünya sözde haklılar cehennemi,hakikat öksüz.

Bu kadar kırık cümle nasıl kurulur, külli köksüz.

Nesnenin varlığını yücelten hayaller atlası arzu.

Karşıya aslan kesilenler, kendi çakallarına kuzu.

Farklı yaşamı tahammülsüz uçurumdan atarlar.

Reklam

Bir gerçeğe binbir türlü kuyruklu yalan katarlar.

Anlam kayıp, gerçek minvalinden kopuk zincir.

Temel değilse adalet, berbat olur bir çuval incir.

İnsan yanar döner, yoksa tam tekmil bir mizaç.

İnsana çok yakışan, izzet nişanesi adil bir taç.

Reklam

Çekişme, nifaklar çağında kimse olamaz mutlu.

Neşeye kainat sevinç saçar, seveni kılar kutlu.

Gerçek varlık narin bir krizantem, kaostan uzak.

Bilgece yaşam muhteşem sevinç, gerisi tuzak.

Okumaya Devam Et

Trenler

Avrupa Medya Grup© 2026. Her hakkı saklıdır.