SAKARYA (AA) - Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) ilk günü 'Liderlerin Gelecek Vizyonu', 'Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?' ve 'Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler' oturumlarının ardından sona erdi.
UEZ 2026'nın üçüncü oturumu 'Liderlerin Gelecek Vizyonu' başlığıyla Capital Dergisi Yazı İşleri Müdürü Şeyma Öncel Bayıksel'in moderatörlüğünde düzenlendi.
Oturuma, Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Yıldız, Kibar Holding Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, Borusan Grup CEO'su Özgür Günaydın, Alarko Şirketler Topluluğu CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Nuri Yıldız ve Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay katıldı.
Oturumda konuşan Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yıldız, salgınla birlikte bir kırılma yaşandığını ancak kısa süre sonra tedarik sürecinin düzeldiğini ve yaşanılanların unutulduğunu belirterek, 'Savaşla birlikte tekrar gündeme geldi. Enerjiye, ham maddeye ulaşım önemli bir konu. Endüstriler hep ithalata dayalı. Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir. Üretim gayretinde olmaktır. Enerji ve ham maddenin olduğu yerde de üretmektir.' dedi.
Kibar Holding Üst Yöneticisi Kayabaşı da sanayideki dönüşüme dikkati çekerek, son dönemde sanayideki dönüşümü tek başlık altında anlatmanın mümkün olmadığını, dijitalleşme ve yapay zeka gibi gelişmelerin de yaşandığını vurguladı.
Kayabaşı, 'Küresel tedarik zinciri farklı alanlara evrildi. Bu dönüşüm Türkiye için de önemli fırsatlar doğuruyor. Tüm bu gelişmeler ışığında rekabet kuralları da değişiyor. Karbon yönetimi, enerji yönetimi, dijitalleşme ve tedarik oldukça önemli. Daha akıllı ve sürdürülebilir üretim öne çıktı.' açıklamasında bulundu.
- 'AR-GE ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor'
Borusan Grup CEO'su Günaydın, değişkenliğin olduğu, her gün farklı şeylerin yaşandığı bir dünyada olduklarının altını çizerek, dayanıklı kalmak gerektiğini ifade etti.
Global ekonominin belirlediği kurallar çerçevesinde herkesin pozisyon aldığını ama artık bunların da değiştiğini anlatan Günaydın, 'Yapay zeka çağındayız. Çevik olmak, hızlı reaksiyon vermek, dayanıklı olmak ve problemi yerinde çözmek önemli.' diye konuştu.
Alarko Şirketler Topluluğu CEO'su Yıldız ise 90'lı yıllardan 2000'li yıllara kadar karlılığın birinci öncelik, 2020'den sonra sürdürülebilirliğin birinci öncelik haline geldiğini belirterek, şöyle devam etti:
'Bunun esas sebebi, krizler ve salgının bize şunları göstermesi; her kriz fırsattır. Yaşayabiliyorsanız krizlerden faydalanabiliyorsunuz. Bunun en büyük destekçisi, finansal kaynak sağlamaktır. Türkiye'de sanayicilerin yapamadığı şey, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince kaynak ayıramamak. Sınırlı bir kaynağı yöneterek şirketi yönetmek zorundasınız. AR-GE ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor. Şirketlerin, hatta ülkelerin önündeki en büyük engel enerji arz güvenliğidir. Enerji depolamanın büyük önem kazandığı bir dönemdeyiz.'
Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Okyay da bugün yaşananları değişim değil, bir reset olarak gördüğünün altını çizerek, teknoloji, ticaret ve jeopolitik oyununun değiştiğine dikkati çekti.
Jeopolitik risklerin kalıcı hale geldiğini dile getiren Okyay, 'O yüzden bugünkü dalgalanmayı geçici olarak tanımlamıyorum. Böyle dönemlerde fark yaratanlar, sadece izleyenler olmuyor. Belirsizlik içinde karar verebilenler, üretim bilgisi ile öne çıkanlar olacak. Sadece veriye sahip olmak yetmiyor, doğru karar verebilmek ön plana çıkıyor.' değerlendirmesinde bulundu.
- 'Yapay zeka sadece teknolojik değil, yapısal bir dönüşüm yaratıyor'
Zirvenin dördüncü oturumu 'Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?' başlığıyla düzenlendi.
Moderatörlüğünü Aydem Enerji CEO'su Serdar Marangoz'un üstlendiği oturuma, sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş, IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna ve QNB Türkiye CEO'su Ömür Tan katıldı.
sahibinden.com CEO'su Ertaş, 2018'de makine öğrenimi ve derin öğrenme ile başlayan sürecin bugün radikal bir noktaya ulaştığını ifade etti.
Yapay zekanın hız kazanmasıyla birlikte, özellikle halka açık teknoloji şirketlerinde yüzde 90'lara varan değer kayıpları yaşandığına dikkati çeken Ertaş, ''Bugün bizim yerimize bir rakip gelse, hangi ürünü ya da hizmeti geliştirerek bizi geride bırakır?' sorusunu soruyoruz. Bin kişilik bir organizasyonuz. Bunun yaklaşık 350'si teknoloji ve yazılım ekiplerinde çalışıyor. Bu bakış açısı sadece teknoloji ekiplerine değil, tüm organizasyona yayılmış durumda.' bilgisini paylaştı.
IBM Türkiye Genel Müdürü Gürtuna da yapay zekanın sadece teknolojik değil, yapısal bir dönüşüm yarattığını vurguladı.
Gürtuna, yapay zekanın gelişimi yalnızca bir teknoloji değişimi değil, yeni bir altyapı ve yeni bir normalle birlikte dönüşebilme yeteneğinin öne çıktığı bir başlangıç olduğuna dikkati çekerek, 'Bugün tüm CEO'lar bu gerçeği kabul ediyor. Kritik mesele, teknolojiye ne kadar hızlı yatırım yaptığımız değil, bu yatırımlardan ne ölçüde fayda sağladığımız ve nasıl değere dönüştürdüğümüz.' diye konuştu.
Dönüşümün iki aşamada ilerlediğini belirten Gürtuna, ilk aşamada şirketlerin kendi yapay zeka asistanlarını geliştirerek iç süreçleri optimize ettiğini, ikinci aşamada ise operasyonel derinlik, otomasyon ve karar destek sistemlerinin devreye girdiğini ifade etti.
QNB Türkiye CEO'su Tan ise yapay zekayı teknolojik bir kırılma olarak değil, çok katmanlı bir dönüşüm dalgası olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Tan, sürecin ekonomik, kültürel ve jeopolitik etkiler yarattığını vurgulayarak, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin de dönüşümün kapsamını net biçimde ortaya koyduğunu belirtti.
Teknolojinin bankacılık sektörü özelinde etkisine de değinen Tan, birkaç yıl öncesine kadar yenilikçi kabul edilen birçok teknolojinin temel gereklilik haline geldiğini belirtti. Tan, yapay zekayı yeniden keşfetmek yerine en iyi şekilde uyum sağlamanın iş süreçleri ve şirketler açısından daha efektif bir yol olacağının altını çizdi.
- 'Krizlerin en önemli özelliği birbirleriyle bağlantılı olması'
Günün son oturumu ise 'Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler' başlığıyla Gazeteci Ahu Tanrıkulu moderatörlüğünde gerçekleşti.
Oturuma, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Balta ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO'su Yılmaz Yıldız katıldı.
Arıboğan, oturumda yaptığı konuşmada, içinde yaşanılan dönemin bir kriz ve belirsizlik dönemi olduğunu belirtti.
21'inci yüzyılın küresel krizler yüzyılı olduğunu dile getiren Arıboğan, 11 Eylül saldırıları sonrası dünyanın başka bir yöne evrildiğini ve güvenlik temalı düzenin o dönemden itibaren başladığını ve askeri harcamaların arttığını söyledi.
Arıboğan, 'Bütün bu küresel krizlerin en önemli özelliği birbirleriyle bağlantılı olması, hepsinin bir bütün olarak okunması gerekiyor. İkinci kriz 2008'deki ekonomik krizdi. Bütün dünyayı sarsan ve ekonomideki liberal kuralların devre dışı kalmasına yol açacak devlet müdahalelerinin belirgin hale geldiği bir dünya kriziydi. Üçüncüsü salgınla ortaya çıktı. Salgın, devletin bedenlerimizin üzerinde nasıl rahat tahakküm kurabileceğini gösteren bir krizdi. Bu savaş da dördüncü kriz.' diye konuştu.
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Balta ise eskiden eğer ülkeler arasındaki bağımlılık artarsa birbirlerine olan bağlılığın barışı yaratacağının düşünüldüğünü kaydederek, son 10 senedeki tartışmalardan birinin de tam da bu bağımlılığın çatışmayı ve çoklu krizleri tetikleyen yeni bir mekanizma ortaya çıkarması olduğunu dile getirdi.
Zurich Sigorta Grubu CEO'su Yıldız da çok kutuplu ve krizli bir dünya beklendiğine işaret ederek, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin değiştiğini belirtti.
Yıldız, 'Bir daha savaş olmasın, ekonomik entegrasyon olsun, bunu düzenleyen kurumlar olsun gibi kavramlar ön plana çıkıyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD'nin dünya ekonomisinden aldığı pay yüzde 50 iken, 2024'te yüzde 24'e düşmüş. ABD'nin gücünü yeniden tesis etmek üzere hareket ettiğini görüyoruz. Bu paradigma değişikliği içinde İran, tüm bu büyük resimde bir detaydır. Esas mesele, ABD'nin ekonomik gücünü yeniden kazanması üzerine kurulmuştur. Dünyada ne olacağını, yapay zekadaki gelişim ve Amerikan iç politikası üzerinden okumanın doğru olduğunu düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.




