ANKARA (AA) - FATMA SEVİNÇ ÇETİN - 'Asrın felaketi' olarak anılan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlatılan çalışmalarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sürecin ilk anından itibaren sahada görev alarak bölgenin yeniden inşası için yoğun mesai harcadı.
Anadolu Ajansının (AA) 'asrın felaketinden asrın inşasına' uzanan süreci ele alan 'UMUT HEP VAR' belgeseli kapsamında hazırlanan dosya haberde, depremin ilk gecesinden itibaren sahada olan ve aylar boyunca sık sık deprem bölgesine giderek çalışmaları yerinde takip eden Bakan Kurum'un, enkazdan kalıcı konutlara uzanan sürece ilişkin yürüttüğü mesaiye yer verildi.
Depremin ardından bölgedeki çalışmaların her aşamasını yerinde takip eden Kurum, ilk gece yaşananları, sahaya çıkışlarını, 11 ilde eş zamanlı yürütülen arama kurtarma, enkaz kaldırma ve kalıcı konutların inşası sürecini anlattı.
Kurum, depremin yaşandığı gece yarısı büyük bir endişe ve korkuyla uyandıklarını, yıkımın boyutunu tam bilmeseler de vakit kaybetmeden hazırlanarak deprem bölgesine gitmek üzere harekete geçtiklerini söyledi.
Depremin büyüklüğünün saatler ilerledikçe daha net ortaya çıktığını dile getiren Kurum, 'Bölgeden, illerden haberler gelmeye başlayınca da ne kadar büyük bir afet olduğunu, tüm dünyanın 'asrın afeti, asrın felaketi' olarak nitelendirdiği bir afet olduğunu anlamış olduk.' dedi.
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, depremden sonraki süreci arama kurtarmadan inşa çalışmalarına kadar her aşamada bizzat takip ettiğini aktardı.
Çalışmaların ilk günlerinde 'Bu işin altından kalkılabilir mi?' endişesinin yaşandığını ancak güçlü koordinasyon ve kararlılıkla bu endişelerin zamanla umuda dönüştüğünü ifade eden Kurum, 'En büyük desteği Sayın Cumhurbaşkanımız verdi bizlere. Bizi hiç yalnız bırakmadı. Hamdolsun o endişelerin yerini şimdi umuda bıraktık.' diye konuştu.
- 'Antep'i bir üs yaptık, Antep'ten 11 ilimize sürekli gidip geliyorduk'
Deprem bölgesinde bir yandan arama kurtarma çalışmaları sürerken, diğer yandan kalıcı konutların inşası için projelendirme sürecinin eş zamanlı başlatıldığını anlatan Kurum, sahadaki koordinasyonun önemine dikkati çekti. Kurum, 'Bir taraftan arama kurtarma yapıyorduk ama bir taraftan da yeni konutların inşası için projelendirme sürecine başladık. Antep'i bir üs yaptık, Antep'ten bütün 11 ilimize sürekli gidip geliyorduk.' ifadelerini kullandı.
İlk temellerin depremin 15'inci gününde atıldığını hatırlatan Kurum, bunun ancak tüm süreçlerin eş zamanlı yürütülmesiyle mümkün olabildiğini, önceki afetlerden edinilen tecrübenin bu büyük seferberlikte yol gösterici olduğunu kaydetti.
Deprem bölgesinde 11 ilde eş zamanlı operasyon yürütmek zorunda olduklarını belirten Kurum, süreçte 3 bin 481 şantiye kurulduğunu, 174 ayrı alanda inşa çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Her ilin ihtiyaçları ve koşullarının farklı olduğunu, ülkenin farklı noktalarından mimar ve mühendislerin gönüllü katkı sunduğunu dile getiren Kurum, 'Umudun olmadığı yerde, insanlar gelecekle ilgili hayal kuramıyor. Bizim de aslında en önemli işimiz orada umudu yeniden inşa etmekti.' dedi.
- 'Devletimiz o yavrumuzu sahipsiz bırakmadı'
Depremin ilk günlerinde hasar tespitlerinin ardından yapılan değerlendirmelerde, yüz binlerce konutun ağır hasar almış olabileceğinin görüldüğünü dile getiren Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı konuşmayı şöyle anlattı:
'Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştüğümüzde, o gün için işte 'Efendim 500 bine yakın konut burada ağır hasar almış olur, nasıl hareket edelim?' diye kendisiyle istişare ettiğimde, o bize şu talimatı verdi, 'Murat, bu şehirleri kaldırırsak biz kaldırırız, yoksa bu şehirler yerle bir oldu, bir daha ayağa kalkamaz. Dolayısıyla biz daha önce ne yaptıysak aynısını yine bu depremde de her şehrimiz için yapalım.' dediler.'
'86 milyonun kalbi, yüreği orada deprem bölgesiyle attı ve Cumhurbaşkanımızın oraya olan ilgisi, alakası bir an olsun eksilmedi, azalmadı.' diye konuşan Kurum, deprem bölgesinde incelemede bulunurken hiçbir haksızlık yapmadan, şeffaf bir şekilde süreci yürütmeye çalıştıklarının altını çizdi.
Bakan Kurum, depremde annesi ve babasını kaybeden bir bebeğin de hak sahibi olduğunu, devletin en küçük hak sahibine dahi sahip çıktığını dile getirerek, 'Ailesini kaybetti ama devletimiz o yavrumuzu sahipsiz bırakmadı.' ifadesini kullandı.
- 'Umudun, geleceğin adı olduk'
Bölgedeki ihya ve inşa çalışmalarının dünyada eşi benzeri görülmemiş bir 'mücadele' olduğunu vurgulayan Kurum, 'Hep birlikte inşa ettik. Umudun adı olduk, geleceğin adı olduk. Hep birlikte şehirlerimizi kalkındırdık. Ne mutlu bize, yani bu bizim için büyük bir gurur.' diye konuştu.
Depremin ardından eleştiriler ve çeşitli iddialar ortaya atıldığını ancak çalışmaların hız kesmeden sürdürüldüğünü belirten Kurum, şunları kaydetti:
'Üzüldük ama dikkate almadık. Tek motivasyonumuz, depremzede kardeşlerimiz bir saat, bir dakika daha erken evine girsin bakışıydı. Bu bakış önemliydi. Çünkü ben o işin koordine edeni olarak arkadaşlarıma bu motivasyonu vermek zorundaydım. Kendimizi konteynerde yaşayan, çadırda yaşayan depremzede vatandaşımızın yerine koyduk. Oradan da baktık, bu taraftan da baktık ve işin sonunda o söylenen yalanlara, iftiralara, o tezviratlara karşı işimizle, yaptığımız işlerle, eserlerle en büyük cevabı verdik.'




