ANKARA (AA) - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), kurumsal kapasite geliştirme ve sağlık projelerinde işbirliği yaptığı kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla eş güdümü güçlendirmek amacıyla Ankara'da 'Türkiye Yüzyılı'nda Sağlıkta Ulusal Tecrübenin Küresel Etkiye Dönüşümü' programı düzenledi.
Toplantıya, TİKA'nın dünyanın farklı coğrafyalarında yürüttüğü sağlık projelerinde birlikte çalıştığı kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Düzenlenen toplantıda TİKA'nın koordinasyonunda kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde yürütülen sağlık projelerinden 2025 içinde yaklaşık 800 bin kişinin faydalandığı bilgisi paylaşıldı.
Afet ve kriz dönemlerinde sahada hızlı reaksiyon alma süreçleri, sağlıkta kurumsal tecrübenin uygulamaya aktarılması ve kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesinin ele alındığı toplantıda, Türkiye'nin planlama, inşa, donanım, insan kaynağı eğitimi ve sürdürülebilirlik alanlarındaki birikiminin, TİKA marifetiyle yürütülen projelere yansımaları değerlendirildi.
Toplantıda, afetlerden salgınlara, temel sağlık hizmetlerinden ileri düzey ihtisas hastanelerine kadar geniş bir alanda yürütülen sağlık projelerinin, Türkiye'nin uzman kurumlarıyla işbirliği içinde hayata geçirildiği vurgulanarak bu projelerin yalnızca fiziki sağlık altyapılarını güçlendirmekle kalmadığı, aynı zamanda yerel kapasitenin geliştirilmesine, bilgi ve deneyim transferine ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin inşasına katkı sunduğu ifade edildi.
- 'Sağlık insana verilen değerin adıdır'
Etkinlikte konuşan TİKA Başkanı Abdullah Eren, sağlığın TİKA için yalnızca bir hizmet alanı ya da istatistikten ibaret olmadığını dile getirerek 'Bugün burada sadece bir 'sağlık' başlığını değil, insana dair bir medeniyet iddiasını konuşmak için bir aradayız. Sağlık, en yalın haliyle insana verilen değerin adıdır.' dedi.
Eren, kadim bir medeniyetin temsilcileri olarak sağlık hizmetlerini yalnızca kendi vatandaşlarına değil, gönül coğrafyasındaki tüm insanlara sunmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini belirterek Türkiye'nin sağlık alanındaki yaklaşımının bu anlayış üzerine inşa edildiğini söyledi.
Türkiye'nin sağlık alanındaki iddiasının yalnızca kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Eren, geleceğin sağlık sistemlerini daha adil, daha erişilebilir ve daha dayanıklı kılmak zorunda olduklarını dile getirdi.
Eren, Türkiye'nin son yıllarda hem gönül coğrafyasında hem de hedef ülkelerde bir cazibe merkezi haline geldiğine dikkati çekerek, bu doğrultuda Türkiye'nin güçlü olduğu alanlara odaklanarak kapasite inşası çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizdi.
2025'te TİKA koordinasyonunda 48 kamu kurumuyla yurt dışında yaklaşık 80 eğitim programının hayata geçirildiğini aktaran Eren, Anadolu'nun kadim hekimlik geleneklerinden darüşşifalar ve şifahanelerin yalnızca tedavi merkezleri değil, merhamet ve insan onurunu esas alan bir anlayışın temsilcileri olduğunu dile getirdi.
Eren, sivil toplum kuruluşlarının birikiminin, TİKA'nın koordinasyonu ve Sağlık Bakanlığının desteğiyle yürütülen çalışmaların dünyanın farklı coğrafyalarında binlerce insana şifa sunduğunu sözlerine ekledi.
Program, katılımcı kurumların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından, sağlık alanında yürütülecek yeni işbirliği ve koordinasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.
1992'den bu yana dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirdiği 33 bini aşkın kalkınma projesiyle TİKA, Türkiye'nin kurumsal bilgi birikimi ve tecrübesini sahaya yansıtmaya devam ediyor. Bu çerçevede sağlık ve kurumsal kapasite inşası alanlarında yürütülen projeler, TİKA'nın koordinasyonunda kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde gerçekleştiriliyor.





