logo

İRAN – İSRAİL KRİZİNİN TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINA ETKİLERİ

Melek Feyza Kaşık

Melek Feyza Kaşık
melek@avrupahaberler.com

Melek Feyza Kaşık Yazdı: İRAN – İSRAİL KRİZİNİN TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINA ETKİLERİ

İran ve İsrail savaşı 1979 İran Devrimi ile başladı. Bu devrimden öncesine kadar İran ve İsrail parlamentosu arasında yapılan bazı anlaşmalar ve koalisyon faaliyetleri olduğunu biliyoruz lakin İran İslam Devriminden sonra gelişen tutum ve açıklamalar iki ülkeyi doğrudan düşman pozisyonuna getirdi. İran’ın Lübnan’da Hizbullah yapılanmasını, Filistin bölgesine ise Hamas’ı desteklemesi, yeni ve köklü bir nükleer güç potansiyelini geliştirecek olması, İsrail’in İran medyasına yönelik yaptığı açıklamalar, bu dolayda gerçekleşen sabotaj ve siber saldırı suçları iki ülke arasındaki gerilimi doruk noktalarına çıkarmıştı.

İki ülke arasında görülen ideolojik düşmanlık son yıllarda doğrudan saldırı girişimlerini doğurdu. Bu durum Türkiye başta olmak üzere bir çok Orta Doğu ülkesinin güç sentezini derinden etkiledi. Orta Doğuda yaşanan bu gelişmeler Türkiye’ye jeopolitik, diplomatik ve Stratejik yörünge bakımından yeni bakış açıları kazandırdı. İran ve İsrail’in karşı karşıya geldikleri son kertede Türkiye’nin mevcut tutumu belirleyici bir etki yarattı. Öyle ki ; İsrail hükümetinin Gazze soykırımını ilerletiyor oluşu ile İran hükümetinin dini baskı rejimini destekliyor oluşu Türkiye’nin iki ülkeye karşı tutumunu belirlemesinde etkili oldu. Yapıcı muğlaklık başlığını ele alan Türkiye İran-İsrail muharebesinin akışında hamilik rol üstlendi. Ara buluculuk parametresinin benimseniyor oluşundaki temel sebep ise ideolojik uyuşmazlık senteziydi.

Türkiye’nin diplomatik açıdan denge politikasını izliyor oluşu ve bunu pozitif bir politika ile deklare edişi savaşın olağan seyrinde Türkiye faktörünü etkili kıldı. Türkiye’nin bu tutumu koruma kalkanı etkisi olarak görüldü.

Sonuç olarak; Türkiye Orta Doğuda meydana gelen siyasi yorgunluğu azaltmak ve Küresel çapta meydana gelebilecek etkileri minimum düzeye indirgemek için tek ana eğilim başlığını seçmiştir. Konveksiyonel ölçekte diplomatik bir hamle olarak görülen bu tutum Türkiye’nin içinde bulunduğu İktisadi durumu destekleyici niteliktedir.

Melek Feyza Kaşık.

#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar…

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    Asırlardır bitmeyen bir çilenin içinden geçiyoruz. Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar... Ne hazindir ki Türk milleti, tarih boyunca en büyük zaferlerini dış düşmanlara karşı kazanırken, en çetin mücadelesini kendi içinde vermektedir. Nedendir bilinmez , konu Osmanlı Devleti olunca akıllara yalnızca Osmanlıca gelir. Altı asır boyunca üç kıtaya hükmetmiş, ilimde, sanatta, mimaride ve devlet yönetiminde dünyanın sayılı medeniyetlerinden biri olmuş bir cihan devletini yalnızca bir dil tartışmasına indirgemek, tari...
  • Korundukça Yalnızlaşmak

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsanlık tarih boyunca birbirine ulaşmanın yollarını aradı. Kıtaları aşan gemiler yaptı, okyanusların altına kablolar döşedi, gökyüzüne uydular gönderdi. Bugün dünyanın öbür ucundaki bir insanla saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Hatta birbirimizi görebiliyoruz. Ama bütün bu ilerlemeye rağmen cevaplanmamış bir soru hâlâ karşımızda duruyor: Neden birbirimize bu kadar yakınken, bu kadar uzağız? Belki de mesele hiçbir zaman fiziksel mesafeler değildi. Çünkü insanlar çoğu zaman kilometrelerle değil, korkularla ayrılırlar. Birçok ilişki...
  • Sevgiyle Oyalamak: Duygusal Belirsizliğin Görünmeyen Yüzü

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsan ilişkilerinde en yıpratıcı deneyimlerden biri açık bir reddedilme değil, belirsizlik içinde bırakılmaktır. Bazı kişiler sevgi, ilgi ve yakınlık gösterirken aynı zamanda ilişkiye dair net bir sorumluluk almaktan kaçınırlar. Bu durum, karşı tarafta umut ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen duygusal bir döngü yaratır.Psikolojik açıdan bakıldığında, sevgiyle oyalamak; kişinin karşısındakinin duygusal yatırımından yararlanırken ilişkiyi tanımlamaması, netleştirmemesi ve sürekli ertelenen beklentiler oluşturmasıdır. Bu süreçte kişi zaman z...
  • “Bazı Şehirler Kazanmaktan Çok Beklemeyi Öğrenir”

    06 Haziran 2026 Yazarlar

    Evet sevgili Avrupa Haberler takipçileri, bildiğiniz üzere ben yazarlık ve yorumculuk kariyerime NBA ile başlamıştım. Dünyanın merkezi olarak görülen New York şehiri 53 yıldır NBA şampiyonluğu yaşayamamanın hasretini taşımakta. Geçen gece oynanan NBA Finalleri 2.maçında kıran kırana bir mücadeleden sonra New York 105-104 maçı kazanarak seride 2-0 öne geçip önümüzdeki 2 maçı New York'ta oynayarak büyük bir avantaj elde etti. Şu an New York Knicks 53 yıllık hasretini bitirmeye çok yakın. İşte bu yüzden New York şehrinin bu takımının geçmişteki 5...